10. Hukuk Dairesi 2024/15199 E. , 2025/4608 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıya ait …
**10. Hukuk Dairesi 2024/15199 E. , 2025/4608 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıya ait kuaför ve güzellik merkezi iş yerinde 01.01.2005 - 02.11.2005 döneminde aralıksız olarak çalıştığını, hizmetlerinin Kuruma bildirilmediğini, bu nedenle bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işverenin eşinin yakın arkadaşı olduğunu ve güzellik ve kozmetik konusunda bilgi ve tecrübesi nedeniyle davacı ile görüşüp eşine kuaför salonu açtığını, iş yerinde, davalının eşi...'ın bulunduğunu, davacının da yakın arkadaşı olması sebebiyle destek olmak için aralıklarla geldiğini, güzellik uzmanı olarak çalışmadığını, iş yerine ara sıra yardım amaçlı geldiğini, getirdiği müşteriden pay aldığını beyan ettiğini, davalının eşi ile davacının çok yakın olması ve başlangıçta iş yerinin ortak açılma niyetinde bulunmaları sebebiyle, bastırılan broşürde davacının çalışırken görünmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.04.2017 tarihli kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 17.04.2017 tarihli kararının süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece;" ..davacının 01.01.2005 – 02.11.2005 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece dairemizin 26.11.2013 tarihli bozma ilamına uyularak davalının bordrolu eski eşi, muhasebe çalışanı ve davacının iki akrabası tanık olarak dinlenmiş ve davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme tarafından kolluk birimlerine yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda; komşu işyerlerinin sadece isimleri tespit edilmiş ancak davacıyı tanıyan ve bilene rastlanmadığı bildirilmiştir. Bu durumda Mahkemece komşu işyerleri hususunda araştırmayı genişletmek ve Kurum, vergi dairesi, belediye, apartman veya işhanı yönetimi gibi kamu ve özel kurumlar aracılığıyla tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanları tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, taraflar arasında hizmet akdinin unsurlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir..." gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı dinlenen taraf, bordro ve komşu iş yeri tanıklarının yeminli beyanları ile davacının davalı ... adına kayıtlı iş yerinde dava konusu tarihler arasında çalıştığının sabit olduğu ve fakat bu çalışmanın hizmet akdi ile olmadığı, aralarında adi ortaklık ilişkisi mevcut olduğu, ortaklık ilişkisi süresince davalının maddi katkı sağladığı; gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, Mahkemece yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz harcının temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.