(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/5495 E. , 2012/12400 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, .. Terziini mevkii 418 ada 9 parsel sayılı 11.465,69m² ve aynı ada 11 parsel sayı…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/5495 E. , 2012/12400 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, .. Terziini mevkii 418 ada 9 parsel sayılı 11.465,69m² ve aynı ada 11 parsel sayılı 168,37m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile 3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi gereğince, davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazları imar - ihya ve zilliyetlik yolu ile kazandığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması çalışmalarına, 22/03/1996 tarihinde başlanmış, 05/09/1997 tarihinde sonuçlanmış, 07/01/1998 tarihinde ilan edilmiş ve 07/07/1998 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenen dosya kapsamına, dosyadaki bilirkişi raporlarına göre, yörede 1969 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmazlar ve çevresi paftasında "çalılık" belirtmesi yapılarak tesbit dışı bırakılmış, 1998 yılında yapılan orman kadastrosu çalışmalarında ise orman sınırları dışında gösterilmiş ve bu işlemler itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu, arazi kadastrosu sırasında çalılık olarak tespit dışı bırakılan bir yer üzerindeki zilyetliğe, yörede yapılacak orman kadastrosu sonucu tahdit dışında bırakılma tarihinden itibaren değer verilebileceği, tahditten önce sürdürülen zilyetliğin değerlendirilemeyeceği, somut olayda ise, orman kadastrosu işleminin 1998 yılında kesinleştiği belirtilerek bu tarihten dava tarihine kadar kanunda belirtilen 20 yıllık olağanüstü kazandırıcı zamaşımı zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesine göre toprak muhafaza karakteri taşımayan makilik - fundalık ile örtülü yerler orman sayılmazlar. Bu nedenle, 3402 sayılı Kanunun 17. maddesine göre orman sayılmayan bu gibi yerlerin imar - ihya ve zilyetlikle kazanılması mümkündür.