Başvuru, bir trenin sefere çıkmasını engelleyen başvuruculara disiplin cezası verilmesi nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bir trenin sefere çıkmasını engelleyen başvuruculara disiplin cezası verilmesi nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular sırasıyla 21/1/2015, 26/5/2015 ( ve başvurular), 27/2/2017 (, ve başvurular) ve 21/3/2017 ( ila başvurular) tarihlerinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2015/8857, 2017/15030, 2017/15039, 2017/17605, 2017/17857, 2017/17872, 2017/17886, 2017/18163, 2017/18221, 2017/19065, 2017/19665 No.lu bireysel başvurular, aralarında konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2015/1261 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirilmesine gerek görülmediğini belirtmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Olay tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları (TCDD) Genel Müdürlüğüne bağlı Bölge Müdürlüğünde (Adana Vagon Bakım Atölye Müdürlüğü) birinci ve onuncu başvurucular müdür yardımcısı, ikinci başvurucu aynı yerde tren teşkil memuru, üçüncü başvurucu gişe memuru, dördüncü başvurucu tren şefi, beşinci başvurucu büro şefi, altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu ve on ikinci başvurucular makinist, on birinci başvurucu mühendis olarak çalışmaktadır. 29/1/1990 tarihli ve 20417 Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’ye (399 sayılı KHK) tabi olarak çalışmakta olan başvurucular, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonuna (KESK) bağlı Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS/Sendika) üyesidirler. Tren teşkil memurları istasyonlardaki manevra işlemlerini yapmak, istasyonlara gelen trenlere sinyal vererek trenlerin yola alınmasını sağlamak, işle ilgili emniyet tedbirleri almak, tren dizisi teşkil etmek ve trenin istasyona giriş ve istasyondan çıkışını sağlamakla görevlidirler. Başvurucuların üyesi oldukları Sendikanın bağlı olduğu KESK ile Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (TÜRKİYE KAMU-SEN) 25/11/2009 tarihinde toplu sözleşme ve grev haklarının tanınması, toplu görüşme sürecindeki taleplerinin kabul edilmemesi nedeniyle bir günlük iş bırakma eylem kararı almışlardır. Kararın gerekçesi şu şekildedir:"AKP Hükümeti tarafından 2008 yılından bu yana tüm ekonomik taleplerin dünyada yaşanan kriz bahane edilerek geri çevrildiği, toplu görüşmelerle kamu emekçilerinin oyalanarak önceden belirlenen zam oranlarının dayatıldığı, [Toplu İş Sözleşmesi] ve grev hakkının kullanılmasının engellendiği " Sendika kararı üzerine başvurucuların da aralarında bulunduğu on altı kişi 25/11/2009 tarihinde yurt genelinde uygulanan bir günlük iş bırakma eylemine katılmıştır. İş bırakma eylemi sırasında başvurucular ve arkadaşları Adana Gar yolda bulunan 61205 No.lu Çukurova Ekspresi'nin (Mavi Tren) teşkil manevrasını yapan makinenin önüne oturarak trenin depoya alınmasını engellemişlerdir.A. İdari Yargılamaya İlişkin Süreç Yapılan soruşturma neticesinde TCDD Yüksek Disiplin Kurulunun (Disiplin Kurulu) 24/11/2011 tarihli kararı ile başvurucuların eyleminin 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesi, 399 sayılı KHK'nın maddesi ile 22/6/1993 tarihli ve 21615 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga TCDD Personel Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) maddesinin on birinci (personel arasında iş ahengini bozarak tahrik ve teşvikte bulunmak) ve yirmi altıncı (görev yeri sınırları içinde herhangi bir yeri toplantı tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak) fıkralarını ihlal ettiğinden bahisle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmaları gerektiği belirtilmekle birlikte 399 sayılı KHK'nın maddesi gereğince 1/8 oranında aylıktan kesme disiplin cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Disiplin Kurulu kararında 