17. Hukuk Dairesi 2013/12271 E. , 2014/15538 K. "" MAHKEMESİ : Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/04/2013 NUMARASI : 2012/211-2013/182 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davalı tarafından trafik sigortası poliçesi ile sigortalanan ar…
**17. Hukuk Dairesi 2013/12271 E. , 2014/15538 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/04/2013 NUMARASI : 2012/211-2013/182 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davalı tarafından trafik sigortası poliçesi ile sigortalanan aracın destek A.. Y..’ın sevk ve idaresi sırasında 01.12.2006 tarihinde başka bir araca çarpması suretiyle meydana gelen kazada desteğin vefat ettiğini, trafik sigorta poliçesinden ve ferdi kaza poliçelerinden ödeme yapılması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 59.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kazada ölen 4 kişiden biri olan sürücü destek Abdulkadir’in asli kusurlu olup, diğer sürücü K.. C..’ın kusursuz olduğu anlaşıldığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, açılan davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, açılmış bir ceza davası bulunmadığından ceza zamanaşımının uygulanamayacağı, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava trafik kazası nedeni ile Borçlar Kanunu'nun 45. maddesi (6098 sayılı BK m. 53) gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Çekişmelerin bir an önce sonuçlandırılmayıp uzun süre askıda bırakılmasının toplumun barış ve huzurunu bozacağı düşünülerek yargı yoluyla hak aramaya konulan zaman sınırı olarak öngörülen zamanaşımı kurumu bir maddi hukuk kurumu değildir. Bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nun 60. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanaşımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794).