4. Hukuk Dairesi 2021/23517 E. , 2023/13320 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi - İstinaf başvurusunun esastan reddi SAYISI : 2016/279 E. 2018/542 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar veril…
**4. Hukuk Dairesi 2021/23517 E. , 2023/13320 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi - İstinaf başvurusunun esastan reddi SAYISI : 2016/279 E. 2018/542 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 12.08.2015 tarihinde, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMMS) poliçesi ile sigortalı aracın, bisikletle seyir halinde bulunane çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, davacıların ölenin çocukları olup babalarının desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 50,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın davalı şirkete 19.12.2014-19.12.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru olması halinde söz konusu olduğunu, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na (ATK) gönderilmesini talep ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların murisi müteveffa İbrahim Savaş Yücek'in kontrolsüz ve tedbirsiz bir şekilde şerit değiştirip orta şeritten sol şeride geçerek davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü'nun kullandığı kamyonetin istikamet şeridini kapması sonucunda kazanın meydana geldiği, alınan ATK kusur raporunda müteveffanın %100 oranında kusurlu olduğunun tespit olunduğu, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü nun kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla davalının meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı araç sürücüsünün kural ihlali yaptığının trafik kazası tespit tutanağında belirtildiğini, davalı ... şirketinin mail yazışmalarında %25'lik kusuru kabul ettiğini, yani karşı tarafça kusur oranının en az %25 olduğunun ikrar edildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/17-787 Esas - 2012/92 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi kusur durumunun, destekten yoksun kalanlara yansıtılamayacağını, bu nedenle davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu, kararın bu yönlerden usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 21.02.2018 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir hatalı tutum ve davranışının olmadığı ve mevcut şartlarda alabileceği başkaca bir önlemin bulunmadığı, dolayısıyla meydana gelen olayda kusursuz olduğu; davacılar desteğinin idaresindeki bisiklet ile bölünmüş yolun sağ tarafını takiben seyir halinde iken bölünmüş yol üzerindeki trafik akışını dikkate almayıp gerisini yeterince kontrol etmeden sola yönelerek çapraz şekilde şerit değiştirdiği, geriden gelip aynı istikamete sol şeridi takiben seyir halinde olan ve yaklaşmakta olan kamyonetin mesafesini yeterince gözetmediği, kontrolsüz şekilde şerit değiştirip orta şeritten sol şeride geçerek mesafesini yeterince gözetmediği, kontrolsüz şekilde şerit değiştirip orta şeritten sol şeride geçerek 'nun sürücüsü olduğu kamyonetin istikamet şeridini kapattığı, bu şekilde kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, dolayısıyla kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, bilirkişi raporunun yapılan incelenmesinde raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, ceza soruşturmasındaki 23.11.2015 ve 05.01.2016 tarihli raporlarla örtüştüğü, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ayrıca davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde her ne kadar davalı ... şirketinin %25'lik kusur oranını kabul ettiği iddia edilmiş ise de davalı tarafın bu yönde herhangi bir kabulünün de bulunmadığı, istinaf başvuru dilekçesinde belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2012 tarihli ve 2011-17/787 Esas - 2012/92 Karar sayılı ilamının da somut olayla herhangi bir ilgisi bulunmadığı, bu durumda, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından, ZMS sigortacısı davalının meydana gelen zarardan sorumlu olamayacağı ve mahkemece de bu doğrultuda davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları yineleyerek ve re'sen ele alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.