Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/10063 E. , 2024/4789 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/10063 Karar No : 2024/4789 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR ) 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/10063 E. , 2024/4789 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/10063 Karar No : 2024/4789 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR ) 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı mülkiyeti Hazineye ait taşınmazı da kapsayan alanda yapılan parselasyonun kabulüne dair... tarihli, ... sayılı Fethiye Belediye Encümeni kararı ile parselasyonun onaylanmasına ilişkin ... tarihli, ... sayılı Muğla Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, imar parselinden küçük olan alanların bir imar parseli oluşturacak şekilde hisselendirilmesi gerekirken müstakil parsel olarak tescil edilmeleri, plan onama sınırında bulunan bazı taşınmazların parçalanmak suretiyle kısmen düzenleme sahasına alınması/başka bir imar adasına girmeyen kısımların ise düzenleme sahasına alınmaması, aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisin sağlanması ilkesine aykırı olarak, davacıya ait taşınmazın 170 metre uzaklıktaki taşınmazdan hisselendirilmesi gibi hususların, İmar Kanununun 18'inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğe ve Anayasa ile koruma altına alınan eşitlik ilkesine aykırı olduğu değerlendirildiğinden, dava konusu parselasyona ilişkin belediye encümeni kararlarının davacıya ait ... ada, ... sayılı parsele ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmediği sonucuna ulaşılmış ve belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; İdare Mahkemesince karara esas alınan bilirkişi raporunda, düzenleme sahası kapsamında kalan üç ayrı kadastral parselin bir kısmının düzenleme sınırı dışında bırakılmasının ve düzenleme sınırının bu usulde belirlenmesinin mevzuata aykırı olduğu, imar parselinden küçük olan alanların bir imar parseli oluşturacak şekilde hisselendirilmesi gerekirken, müstakil parsel olarak tahsis edilmesi ve davacıya ait kadastral parsele karşılık, 170 m uzaklıktaki imar parselinden hisse ile yer tahsisi yapılmasında mevzuata aykırılık bulunduğu yorumu yapılmış ise de, belirtilen bu görüş açıklamasının dava konusu işlemlerin iptalini gerektirir nitelikte hukuka aykırılığı tanımlamadığı sonucuna varılmış ve bilirkişi raporunda yer alan konuya ilişkin teknik açıklamaların dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi suretiyle dava konusu parsele ilişkin olarak hukuka uygunluk incelemesi Dairece yapılarak, dosyada bulunan ada dağıtım cetvelleri ve parselasyona esas kadastral pafta ve imar planı örneklerinin birlikte incelenmesinden, dava konusu parselasyon işlemine ait düzenleme sınırının yol eksenlerinden geçirildiği, düzenleme sahasının yüzölçümünün 23.694,03 metrekare olduğu, düzenleme sahası içinde umumi hizmet alanlarına 6.112,44 metrekare alan ayrıldığı ve düzenlemeye giren tüm parsellerden %25.79738 oranında düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintisi yapıldığı, dava konusu parselin uygulama imar planında "park alanı"nda kaldığı, davacının maliki olduğu 985,66 metrekare yüzölçümlü ... ada, ... parsel sayılı kadastral parselden %25.79738 oranında hesaplanan 254,30 metrekare DOP alındıktan sonra kalan 731,46 metrekare taşınmazın 170 m uzaklıktaki, yeni oluşturulan A/2, TAKS:0,10, KAKS:0,20 yapılaşma koşullu gelişme konut alanında bulunan ... ada, ... sayılı parselden hisse verilmek suretiyle karşılandığı, davacıya ait kadastral parselin imar planında park alanında kalması nedeniyle kadastral parselin bulunduğu yerde imar parseli oluşturulamadığı için mümkün mertebe en yakın yerden tahsis yapıldığı, davacı parseline komşu imar adasında oluşturulan imar parsellerinin ise kadastral parsel maliklerine tahsis edildiği, bu nedenle komşu imar adasındaki parsellerden değil, kadastral parsele en yakın konumda yer alan ve tahsisi mümkün olan yerden hisse verildiği, davacı parselinden DOP kesintisi yapıldıktan sonra kalan miktarın imar planında belirlenen minimum parsel büyüklüğünü (750 m2) sağlamaması nedeniyle müstakil parsel tahsis edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda, imar planına ve mevzuata uygun usulde onaylanan parselasyon işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış ve işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalılar tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Davalı yanında katılan tarafından; savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 2/B alanı niteliğindeki uyuşmazlık konusu parselin, 6292 sayılı Kanun hükümleri uyarınca satışa konu edilmeden önce dava konusu parselasyona dahil edilmesinde hukuka uygunluk bulunmamakta olup işlemin iptali gerekirken, parselasyon işleminin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine dair verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile, anılan Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı mülkiyeti Hazineye ait taşınmazı da kapsayan alanda... tarihli, ... sayılı (mülga) Yeşilüzümlü Belediye Meclisi kararı ile Yeşilüzümlü 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları onaylanmıştır. Dava konusu ... ada, ... parsele bitişik bir alana ilişkin yapılan ... numaralı parselasyonun Fethiye Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabulüne karar verilmiş ancak uyuşmazlık konusu taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde "6831 sayılı Kanunun 2/B bendi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır. Bu taşınmaz ... oğlu ...'