Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ------sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, davacının söz konusu takibe konu bonodan dolayı hiçbir borcu bulunmadığını, yapılan takibin haksız ve mesnetsiz olduğunu, takibe konu bononun, kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını, icra müdürlüğüne sunulan takibe konu bonoda TTK 776. Maddesinde sayılan bononun zorunlu unsurlarından olan " Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, " unsurunu ihtiva etmediği
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının talebi üzerine müvekkili sigorta şirketi tarafından 09/02/2016 tarihli ihtarnamede detayları verilen .... nolu poliçelerin tanzim edildiğini, daha sonra yine davalının talebi üzerine iş bu poliçenin gün esaslı olarak iptal edildiğini, davalının tahakkuk eden 55.282,66 USD tutarındaki prim borcunu ödememesi nedeniyle davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın %20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigorta poliçesi tanzimi hususunda bir talebinin bulunmadığını, sigorta prim ücretindeki peşinat ve taksitlerin hiç bir zaman ödenmediğini, sigorta sözleşmesinin yürürlüğe girmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının sigorta sözleşmesinden caydığını, prim alacağının muacceliyet günü olan 27/05/2016 tarihinden itibaren üç aylık süre içinde takip ve dava yoluna başvurulmadığını, müvekkili aleyhine başlatılan takibin haksız, itirazın yerinde olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi 14/09/2018 tarihli, 2017/825 Esas - 2018/942 Karar sayılı kararında, "...Davacı tarafından, dava konusu Sigorta Poliçelerinin davalı tarafından talep edildiğine veya yenileme talebi olduğuna ilişkin herhangi bir ispat vasıtası sunulmadığı, keza Sigorta Poliçelerinin imza karşılığında davalıya teslim edildiğine ilişkin de herhangi bir ispat vasıtası sunulmadığı, Davacı tarafın davalının Sigorta Poliçelerini kabul ettiği iddialarında; davalı firmadan ...’nin [email protected] e-mail hesabından, davacının Brokeri dava dışı ... [email protected] adresine 07/09/2016 tarihinde gönderilen e-mailde “... bey, Somali Liman İsletmesine ait tüm poliçelerin iptalinin yapılmasını rica ederim” denilmesine dayandığı, Davalı tarafın Somali Liman İşletmeleri için 26/05/2016-26/05/2017 tarih aralığını kapsayan dönemde davacıdan Sigortalama hizmeti almadığını/talep etmediğini iddia ettiğinden, Somali Liman işletmesi için 26/05/2016 tarihinden itibaren başkaca hangi firmadan Sigortalama hizmeti alındığına yönelik yapılan incelemelerde; 26/05/2016- 07/09/2016 tarihleri aralığında herhangi bir firmadan Somali Liman işletmeleri için Sigortalama hizmeti alınmadığı, 08/09/2016 tarihinden itibaren ise dava dışı ... Sigorta’dan Sigorta hizmeti almaya başladığının görüldüğü, bir diğer ifade ile tam olarak davacının 07/09/2016 tarihinde Sigorta Poliçelerini iptal etmesinden 1 gün sonra dava dışı ... Sigorta’dan Somali Liman İşletmesi için sigorta hizmeti almaya başladığının görüldüğü,Davacı ve davalı şirket arasındaki sözleşme kapsamında davalının Somali Liman İşletmeleri rizikoları için 26.05.2016-26.05.2017 tarih aralığını kapsayan poliçe düzenlendiği, söz konusu poliçelerin 07/09/2016 tarihinde iptal edildiği ve 138.738,41 USD bedelli İptal Zeyilnamelerinin düzenlendiği, icra takip tarihinde davacının davalıdan sigorta poliçeleri kapsamında (194.021,07 USD -138.738,41 USD) 55.282,66 USD alacaklı olduğu, davalı şirketin likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği..." gerekçesiyle sübut bulan davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Dava konusu poliçelerin yenileme üzerine hazırlanmış poliçeler olduğunu, müvekkili şirket tarafından eski poliçelerin yenilenmesine ilişkin herhangi bir talep olmadığı için de söz konusu poliçe bedellerinin hiçbir zaman ödenmediğini, dolayısıyla davacının riziko sorumluluğunun hiçbir zaman başlamadığı gibi, taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlüğe girmediğini, müvekkili şirketin sigorta poliçelerinin tanzim edildiğini şifahen ödeme talep edildiği zaman öğrendiğini, dolayısıyla söz konusu, müvekkili şirket tarafından tanzimi/yenilenmesi istenmeyen ve kabul edilmeyen sigorta poliçelerinin iptalinin istenmesinin hayatın olağan akışından olup, davacının iddialarına dayanak yaptığı e-mailin poliçelerinin kabul anlamı taşımadığının da aşikâr olduğunu, nitekim karara esas alınan bilirkişi raporunda da bu yönde bir tespit yapılmadığını, ilk derece mahkemesince davaya konu poliçelerin davacı tarafından usulüne uygun olarak tanzim ve teslim edildiğinin peşinen kabul edilerek, davanın kabulüne karar verildiğini, bilirkişi raporunda tam aksine tespitler mevcutken davanın kabulüne karar verilmesinin açıkça hatalı olduğunu, hem bilirkişi raporunda hem de ilk derece mahkemesi kararında 08/09/2016 tarihinden itibaren müvekkili şirketin dava dışı ... Sigorta'dan sigorta hizmeti almaya başladığını, tam olarak davacının 07/09/2016 tarihinde sigorta poliçelerini iptal etmesinden 1 gün sonra dava dışı ... Sigorta'dan hizmet alınmaya başladığının tespit ve değerlendirmelerinin yapıldığını, müvekkili şirketin dava dışı ... Sigorta tarafından sigorta hizmeti almaya başlaması arasında 1 gün fark olmasının gayet doğal olduğunu, nitekim müvekkili şirketin, meydana gelebilecek karışıklıkları ve aşkın sigorta yapılmasını önlemek adına temkinli davranarak, davacının müvekkili şirket tarafından talep edilmeksizin ve müvekkili şirketin onayına sunulmaksızın tanzim ettiği poliçelerin iptalini beklediğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, sözleşmenin kurulduğu ihtimalinde dahi davaya konu sigorta sözleşmesinden TTK 1434/2 maddesi uyarınca davacı yanın sözleşmeden caymış sayıldığının kabulü gerekeceği, müvekkilince sigorta prim ve taksitlerinin ödenmemesi sebebiyle hiçbir zaman poliçelerin yürürlüğe girmediğinin ve davacı tarafın sorumluluğunun başlamadığının kabulü gerekeceği, haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/09/2018 tarih, 2017/825 Esas ve 2018/942 Karar sayılı hukuka, yasalara ve dosyaya aykırı kararının istinafı taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.