Başvuru, bir ceza soruşturması sırasında el konulan dizüstü ve tablet bilgisayarların, ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verilmesi ve izinsiz ithalat yapılması kabahati eyleminden ithalatçı firmanın sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen iade edilmemesi nedenleriyle mülkiyet hakkı ile suçta ve cezada kanunilik ve cezaların şahsiliği ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; bir ceza soruşturması sırasında el konulan dizüstü ve tablet bilgisayarların, ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verilmesi ve izinsiz ithalat yapılması kabahati eyleminden ithalatçı firmanın sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen iade edilmemesi nedenleriyle mülkiyet hakkı ile suçta ve cezada kanunilik ve cezaların şahsiliği ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 4/7/2014 tarihinde Bakırköy Sulh Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 8/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 18/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş bildirilmemiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: İstanbul Bilişim A.Ş., ağırlıklı olarak İnternet üzerinden elektronik ürünlerin perakende satışını yapmakta olan bir ticaret şirketidir. Başvurucu ise başvuru formu ekinde sunulan belgelere göre beş ortaklı bu Şirketin %40 payı ile en büyük ortağıdır. Başvurucu tarafından ibraz edilen 2/12/2009 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, başvurucunun bu Şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu ve her türlü yetkiyi haiz olarak Şirketi münferit imzası ile birinci dereceden, en geniş şekilde temsil ve ilzama yetkili kılındığı duyurulmuştur. Geçersiz ve sahte bandrollerle televizyon satışı yapıldığı ihbarı üzerine Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/35952 Soruşturma sayılı dosyasında Şişli Sulh Ceza Mahkemesinin 10/8/2010 tarihli ve 2010/1692 Değişik İş, Bakırköy Sulh Ceza Mahkemesinin 10/8/2010 tarihli ve 2010/145 Değişik İş, Fatih Sulh Ceza Mahkemesinin 10/8/2010 tarihli ve 2010/1630 Müt. sayılı arama kararları uyarınca 11/8/2010 tarihinde İstanbul Bilişim A.Ş.nin adreslerinde aramalar yapılmış, bu aramalar neticesinde toplam 161 adet kolinin üzerilerinde "refurbished" (defolu) ve "reconditioned" (tamirli) ibareleri bulunan notebook, netbook ve tablet bilgisayarlar tespit edilmiş; bu bilgisayarlardan sekizine inceleme için el konulmuş; geri kalanlar ise başvurucunun ortağı olduğu şirkete yediemin olarak teslim edilmiştir. İstanbul Emniyet Müdürlüğünün talebi üzerine İstanbul Sanayi Odası tarafından görevlendirilen ekspertizlerce düzenlenen 25/8/2010 tarihli rapor şöyledir:"... Tüm ürünlerde ana kart üzerinde su yolu tashihi, barnikel (kısa devre köprüsü) gibi versiyon değişikliği ile farklı renkli lehim adacığı, reçine sıçraması gibi komponent değiştirme sonucu oluşan tamir izlerine rastlanmamıştır. Plastik kasa ve ekran yüzeyleri, tuş takımları, iletken pin yüzeyleri yeni intibahı verse de paket içeriği ve aksesuar adetleri dikkate alındığında kullanılmış kanaati oluşmuştur.Özetle tüm bu netbooklar, tabloid pc ve notebookların garanti sırasında müşterilerden geri dönen ya da mağazalarda depolarda beklerken arıza gösteren ürünlerin parça (kart ve modül) değiştirilerek tamir ve test edilmesiyle oluşturulan ürünler oldukları, ana kart üzerinde komponent seviyesinde tamir işlevi uygulanmadıkları kanaatine varılmıştır." Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 1/11/2010 tarihli kararı ile söz konusu bilgisayarlar ile ilgili olarak Kaçakçılık Kanunu'na muhalefet suçundan dosyanın tefrik edilerek 2010/49281 Soruşturma sayılı dosyada verilen 25/2/2011 tarihli karar ile herhangi bir izin almaksızın suça konu ikinci el bilgisayarların yurda sokulması eylemi bakımından suç yeri itibarıyla yetkisizlik kararı verilerek dosya Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Yetkisizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/25132 Soruşturma sayılı dosyasında, eylemin kabahat oluşturduğu gerekçesiyle 14/9/2011 tarihinde evrak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Kabahatler Bürosuna gönderilmiştir. Cumhuriyet Savcısının yediemine teslim edilen ve el konulan söz konusu eşyaların gümrük müdürlüğüne teslim edilmesi talimatı doğrultusunda polis memurlarınca iş yerine gidildiğinde bu eşyaların üzerilerinde ikinci el olduğuna dair delil oluşturan yazıların sökülerek