ün zilyetliğindedir." ibaresi bulunduğundan parsel düzenleme sahası dışında bırakılmıştır. ...tarihli, ... sayılı Fethiye Belediye Encümeni kararı ile ... numaralı parselasyon planının ve dağıtım cetvellerinin uygun bulunarak gereği için Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderilmesi üzerine Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığınca, ... numaralı parselasyona dahil edilmeyen dava konusu taşınmazın etrafında dahil edilebileceği başka herhangi bir parselasyonun bulunmadığından bahisle tekrar değerlendirmek üzere anılan parselasyon Fethiye Belediye Başkanlığına iade edilmiştir. Fethiye Belediye Başkanlığınca ... tarih ve ... sayılı yazı ile, ... ada, ... parselin tapu kaydında "davalıdır" şerhinin bulunması ve 2/B arazisi olması nedeniyle düzenleme sahası dışında bırakıldığı belirtilerek parselasyon onay için tekrar büyükşehir belediyesine gönderilmiş, ancak Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarihli, ... sayılı yazısı ile dava konusu taşınmazın tapuya tescilinin sağlandığına işaret edilerek parselasyon yeniden değerlendirilmek üzere Fethiye Belediye Başkanlığına iade edilmiştir. ... tarihli, ... sayılı Fethiye Belediye Encümeni kararı ile dava konusu ... ada, ... sayılı parsel, ... numaralı parselasyona dahil edilmiş ve parselasyon ... tarihli, ... sayılı Muğla Büyükşehir Belediye Encümeni kararı ile onaylanarak 13/06/2017-14/07/2017 tarihleri arasında askıya çıkarılmış olup işleme askıda itiraz edilmemesi üzerine tescil için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmiştir. 21/08/2017 tarihinde kayda giren... tarihli, ... sayılı Muğla Valiliği Kadastro Müdürlüğü yazısı ile süreçten haberdar olunması üzerine ... tarihli, ... sayılı Fethiye Belediye Encümeni kararının ve ... tarihli, ... sayılı Muğla Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesinde: "31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları, orman sınırları dışına çıkartılır. Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılır." hükmü yer almıştır. 26/04/2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun "Hak sahibi, başvuru ve doğrudan satış" başlıklı 6. maddesinde: "(1) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır. (2) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır. (3) Hak sahiplerinden birinci fıkra kapsamında olanlar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, ikinci fıkra kapsamında olanlar ise, güncelleme listelerinin tescil edildiği veya kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren sekiz ay içinde idareye başvurarak, bu taşınmazların bedeli karşılığında kendilerine doğrudan satılmasını isteyebilirler. (12) Bu maddeye göre hak sahiplerine doğrudan satılması gereken taşınmazlardan ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan ya da Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ile ilgili idarelerce bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ay içerisinde idareye bildirilmesi şartıyla özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gerekenler ile içme ve kullanma suyu havzalarında maksimum su seviyesinden itibaren üç yüz metrelik bant içerisinde kalan yerler hak sahiplerine satılmaz. Bu taşınmazların yerine istenilmesi hâlinde hak sahiplerine, hak sahibi oldukları taşınmazın rayiç değerine eşdeğer öncelikle aynı il sınırları içerisinde bulunan 2/B alanlarındaki taşınmaz, bu maddenin dördüncü fıkrasına göre hesaplanacak satış bedeli karşılığında doğrudan satılabilir." kuralına, "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar" başlıklı 7. maddesinin 3. fıkrasında: "Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir.", 4. fıkrasında: "Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir." kuralına, "Diğer işlemler" başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında: "Fiili durumuna uygun olarak ifraz edilerek müstakil parsel olarak satılması mümkün olmayan taşınmazlar paylı olarak, üzerinde çok katlı bina bulunan taşınmazlar ise kat mülkiyeti tesisi suretiyle, bunun mümkün olmaması hâlinde paylı olarak satılabilir.", 11. fıkrasında: "2/B alanlarından imar planı kapsamında kalan ve kadastro veya güncelleme çalışması yapılmayan yerlerde 3402 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesine göre kadastro ve güncelleme çalışmaları yapılır. Bu yerler de, bu Kanun hükümlerine göre değerlendirilir." