17. Hukuk Dairesi 2014/19984 E. , 2017/2628 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve trafik sigortac…
**17. Hukuk Dairesi 2014/19984 E. , 2017/2628 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacı ...'a çarpmasıyla oluşan kazada, davacının ağır biçimde yaralanıp sakat kaldığını, tüm davacıların bu yaralanma nedeniyle manevi zarara uğradıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı sigortacı sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla, davacı ... için toplam ....000,00 TL. maddi tazminat ve 40.000,00 TL. manevi tazminatın, diğer davacılar için ....000,00'er TL. manevi tazminatın, davalı sigortacıdan dava tarihinden, diğer davalıdan kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsilini talep etmiş; ........2013 tarihli ıslah dilekçesiyle, toplam maddi tazminat taleplerini 64.363,02 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili, akşam saatinde meydana gelen kazada, motorsikletinin farları yanmayan ve aşırı hızlı seyreden davacı ...'ın, kazada asli kusurlu olduğunu, davalının kusuru olmadığını, davacının iddia edilen boyutta yaralanması olmadığını, istenen manevi tazminatın da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile 64.363,02 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, tazminata davalı sigortacı için dava tarihinden, diğer davalı için kaza tarihinden faiz işletilmesine; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı ... için ....000,00 TL. ve diğer davacılar için ....500,00'er TL. olmak üzere toplam ....000,00 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. ...-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. ....04.1992 gün .../... sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmasının ya da hükmün gerekçe kısmında reddedildiği belirtilen bir yükümlülüğün hüküm fıkrasında kabul edilmiş olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, ... ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İBK'nın bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise, bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki İBK ile bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Diğer taraftan 1086 sayılı HUMK'nun 381-389. maddelerinde (6100 sayılı HMK'nun 294-297. maddeleri), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde (HMK'nun 297/II maddesi); hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır. Bu hükümler, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekli- liği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. ...'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır. Somut uyuşmazlıkta, yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı ....05.2014 tarihli kısa kararda "63.363,02 TL. maddi tazminatın, davalılardan müteselsilen tahsiline" denildiği halde; gerekçeli kararda, kısa karar oluşturulurken maddi hata yapıldığı gerekçesiyle "64.363,02 TL. maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline" şeklinde hüküm tesis olunduğu görülmektedir. Ayrıca, mahkeme gerekçeli kararının yazımında, kararın gerekçe kısmında, davacı tarafın tedavi giderlerine ilişkin talepleri yönünden, sunulmuş belge olmadığı için bu talebin reddine karar verildiği belirtilmiş olmasına rağmen; davacı vekilinin, toplam 64.363,02 TL'ye yükselttiklerini bildirdiği maddi tazminat talebinin içinde, 63.363,02 TL. geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı ile ....000,00 TL. tedavi gideri olması ve bu bedelin tamamının hüküm altına alınması karşısında, reddedildiği bildirilen tedavi giderlerinin de hüküm altına alınması suretiyle, kararın gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir. Bu durum, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden ........1992 gün ve 1991/... Esas-1992/... Karar Sayılı ... İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, kısa karar ile gerekçeli karar ve hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...-Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle, bozma neden ve şekline göre davacılar vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı ...'e geri verilmesine .../03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.