orijinal kutuların değiştirildiğine ilişkin eylem yönünden iseBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 20/9/2011 tarihli ve 2011/9993 sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. a) İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26/4/2012 tarihli ve 2012/10296 sayılı iddianamesi ile başvurucunun 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan cezalandırılması talep olunmuştur. b) İddianame kabul edilerek görülen kamu davasında yapılan yargılama neticesinde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2012 tarihli ve E.2012/535, K.2012/967 sayılı kararı ile başvurucunun beraatine hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"Yapılan yargılama sonucunda; değiştirildiği iddia edilen ve bir soruşturma konusu olan bilgisayar malzemelerinin incelenen teslim tutanağına göre sanık dışında başka isimlere teslim edildiği, ayrıca [5237 sayılı Kanun'un] 281/ maddesi uyarınca kişinin kendi hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin olarak delil değiştirme veya yok etme suçu nedeniyle ceza verilemeyeceği gibi, sanığın atılı suçu işlediği yolunda cezalandırılmasını gerektirir delil bulunmadığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur."c) Bu karar, temyiz edilmeksizin 1/12/2012 tarihinde kesinleşmiştir. a) Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/3667 Kabahat sayılı dosyasında verilen 19/12/2011 tarihli ve 2011/3559 sayılı kararı ile bilgisayarların izinsiz ithal edilmesi eylemini işledikleri gerekçesiyle başvurucunun da aralarında bulunduğu kabahatlilerin 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki maddesinin (11) numaralı fıkrasına göre 660 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"El konulan notebook cinsi eşyanın İstanbul Sanayi Odası Başkanlığına gönderildiği, inceleme neticesinde düzenlenen ekspertiz raporunda eşyaların tamir gördüğünün anlaşıldığının belirtildiği ve söz konusu notebookların ithalinin belli kuruluşların vereceği izne tabi olmasından dolayı kabahatlilerin eylemlerinin 5607 sayılı Kanun'un 3/ maddesine aykırı eylem oluşturduğu, evrak arasında mevcut kaçak eşyalara mahsus tespit varakaları ve beyannameler muhteviyatına göre kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin 464 TL olup [Kanun'un] 3/ maddesinde gümrüklenmiş değerinin iki katı olan 298 TL idari para cezasını öngördüğü ve kabahatli sayısının üç kişi ve daha fazla oluşu nedeniyle [bu] Kanun'un 4/ maddesinde idari para cezasının yarı oranında arttırılacağı belirtildiğinden her bir kabahatlinin toplam 660 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına... [karar verildiği tebliğ olunur.]"b) Başvurucunun anılan karara karşı 7/2/2012 tarihinde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun maddesi kapsamında yaptığı başvuru, Bakırköy Sulh Ceza Mahkemesinin 8/1/2013 tarihli ve 2012/531 Değişik İş sayılı kararı ilesüre aşımı yönünden reddedilmiştir.c) Başvurucu bu karara itiraz etmiş, Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesinin 21/1/2013 tarihli ve 2013/153 Değişik İş sayılı kararı ile süre aşımı bulunmadığı gerekçesiyle başvurucunun itirazı kabul edilmiştir.d) Başvurucunun itirazının kabulü üzerine dosyayı yeniden inceleyen Bakırköy Sulh Ceza Mahkemesi 30/4/2013 tarihli ve 2012/531 Değişik İş sayılı kararı ile başvurunun kabulüne ve başvuruya konu 19/12/2011 tarihli idari yaptırım kararının iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"İtirazın süresinde olmamasına rağmen bu yöndeki kararımız Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kaldırıldığından ve karar kesin olduğundan dosya arasında bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın kabulüne karar vermek gerekmiş[tir]."e) Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 13/5/2013 tarihinde bu karara itiraz edilmiş, Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesinin 17/5/2013 tarihli ve 2013/253 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. a) Başvurucu 12/12/2013 tarihinde, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunarak, ceza soruşturması sırasında el konulan bilgisayarların tarafına iade edilmesi talebinde bulunmuştur.