25/11/2009 tarihinde personelin iş bırakma eylemi nedeniyle genel bir değerlendirmeye yer verilmiş; bu değerlendirmede Mersin-Adana-Mersin arası çalışan tüm bölgesel trenlerin iptal edildiği, Çukurova treninin 270 saat tehir edildiği, Adana-Konya-Ulukışla ve İskenderun'dan çıkacak yük trenlerinin iptal olduğu belirtilmiştir. Kararda; Bölge Müdürlüğünde tamamen veya kısmen iptaller ve buna bağlı olarak yolcuların otobüsle taşınması nedeniyle büyük oranda gelir kaybı oluştuğu, bu durumun ayrıca üçüncü şahıslar nezdinde hem prestij hem de güven kaybına yol açtığı ifade edilmiştir. Ayrıca kararda, başvurucuların bir günlük iş bırakma eylemine katılmayı yeterli görmeyerek kendi görev sahalarında bulunmayan Adana Gar yolda bulunan 61205 No.lu Çukurova Ekspresi'nin teşkil manevrasını yapmak üzere makinenin depoya alınması esnasında makinenin önüne oturarak depoya alınmasını engelledikleri belirtilmiş; bu fiilleri kendilerine verilen disiplin cezasının gerekçesi olarak gösterilmiştir.B. Ceza Yargılamasına İlişkin Süreç Başvurucular ve makinenin depoya alınmasını engelleyen gruptaki diğer kişiler hakkında ayrıca kamu kurumu faaliyetlerini cebir veya tehdit kullanarak engelleme suçundan yargılanmak üzere suç duyurusunda bulunulmuştur. Adana Asliye Ceza Mahkemesinde (Ceza Mahkemesi) ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması suçuna ilişkin olarak yapılan yargılama sonucunda 7/3/2012 tarihinde suçun yasal unsurları oluşmadığından başvurucular ve arkadaşlarının beraatine karar verilmiştir. Beraat kararı Yargıtay tarafından 1/6/2016 tarihinde onanmıştır. Kararda, başvurucuların trenin yola çıkışını engellemek için önüne oturdukları ve slogan attıkları, ayrıca personel ile bu hususta görüştükleri belirtilmiştir. Beraat kararında; olay yerindeki güvenlik kamerasından elde edilen görüntülerden başvurucuların da aralarında bulunduğu grubun trenin hareketini engelleyici cebir, şiddet ya da tehdit içeren eylemlerinin gözlenmediği, trenin güvenli bir şekilde yolculuğa çıkabilmesi için yeterli personelinin bulunması gerektiği, eylemi yapanların trenin hareket güvenliğini sağlayacak kişiler olması da dikkate alındığında gruptakilerin hiçbir eylemi olmamış olsa bile trenin hareket etmesinin fiilen söz konusu olamayacağı ifade edilmiştir. Ceza yargılaması sırasında idare tarafından Mahkemeye sunulan 25/8/2010 tarihli yazıda; Yönetim Kurulunun 2/8/2002 tarihli ve 16/212 sayılı kararı ile kabul edilen ve 30/1/2003 tarihinde yürürlüğe giren Trenlerin Hazırlanması ve Trafiğine Ait Yönetmelik düzenlemelerine göre trenlerin sefere hazırlanması sırasında bakım ve kontrollerinin nasıl yapılacağının belirtildiği ifade edilmiştir. Yazıda, iş bırakma eyleminin yapıldığı gün Adana Gar'da görevli tren teşkil, dizi ve fren muayenesi ile ilgili nöbetçi personel de söz konusu eyleme katıldığından Mavi Tren'in Ankara’dan Adana’ya gelişinde gerekli teknik kontrollerin yapılamadığı belirtilmiştir. Aynı şekilde yazıda, Adana’dan Ankara’ya saat 30’da gitmesi gereken trenin teknik kontrollerinin yapılması amacıyla depo yoluna alınmasının düşünüldüğü ancak eyleme katılan personelin teknik kontrolleri yapılmamış bir lokomotifin hareket ettirilmesinin yanlış olacağı iddiasıyla lokomotifin önüne durarak hareketine izin vermedikleri ifade edilmiştir. Söz konusu yazıda; belirtilen nedenlerle trenin seferine başlayamadığı, eylemin bitimini müteakip trenin bakım ve kontrollerinin muntazam olarak yapılarak 26/11/2009 tarihinde saat 01’de Adana Gar'dan hareket ettiği bilgisine yer verilmiştir. Aynı yazıda; Mavi Tren'de iki makinist, bir jeneratör vagon görevlisi, iki tren şefi, iki kondüktör, bir yataklı vagon görevlisi, iki yemekli vagon görevlisinin görev yaptığı, görevli personelden kondüktör nin iş bırakma eylemine katıldığı, saat 00’da eylem bittikten sonra adı geçen kişinin trende