Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1683 E. , 2024/2558 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/1683 Karar No : 2024/2558 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): ...mirasçıları; 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1683 E. , 2024/2558 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/1683 Karar No : 2024/2558 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): ...mirasçıları; 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ın Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan hatalı tedavi sebebiyle uğramış olduğu zararlara karşılık 10.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle 16/12/2019 tarihinde davalı idareye başvurduğu, ...'ın 16/01/2020 tarihinde vefat ettiği ve yapılan başvuruya cevap verilmeyerek başvurusunun zımnen reddedildiği belirtilerek vefat eden ...'ın yapılan hatalı tedavi sebebiyle uğramış olduğu zararlara karşılık 100,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvurunun yapıldığı 16/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ölen kişinin hak ve alacaklarının miras hukuku uyarınca mirasçılarına geçeceği, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davaların dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkının bulunduğu, dava konusu uyuşmazlıkta ise ...'ın dava açılmadan ve davanın niteliği gereği davalı idareye yapılan başvuru üzerine bir işlem tesis edilmeden, Kanunda belirtilen zımni ret işlemi de oluşmadan vefat ettiği, dolayısıyla vefat ettiği tarih itibarıyla davaya konu olabilecek bir işlem ya da tazminat istemiyle açılacak dava için Kanunda aranılan şartların oluşmadığı, ...'ın vefatından sonra dava açma için aranılan şartlar oluşmuşsa da ...'ın vefatıyla birlikte hak ve fiil ehliyeti sona ereceğinden ...'ın uğramış olduğu zararlara karşılık tazminat ödenmesi istemiyle davacılar tarafından kendi adlarına açılan davada ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ...İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun "...Dava dosyasının incelenmesinden, davacılar tarafından, ...'ın Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan hatalı tedavi sebebiyle uğramış olduğu zararlara karşılık 10.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle 16.12.2019 tarihinde davalı idareye başvurduğu, ...'ın 16.01.2020 tarihinde vefat ettiği ve yapılan başvuruya cevap verilmeyerek başvurusunun zımnen reddedildiği iddialarıyla, vefat eden ...'ın yapılan hatalı tedavi sebebiyle uğramış olduğu zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvurunun yapıldığı 16.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmışsa da, ...'ın davalı idareye başvurduğu tarihten sonra başvurusu üzerine kanunda belirtilen süre geçmeden ve davalı idare tarafından bir cevap verilmeden önce 16.01.2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. ...'ın vefatı ile birlikte davaya konu olabilecek bir işlem tesis edilemediği ya da tazminat istemiyle açılacak dava için Kanunda aranılan şartların oluşmadığı açık ise de ...'ın yakınları tarafından idarenin hizmet kusuru nedeniyle müteveffanın zarara uğradığı iddiasıyla kendi adlarına yasadaki koşullar dahilinde tazminat talebinde bulunulabileceği de açıktır..." yönünde açıklama ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, yakınları ...'ın vefat etmeden önce dava açma iradesini ortaya koyduğu, vefat tarihinden sonra zımni ret işlemi üzerine ...'ın uğramış olduğu zararlar için mirasçılık sıfatıyla açılan davada ehliyetlerinin olduğu, davanın esasına bakılması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacıların dava açmada ehliyetlerinin bulunmadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; Davacıların mirasçısı ...'ın malpraktis (tıbbi uygulama hatası) nedeniyle Sağlık Bakanlığına 10.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminat talebiyle başvuru yapılması, idare tarafından başvurusuna cevap verilmemesi veya bu süre içerisinde talebinin reddedilmesi halinde idare mahkemelerinde davalı Sağlık Bakanlığı aleyhine tam yargı davası açılması hususu özelinde genel vekaletname ile vekil kıldığı avukat ile ayrı bir avukatlık sözleşmesi akdettiği; Avukatın, ...’ın Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan hatalı tedavi sebebiyle uğramış olduğu zararlara karşılık 10.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle 16/12/2019 tarihinde, Sağlık Bakanlığına başvurduğu; İdareye yapılan 16/12/2019 tarihli başvurudan sonra henüz idarece olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmeden ve kanuni olarak zımni ret işlemi de oluşmamışken ...'ın, 16/01/2020 tarihinde vefat ettiği; ...’ın mirasçıları olan davacıların, ...’ın idareye yapmış olduğu başvuruyu takip ederek zımni ret oluşması üzerine yasal süresi içinde ...’ın mirasçıları sıfatıyla ve ...’ın uğramış olduğu maddi ve manevi zararların ödenmesi talebiyle (yakınlarının ölümünden dolayı kendi adlarına açacakları davayı da saklı tuttuklarını belirterek) bakılan davayı açtıkları anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı, aynı fıkranın (b) bendinde tam yargı davalarının idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davacının, dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanacağı haller arasında ehliyet konusuna da yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'un 50. maddesinde, medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan kimsenin davada taraf ehliyetine de sahip olduğu; 51. maddesinde ise, dava ehliyetinin, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği düzenlenmiştir. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinde; "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir. " hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, idarenin eylemi neticesinde zarar gördüğü iddia edilen ve davacıların mirasbırakını olan ...’ın, ölmeden önce dava açma iradesini, Kanunda tam yargı davası açmak için zorunlu bir yol olarak öngörülen idari başvuruyu gerçekleştirmek suretiyle ortaya koyduğu, her ne kadar yapılan idari başvuru sonrasında idarece henüz bir cevap verilmeden veya zımni ret işlemi oluşmamışken başvuru sahibi ...vefat etmişse de; zarar görenin ölmeden önce dava açmış olması veya dava açma iradesini açıklamış olması halinde tazminat isteme hakkı mirasçılarına geçeceğinden, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak ...’ın vefatından önce dava açma hakkını açıkladığı kabul edilerek, davacıların, mirasçı sıfatıyla ...’ın uğramış olduğu zararlar için açtıkları davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda; bakılmakta olan davada davacıların, ...'ın uğradığı zararların tazmini talebiyle dava açmakta ehliyetleri olduğu kabul edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen Mahkeme kararına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan hak arama özgürlüğünün, dava açıldığı tarih itibarıyla kişinin hayatta olmadığından bahisle kısıtlanması sonucunu doğuracak nitelikte davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.