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 17/12/2013 tarihli derkenar kararı ile "el koyma işleminin kabahat evrakı ile ilgili olmadığı, soruşturma işlemleri sırasında mahkemenin arama ve el koyma kararına istinaden yapıldığı, soruşturma evrakı yönünden durumun araştırılarak mahkemesinden talepte bulunulabileceği" belirtilerek başvurucunun talebinin reddine karar verilmiştir.b) Başvurucu, bunun üzerine 23/12/2013 tarihinde söz konusu bilgisayarların iade edilmesi için bu defa ceza yargılamasının görüldüğü Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine başvuruda bulunmuştur. Mahkeme 23/12/2013 tarihli ve E.2012/535 sayılı ek kararı ile dava dosyasındaki suç kapsamında el konulan eşya bulunmadığı, kaçakçılık suçu ile ilgili evrakın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Mali Suçlar Bürosunun 20/09/2011 tarihli kararı ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Kabahatler Bürosuna gönderildiği belirtilerek el konulan bilgisayarların iadesi hususunda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.c) Başvurucu, anılan karara itiraz etmiş; Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin 16/1/2014 tarihli ve 2014/48 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. a) Anılan kararlar sonrasında başvurucu bu defa el konulan bilgisayarların iade edilmesi için 25/4/2014 tarihinde Bakırköy Sulh Ceza Mahkemesine başvuruda bulunmuştur.b)Mahkeme 29/4/2014 tarihli ve 2014/423 Değişik İş sayılı kararında "... Mahkememizin 10/08/2010 tarihli ve 2010/145 Değişik iş sayılı kararının sorgu nöbeti kapsamında verildiği, 25/04/2014 tarihli talep edenin talebinin değerlendirilmesinin sorgu işlemlerinin yürüten mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği ..." gerekçeleriyle başvurucunun talebinin reddine karar vermiştir.c) Başvurucunun bu karara karşı yaptığı itiraz ise Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesinin 15/5/2014 tarihli ve 2014/320 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"...Dosya içindeki serbest dolaşıma giriş beyannameleri ve eklerinin, numuneler üzerinde İstanbul Sanayi Odası tarafından düzenlenmiş olan ekspertiz raporunun, idari yaptırım kararına itiraz üzerine, Bakırköy Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/93 İş sayılı dosyasında bilirkişiler ...'ın düzenledikleri rapor içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, olaya konu notebook cinsi bilgisayarların garanti sırasında müşterilerden dönen ya da mağazalarda depolarda beklerken arıza gösteren ürünlerin parça (kart ve modül) değiştirilerek, tamir ve test edilmesi ile oluşturulan ürünler oldukları, ithallerinin kullanılmış olarak beyan edilmesi ve Dış Ticaret Müşteşarlığının iznine tabi olduğu, ancak beyannamelerin hepsinde eşyaların hanede ve kullanılmamış olarak beyan edilmiş olduğu, dolayısıyla, olayda ithalatçının sorumlu tutulacağı, 'eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş' gibi ithal kabahatinin oluşmuş olduğu,Bu kabahatin olay tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 3/ maddesinde düzenlendiği, aynı Kanun'un maddesi gereğince eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesinin gerektiği, 11/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren değişikliklere göre ise, aynı eylemin 4458 sayılı Kanun'un 6455 sayılı Kanun ile değişik 235/1-c maddesinde düzenlendiği, aynı maddenin 235/ maddesi gereğince de, eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesinin gerektiği,Bu durumda, itiraz edenin ithalatçı olmaması nedeniyle cezai bir sorumluluğu bulunmasa da, olaya konu 161 adet notebook cinsi eşyanın, mülkiyetinin kamuya geçirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olmakla, itirazın reddine karar verilmesi gerekmiş[tir]." Nihai karar 6/6/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu 4/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 5607 sayılı Kanun’un28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanun'un maddesi ile değiştirilmeden önceki "Suçlar ve kabahatler" kenar başlıklı maddesinin (11) numaralı fıkrası şöyledir: "İthali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tâbi olan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal eden kişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idarî para cezası verilir. Eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idarî para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına beşbin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına yüz Türk Lirası olarak hesaplanır." 