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacının maliki olduğu 985,66 metrekare yüzölçümlü ... ada, ...parsel sayılı kadastral parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "park alanı"nda kaldığı, taşınmazın tapu kaydında "6831 sayılı Kanunun 2/B bendi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz Osman oğlu İbrahim Güngör'ün zilyetliğindedir." şerhinin bulunduğu, dava konusu parselasyon planı kapsamına alınan parselden %25.79738 oranında hesaplanan 254,30 metrekare DOP kesildikten sonra kalan 731,46 metrekare taşınmazın 170 m uzaklıktaki, yeni oluşturulan ve imar planında A/2, TAKS:0,10, KAKS:0,20 yapılaşma koşullu "gelişme konut alanı"nda bulunan ... ada, ... sayılı parselde hisselendirildiği, anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu parselasyon dosyasının kontrol edilmek üzere Fethiye Belediye Başkanlığının ... tarihli, ... sayılı yazısı ile gönderilmesi üzerine, Muğla Valiliği Kadastro Müdürlüğünün ... tarihli,... sayılı yazısı ile "...düzenleme sahası içerisinde kalan 428 ada 1 numaralı parselin Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan 2/b parseli olduğu, beyanlar hanesinde gerekli belirtmenin bulunduğu, dağıtım neticesinde 2/b blok sınırları dışında geçici 104 1 numaralı parsele gittiği belirlenmiştir. Bu durumun Hazine zararına ve vatandaş mağduriyetine yol açmaması açısından Milli Emlak Müdürlüğü'ne soru konusu edilmiş ve cevaben yazılan ilgi (b) yazıda uygulamaya dava açıldığı ve sonuçlanıncaya kadar herhangi bir işlem yapılmaması belirtilmiştir..." yanıtının verildiği ve Fethiye Kaymakamlığı Milli Emlak Müdürlüğünce Fethiye Belediye Başkanlığına hitaben yazılan ... tarihli, ... sayılı yazıda; "...Söz konusu taşınmazın satışının Müdürlüğümüzce yapılabilmesi için; Belediyenizin ... tarih ve ... sayılı Encümen Kararı ile kabul edilen 3194 sayılı Kanunun 18 madde uygulamasının yeniden alınacak encümen kararı ile iptal edilmesi ile taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında satışının yapıldıktan sonra 18 uygulamasının yapılacağının yine aynı Encümen Kararı ile taahhüt edilmesi gerekmektedir. Buna göre söz konusu alınacak encümen kararının bir örneğinin gönderilmesini arz ederim." ifadelerinin yer aldığı görülmektedir. 6292 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, orman niteliğini tam olarak kaybettiği tespit edilerek 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazların, imar planı kapsamına alınarak yapılaşma öngören kullanım kararı getirilemesine yönelik kısıtlayıcı bir düzenleme bulunmamakta olup bu nitelikteki taşınmazlar kamu hizmetlerine ayrılabilecek hatta 6292 sayılı Kanunda yer verilen durumların gerçekleşmesi halinde satış dahil genel hükümlere göre değerlendirilebilecektir. 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazların imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına ilişkin bir kullanıma ayrılması halinde de 6292 sayılı Kanun hükümleri gereği satışının yapılmasına engel bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak söz konusu 2/B alanlarının 6292 sayılı Kanun hükümleri uyarınca henüz satışı yapılmadan parselasyon işlemine tabii tutulmaları halinde, özellikle bu alanların imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına ilişkin bir kullanıma ayrılması durumunda uygulamada kaçınılmaz olarak sorunlar çıkacağı anlaşılmaktadır. Zira parselasyon sonucunda kadastral parselin bastığı yerde imar parseli oluşturularak tapu malikine verilemeyeceğinden, teknik zorunluluk gereği başka bir yerde oluşturulan imar parselinden tahsis yapılması gerekecektir. Dava konusu uyuşmazlıkta olduğu gibi tahsis parselinin 2/B alanı kapsamında kalan bir parsel olmaması halinde 6292 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak satışa konu edilmesi olanağı kalmayacaktır. Bu durum ise 6292 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamaz duruma getirilmesi anlamına gelmektedir. Bu itibarla, idarelerin parselasyon yapılırken 2/B alanlarının imar planındaki durumlarını ve 6292 sayılı Kanun hükümleri uyarınca satış işleminin yapılıp yapılmadığını titizlikle dikkate alması gerektiği açıktır. Aksine bir uygulama, Hazine zararına ve vatandaş mağduriyetine neden olacağı gibi parselasyon işlemine ilişkin imar mevzuatında yer alan ilke ve esaslar ile parselasyonun amacına da uygun davranılmaması sonucunu doğuracaktır. Bu durumda, 2/B alanı niteliğindeki uyuşmazlık konusu parselin, 6292 sayılı Kanun hükümleri uyarınca satışa konu edilmeden önce dava konusu parselasyona dahil edilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasın, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.