11. Ceza Dairesi 2022/1381 E. , 2023/10281 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/4922 Değişik iş SUÇ : 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstan
**11. Ceza Dairesi 2022/1381 E. , 2023/10281 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/4922 Değişik iş SUÇ : 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 03.08.2021 tarihli ve 2021/88812 Soruşturma, 2021/82233 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/4922 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.11.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.11.2021 tarihli ve 2021/24652 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.12.2021 tarihli ve KYB-2021/144822 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.12.2021 tarihli ve KYB-2021/144822 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müşteki Tarcan Ülük vekili Avukat ... tarafından sunulan 21/04/2021 tarihli dilekçe ile şüphelinin en son yayımlanan “Veba Geceleri” romanında, “Kolağası Kâmil” adındaki karakterin hayatını anlatırken, “Askeri okulu derece ile bitirmiş. İnce bıyıklarını yukarı doğru tarayan yakışıklı genç bir subay. Annesi ikinci kez evlendiği için ona kırgın. Çocukken kargaları kovalamış. Postane basıp telgraf sistemine el koymayı başarmış. Rum bir eczacının amblemini taşıyan komik bir bayrağı sallayarak komutan olmuş. En sonunda da Cumhurbaşkanı olmuş.” şeklinde ifadelere yer verdiği, söz konusu ifadelerin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını çağrıştırdığı, esasen “Kolağası Kâmil” karakteri üzerinden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten alaycı bir şekilde bahsedildiği, bu surette Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret edildiği belirtilerek, şüpheli hakkında şikayette bulunulmasını müteakip, Yapılan soruşturma sonunda, “…kitapta Kolağası Kâmil karakteriyle Mustafa Kemal Atatürk’ün benzer yönleri kadar benzer olmayan yönlerinin de bulunduğu, bu nedenle yazıların Atatürk’ün şahsına yönelik olduğu konusunda duraksamayacak nitelikte bulunmadığı, bir an için Kolağası Kâmil karakterinin Atatürk olduğu kabul edilse bile kitapta... hakkında hakaret içerikli yazıya rastlanılmadığı, karakterin halkı tarafından sevilen ve saygı duyulan birisi olduğu, müşteki vekilinin şikâyet dilekçesinde de bu karaktere hakaret niteliği taşıyacak yazı olduğunun iddia edilmediği, bu bağlamda şüphelinin yazarı olduğu Mart 2021 tarihinde 1. Baskısı yapılan...isimli kitapta doğrudan Atatürk’ü hedef alan, hatırasını değersizleştiren somut bir fiil veya olgu bulunmadığı ve Atakürk’ün Hatırasına Alenen Hakaret suçunun maddi unsurlarının somut olayda oluşmadığı…” gerekçesi ile Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret suçundan şüpheli hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 03/08/2021 tarihli kararının verildiği, anılan kararın 16/08/2021 tarihinde müşteki vekiline tebliğini müteakip, müşteki vekilince 25/08/2021 tarihli dilekçe ile söz konusu karara itiraz edilmesi üzerine, Şüpheli hakkında atılı suç yönünden dosya kapsamında bulunan mevcut delillerin değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiğinden bahisle, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 03/08/2021 tarihli kararının kaldırılmasına ilişkin mercii İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/11/2021 tarihli ve 2021/4922 değişik iş sayılı kararı verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/1. maddesinde, “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir” şeklinde yer düzenleme ile birlikte, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 25/10/2019 tarihli ve 2019/7931 esas, 2019/6792 karar sayılı ilamında; ancak suçtan doğrudan zarar gören kişilerin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edebileceği şeklinde, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11/02/2021 tarihli ve 2021/1236 esas, 2021/1013 karar sayılı ilamında, "5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen suç yönünden katılanın doğrudan suçtan zarar görmesi mümkün olmadığından ve açılmış davaya katılma hakkı bulunmadığından, bu suç yönünden temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE..." şeklinde yer alan açıklamalarına nazaran, Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret suçundan yapılan soruşturma sonucu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/08/2021 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı, soruşturma konusu suç nedeniyle doğrudan suçtan zarar görmesi mümkün olmayan ve dolayısıyla anılan karara itiraz hakkı olmayan müşteki tarafından yapılan itirazın, belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'un (5816 sayılı Kanun) 1 inci maddesinin birinci fıkrası; "Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.", aynı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrası ise, "Birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya umuma açık mahallerde yahut basın vasıtasiyle işlenirse hükmolunacak ceza yarı nispetinde artırılır." şeklindedir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ...ün vekili aracılığıyla verdiği şikâyet dilekçesinde, yazar olan şüpheli ...'un birinci baskısı 23.03.2021 tarihinde yayımlanan...isimli romanında yer alan... isimli karakterin ulu ... Mustafa Kemal Atatürk'ü sembolize ettiği, bu karakter üzerinden Atatürk ile dalga geçildiği ve aziz hatırasının kirletilmeye çalışıldığını belirtilerek suç duyurusunda bulunması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 03.08.2021 tarihli ve 2021/88812 Soruşturma, 2021/82233 Karar sayılı kararı uyarınca Atatürk'ün Hatırasına Alenen Hakaret suçunun maddi unsurlarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik şikâyetçi vekilinin itirazı üzerine, merci İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/4922 Değişik İş sayılı kararındaki "...dosyada mevcut delillerin suç unsuru oluşturup oluşturmadığının takdirini Mahkemece yapılacak yargılama sonucu verilmesi gerektiği ..." şeklindeki gerekçeyle itiraz kabul edilmiş ise de; şüphelinin üzerine atılı suçun mağdurunun kamu olduğunun ve şikâyetçinin atılı suç nedeni ile doğrudan zarar görmediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçtan zarar gören sıfatı bulunmayan Tarcan Ülük vekilinin şüpheli hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazının sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerine, kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/4922 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.