görevli olarak Ankara’ya gittiği ifade edilmiş ve trendeki görevlilerin isimlerine yer verilmiştir. Anılan yazıda Mavi Tren'de görevli olduğu belirtilen personel arasında başvurucuların yer almadığı görülmektedir. Öte yandan başvurucular disiplin cezalarının iptali talebiyle idare mahkemelerinde dava açmışlardır. Davaları Adana İdare Mahkemesi ( İdare Mahkemesi) ve Adana İdare Mahkemesi ( İdare Mahkemesi) tarafından 6/11/2012, 24/1/2013, 8/3/2013, 9/11/2013 ve 17/11/2013 tarihlerinde reddedilmiştir. Temyiz başvuruları 13/12/2013, 30/4/2014, 26/1/2016 ve 15/3/2016 tarihlerinde; karar düzeltme başvuruları ise 5/11/2014, 12/3/2015 ve 1/12/2016 tarihlerinde Danıştay Onikinci Dairesi tarafından reddedilmiştir. Derece mahkemeleri kararlarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ve mevzuat hükümlerine yer verildikten sonra ölçülülük değerlendirmesi yapılması gerektiği belirtilmiştir. Kararlarda başvurucuların da aralarında bulunduğu demir yolu ulaşım hizmetlerinde görev yapan bir kısım personelin seslerini duyurabilmek için bir günlük iş bırakma eylemine katıldığı, başvurucular dâhil yirmi üç personel tarafından iş bırakma şeklindeki bu eylem yeterli görülmeyerek kendi görev sahalarında bulunmayan Adana Gar yolda bulunan Mavi Tren'in teşkil manevrasını yapmak üzere makinenin depoya alınması esnasında makinenin önüne oturarak depoya alınmasını engellediği ve seferin tehir edilmesine neden olduğu belirtilmiştir. Kararlarda bu kişilerin kurumun gelir, prestij ve güven kaybına uğramasına sebebiyet verdikleri ve başvurucuların anılan fiilinin sendikal faaliyetin kapsamını aşar nitelikte bulunduğu ifade edilerek 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde ölçülülük ilkesine, kişilerin örgütlenme özgürlüğüne ve hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir. Danıştayın karar düzeltme taleplerinin reddine ilişkin kararları 30/12/2014, 30/4/2015, 31/1/2017, 22/2/2017 ve 28/2/2017 tarihlerinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 657 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “...Devlet hizmetlerinin ve işlerinin yavaşlatılması veya aksatılması sonucunu doğuracak eylem ve hareketlerde bulunmaları yasaktır.” 399 sayılı KHK'nın maddesi şöyledir: “...hizmetlerin yavaşlatılması veya aksatılması sonucunu doğuracak eylem ve hareketlerde bulunmaları, ... yasaktır.” Aynı KHK'nın maddesi şöyledir:"Teşebbüs veya bağlı ortaklıklardaki hizmetlerin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla sözleşmeli personelin görevleri ile ilgili kusurlu hareketleri, iş yerinde veya dışında teşebbüs ve bağlı ortaklıkla ilgili mevzuata aykırı davranışları nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması hariç, verilmesi gereken disiplin cezaları ile disiplin cezası vermeye yetkili merciler ve disiplin kurulları hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde teşebbüs veya bağlı ortaklık memurlarının tabi olduğu hükümler uygulanır. Ancak, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller için sözleşme ücretinden kesme cezası, aylıktan kesme cezası esaslarına göre uygulanır." Mülga Yönetmelik'in maddesi şöyledir: “Birden fazla personelin toplu olarak aynı konuda söz ve yazı ile müracaatları ve şikâyetleri yasaktır. Kuruluş personelinin, hizmetlerini aksatacak şekilde memurluktan kasıtlı olarak birlikte çekilmeleri veya görevlerine gelmemeleri veya görevlerine gelip de Kuruluş hizmetlerinin yavaşlatılması veya aksatılması sonucunu doğuracak eylem ve hareketlerde bulunmaları yasaktır.” Aynı Yönetmelik’in "Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller" başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “ ...veya personel arasında iş ahengini bozarak tahrik ve teşvikte bulunmak... Görev yeri sınırları içindeki herhangi bir yeri, toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak”