17. Ceza Dairesi 2017/3158 E. , 2017/11640 K. Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1 -b, 142/1 -e, 143 (2 kez), 116/1-4 (2 kez), 119/1-c (2 kez), 151/1 (2 kez) ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 5 ay 23 gün hapis (iki kez), l yıl 1 ay 10 gün hapis (iki kez) ve 2 ay 6 gün hapis (iki kez) cezaları ile cezalandırılmasına dair Karasu Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/07/2015 tarih, 2013/292 Esas ve …
**17. Ceza Dairesi 2017/3158 E. , 2017/11640 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1 -b, 142/1 -e, 143 (2 kez), 116/1-4 (2 kez), 119/1-c (2 kez), 151/1 (2 kez) ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 5 ay 23 gün hapis (iki kez), l yıl 1 ay 10 gün hapis (iki kez) ve 2 ay 6 gün hapis (iki kez) cezaları ile cezalandırılmasına dair Karasu Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/07/2015 tarih, 2013/292 Esas ve 2015/920 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 03/07/2017 tarih ve 94660652-105-54-6260-2016-Kyb sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10/07/2017 tarih ve 2017/42265 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi: MEZKUR İHBARNAMEDE: 1-Müşteki ...’ın şantiye sorumlusu olarak çalıştığı kaba inşaatı bitmiş halde yapımı devam eden "... Tatil Sitesi” isimli sitede henüz fiilen oturulmadığı anlaşılmasına rağmen, ne suretle konut kabul edildiği denetime olanak sağlayacak şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, yeterli olmayan gerekçe ile mahkûmiyet hükmü kurulmasında, 2... Tatil Sitesi'ndeki elektrik kablolarına yönelik hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında mala zarar verme suçunun ne şekilde işlendiğine ilişkin gerekçe gösterilmediği gibi, çalınmak istenen kabloların kesilmesinden ibaret eylemin, ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı halde, bu suçtan da sanığın, mahkûmiyetine karar verilmesinde, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/02/2016 tarihli ve 2016/302 değişik iş sayılı kararı yönünden; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11/02/2014 tarih, 2013/12-70 Esas ve 2014/57 Karar sayılı kararında belirtilen “...Mahkemelerce hüküm kurulurken çeşitli hatalar yapılabildiği, örneğin zaman zaman nitelikli haller nedeniyle ceza artırılırken artırım oranlarında, bazen de sonuçlarında hatalar yapılabildiği gibi indirim nedeninin uygulanması sırasında da hesap hatası yapılarak daha az ceza tayin edildiği, hatta nitelikli hal nedeniyle cezanın artırılması yerine indirilmesi yoluna gidildiği, ilgili kanun maddesinde suç için hapis cezası ile birlikte para cezası da öngörüldüğü halde, yalnızca hapis ya da para cezasına hükmedildiği, öngörülmüş cezanın alt sınırının da altında olacak şekilde bir ceza tayin edildiği veya belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması sırasında işlem hataları yapıldığı görülmektedir. Böyle durumlarda mahkemece yapılan hataların nedeni ve niteliği göz önünde tutularak, kanun maddesinin yanlış yorumlanmasının sözkonusu olduğu hakimin takdirine bağlı ve bilinçli uygulamalardaki hata ve aykırılıkların aleyhte değiştirme yasağı kapsamında kaldığı kabul edilmelidir. Buna karşılık, cezaların belirlenmesi sırasında iradi olmaksızın ve güdülen amacın dışında yapılan basit toplama, çıkarma, çarpma ve bölme şeklinde belirtilebilecek dört işlem hataları, dosyamızda olduğu gibi çarpan ile çarpılanın belli olduğu durumlarda, çarpımda yapılan hesap hataları herkes tarafından objektif bir biçimde farkedilebilecek nitelikte maddi hatalar olarak kabul edilerek, aleyhte değiştirme yasağı kapsamında değerlendirilmemeli, sanık aleyhine temyiz bulunmayan hallerde dahi doğru uygulama yapılmak suretiyle hüküm hakimin ifadesi doğrultusunda düzeltilebilmelidir” şeklindeki ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/11/2006 tarihli ve 227-228 sayılı kararında belirtilen “Esasen olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi halinde gerçekleşmeyecek olan isim, yaş ve hesap hataları, yargı kararlarında ‘maddi yanılgı ’ veya 'yazım hatası ’ diye isimlendirilen beşeri hatalardır. Yargılama araçlarının belirli bir biçimde takdir edilmelerinden kaynaklanan değerlendirme hataları ise hukukî yanılgılardır. Hukukî yanılgılar, ancak başka bir merci tarafından ve yasa yolu başvurusuyla açılan bir talî muhakeme ile giderilebilir. Yargı ve kararlardaki maddî yanılgıların düzeltilmesi ise herhangi bir yöntem ve zamanla sınırlı değildir. Bu yanılgılar, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından, kendiliğinden veya bir yasa yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilebilir. ” biçimindeki açıklamalar karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun kararları doğrultusunda hesap hatası niteliğindeki maddi hatalar neticesinde eksik ceza tayininin kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceği, bu nitelikteki hataların mahallinde mahkemesince düzeltilebileceği gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 gün ve 2015/8 sayılı kararına göre, incelemenin daha önce Yüksek Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 15/02/2017 tarih, 2016/18284 Esas ve 2017/1693 Karar sayılı kararı ile yapılıp ve dosyanın incelemeyi yapan dairece neticelendirilmesi gerektiği gözetilerek, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili daireye GÖNDERİLMESİNE, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.