Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/5374 E. , 2024/6772 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5374 Karar No : 2024/6772 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine i…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/5374 E. , 2024/6772 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5374 Karar No : 2024/6772 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı somut bir şekilde ortaya konulmadan, soruşturma yapılmadan ve savunma alınmadan kamu görevinden çıkarılması neticesinde adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ceza yargılamasında beraat karar verildiği ve kesinleştiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, yasama ve yürütme organlarının kişileri yargılama ve suçlu ilan etme yetkileri bulunmadığı, OHAL döneminde alınan tedbirlerin geçici olması ve nihai nitelikte olmaması gerektiği, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak, keyfiliğe açık, net, belirgin ve öngörülebilir olmadığı, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, SD kart ile elde edilen verilerin hukuka aykırı olduğu, veri inceleme raporundaki kodlamaların objektif olmadığı, kodlamaların çelişkili olduğu, gizli tanık ... tarafından elde edilen bilgiler neticesinde yapılarak savunma hakkının kısıtlandığı, Veri İnceleme Raporundaki vekil ve zümre başkanı hakkındaki iddiaların suç ve cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca davacı aleyhine delil olamayacağı, üst amir kanaatine ilişkin dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı, branş dışı çalışmasının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, hangi birimde çalışılacağının idarenin tasarrufunda olduğu, mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, ceza yargılaması niteliğinde ağır yaptırım olduğu, uygulanan yaptırımın ölçülü olması gerektiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği, iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında davacının Emniyet Genel Müdürlüğünce 17/03/2014 tarihinde terörle mücadele branşından çıkarılarak branş harici birimde istihdam edildiği tespitine yer verilmişse de, söz konusu branştan çıkarma işleminin hangi saikle yapıldığı bu dosyada ortaya konulamadığından bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.