10. Hukuk Dairesi 2025/10256 E. , 2025/17142 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/18 E., 2025/1210 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/91 E., 2024/352 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafında…
10. Hukuk Dairesi 2025/10256 E. , 2025/17142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/18 E., 2025/1210 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/91 E., 2024/352 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.2013 tarihli, 2013/449 Esas ve 2013/509 Karar sayılı kararı ile ... ile ...’ın boşanmalarına karar verildiğini, boşanma kararının 29.07.2013 tarihinde kesinleştiğini, davacı tarafından davalı aleyhinde Yerköy Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2016/738 Esas sayılı dosyası ile Kurum işleminin iptali ile Kuruma 29.552,97 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebi ile dava açıldığını, Yerköy Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 18.08.2016 tarihli, Esas 2016/738 ve Karar 2016/733 sayılı kararı ile davacı ...’un boşandığı eşi ile birlikte aynı evde bir arada karı koca hayatı yaşamının devam etmesi olgusuna dayalı olarak davanın reddine karar verildiğini, davacının boşandığı eşi ... ile hiçbir tarihte birlikte yaşamadığını, mahalli mahkeme kararının kesin hüküm oluşturduğunu, yeni olgu ve şartların geliştiğini ve oluştuğunu, İlk Derece Mahkemesinin verdiği kararın 23.02.2017 tarihinde kesinleşmesinden itibaren yaklaşık 3,5 yıldır boşandığı eşi ile hiçbir tarihte birlikte olmadığını, birlikte yaşamadığını beyanla Kuruma başvurduğunu, SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Daire Başkanlığının 14.01.2022 tarihli yazısıyla; "Kurumumuzdan ... babanız ...’tan dolayı, 29.07.2013 tarihinde boşanması nedeni ile 01.08.2013 tarihi itibariyle ... no.lu dosyadan almakta olduğu aylıklarının kesildiği, boşandığınız eşi ile birlikte yaşadığınıza dair Kuruma yapılan ihbar neticesinde Kurumca hakkında tahkikat yapıldığı, yapılan tahkikat sonucunda boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiği, Kurum kontrol denetmenlerince düzenlenen tutanakların aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğu ve konu hakkında mahkeme kararı olmaması gerekçesi ile Kurumca yapılacak bir işlem olmadığının" bildirildiğini; ...’a yeniden ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin talebin reddine ilişkin kararın 5510 sayılı Kanun'a açık ve kesin bir şekilde aykırı olduğunu ileri sürerek davacının boşandığı tarihten itibaren eski eşi ile fiili olarak birlikte yaşamamasına rağmen bu konuda kesin hüküm bulunduğundan dolayı 23.02.2017 tarihinden itibaren fiili olarak ayrı yaşadığından bu tarihten itibaren babası merhum ... üzerinden ölüm aylığı bağlanmasına ve yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle, Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacıya 01.03.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere babası ...'tan dolayı ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, Mahrum kalınan 01.03.2017-01.06.2017 tarihleri arasında ödenmesi gereken aylıklara 01.06.2017 tarihinden, 01.06.2017 tarihinden sonra ödenmesi gereken aylıklara ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren yasal faiz işletilerek ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, Ankara 17. İş Mahkemesince ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce eksik inceleme sonucu ve hukuk kuralları gözetilmeksizin karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun'un 56/2. fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı tespit edildiği için babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmamasına yönelik Kurum işleminin iptali ile 23.02.2017 tarihinden itibaren fiili olarak ayrı yaşadığından bu tarihten itibaren ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.