(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/11978 E. , 2007/11746 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine, davalı ... İdaresi vekili tarafından davacı aleyhine 20.04.2005 ve 28.09.20005 gününde verilen dilekçeler ile tapuda vakıf şerhinin terkini, birleştirilen davada vakıf şerhindeki vakıf isminin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 14.03.2007 günlü hükmün Yargıta…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/11978 E. , 2007/11746 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine, davalı ... İdaresi vekili tarafından davacı aleyhine 20.04.2005 ve 28.09.20005 gününde verilen dilekçeler ile tapuda vakıf şerhinin terkini, birleştirilen davada vakıf şerhindeki vakıf isminin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 14.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, vakıf şerhinin silinmesi, birleştirilen dava ise kayıtlarda «Yal Hatun» olarak geçen vakıf isminin «Bula Hatun» şeklinde düzeltilmesi istemlerine ilişkindir. Asıl dava reddedilmiş, birleştirilen dava kabul edilmiş, hükmü davacı gerçek kişi temyiz etmiştir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2.4.2004 tarih ve 2003/1-2004/1 sayılı kararı uyarınca vakıf şerhinin tapu sicilinden silinmesi ya da tapu siciline yazılmasına ilişkin istemleri içeren davalarda 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması gerekir. Ne var ki; Yargıtay İçtihatları Birleştirme kararından sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununa 5304 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle bir madde eklenmiş “Tapu kayıtlarında icareteyn veya mukataalı olduğuna dair vakıf şerhi bulunan taşınmazlarda 12. maddenin 3. fıkra hükümleri uygulanmaz” hükmü getirilmiştir. 5304 Sayılı Kanun 3.3.2005 günlü Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Eldeki davada; dava konusu taşınmazın geldisi olan 1755 ada 30 parsel sayılı taşınmazın kadastrosu 22.04.1938 tarihinde kesinleşmiştir. Tapu kayıtlarına vakıf şerhi ise tutanaklarının kesinleşmesinden 10 yıl geçtikten sonra 17.05.1973 tarihinde işlenmiştir. Burada sorun, olaya 2.4.2004 tarih ve 1/1 Sayılı İçtihadı Birleştirme kararı veya 5304 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle eklenen hükümden hangisinin uygulanacağıdır. O yüzden, yasaların yürürlüğü ve kazanılmış haklarla ilgili Medeni Hukuk ilkelerinin irdelenmesi gerekmektedir.