5607 sayılı Kanun’un 6455 sayılı Kanun'un maddesi ile ilga edilen "Mülkiyetin kamuya geçirilmesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) 3 üncü maddenin onuncu ve onbirinci fıkralarında tanımlanan kabahatlerin konusunu oluşturan eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu Kanunun arama ve elkoyma ile müsadereye ilişkin hükümleri, bu kabahatlerin işlenmesinde kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan eşya ve taşıma araçları ile ilgili olarak da uygulanır." 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 6455 sayılı Kanun'un maddesi ile değişik maddesinin ilgili bölümü şöyledir:" Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda;...c) Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir. ... Birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir ve eşya 177 ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur...." 5326 sayılı Kanun'un "Mülkiyetin kamuya geçirilmesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, ancak kanunda açık hüküm bulunan hallerde karar verilebilir.(2) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar, eşyanın;a) Kullanılmaz hale getirilmesi,b) Niteliğinin değiştirilmesi,c) Ancak belli bir surette kullanılması,Koşullarından birinin yerine getirilmesine bağlı olarak belli bir süre geciktirilebilir. Belirlenen süre zarfında koşulun yerine getirilmemesi halinde eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar kesinleşinceye kadar ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından eşyaya elkonulabileceği gibi; eşya, kişilerin muhafazasına da bırakılabilir.(4) Eşyanın mülkiyeti, kanunda açık hüküm bulunan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna, aksi takdirde Devlete geçer.(5) Eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilebilmesi için fail hakkında idarî para cezası veya başka bir idarî yaptırım kararı verilmiş olması şart değildir.(6) Kaim değerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine de karar verilebilir.(7) Mülkiyeti kamuya geçirilen eşya, başka suretle değerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edilir.(8) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde yerine getirilir." 5326 sayılı Kanun'un "İdari yaptırım kararı verme yetkisi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda açıkça gösterilen idarî kurul, makam veya kamu görevlileri yetkilidir.(2) Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amiri bu konuda yetkilidir.(3) İdarî kurul, makam veya kamu görevlileri, ancak ilgili kamu kurum ve kuruluşunun görev alanına giren yerlerde işlenen kabahatler dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye yetkilidir.(4) 2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun yer bakımından yetki kuralları kabahatler açısından da geçerlidir." 5326 sayılı Kanun'un "Cumhuriyet savcısının karar verme yetkisi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde bir kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye yetkilidir.(2) Bir suç dolayısıyla başlatılan soruşturma kapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyet savcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırım kararı verebilir.(3) Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırım kararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından idarî yaptırım kararı verilmemiş olması gerekir." 5326 sayılı Kanun'un "Mahkemenin karar verme yetkisi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idarî yaptırım kararı verilir." 5326 sayılı Kanun'un "Başvuru yolu" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir....(5) (Değişik: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir.(6) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir.(7) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir." 5326 sayılı Kanun'un "Başvurunun incelenmesi" kenar başlıklı maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:"Mahkeme, son karar olarak idarî yaptırım kararının;a) Hukuka uygun olması nedeniyle, "başvurunun reddine",b) Hukuka aykırı olması nedeniyle, "idarî yaptırım kararının kaldırılmasına",Karar verir." 5326 sayılı Kanun'un "İtiraz yolu" kenar başlıklı maddesinin ilgili bölümü şöyledir:"(1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde yapılır.(2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir.(3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili olarak “itirazın kabulüne” veya “itirazın reddine” karar verir...." 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Karar" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:"İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir."