1. Ceza Dairesi 2013/809 E. , 2013/4067 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KATILAN-SANIKLAR : ..., ..., ... ÖLDÜRÜLEN : ... KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇ : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜM : 1- Sanık ... için, a- 5237 sayılı TCK.nun 81/1,62,63.maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası. b- 5237 sayılı TCK.nun 86/1, 62, 63. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası. c- 5237 sayılı TCK.nun 86/2, 62, 63. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası. d- 5237 sayılı TCK.nun 86/2, 62, …
**1. Ceza Dairesi 2013/809 E. , 2013/4067 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KATILAN-SANIKLAR : ..., ..., ... ÖLDÜRÜLEN : ... KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇ : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜM : 1- Sanık ... için, a- 5237 sayılı TCK.nun 81/1,62,63.maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası. b- 5237 sayılı TCK.nun 86/1, 62, 63. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası. c- 5237 sayılı TCK.nun 86/2, 62, 63. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası. d- 5237 sayılı TCK.nun 86/2, 62, 63. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası. 2- Sanıklar ... ve ... için ayrı ayrı; 5237 sayılı TCK.nun 25/1 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına. TÜRK MİLLETİ ADINA 1) Maktul ...'in eşi katılan ... adına sanık ...'ın kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına ilişkin karara yönelik temyiz başvurusunda bulunan Avukat ...'ın baro tarafından görevlendirilmesinden sonra, katılan ... tarafından Av. ... ve arkadaşlarının vekaletname ile vekil tayin edilmiş olması karşısında; Ceza Muhakemesi gereğince, Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 7. maddesinin ç bendi gereğince "kişinin kendisine vekil seçmesi durumunda" baro tarafından görevlendirilen vekilinin görevinin sona ereceği açıkça anlaşılmakla, diğer vekilin atanmasıyla görevi sona ... Avukat ... .../... ...'ın katılan ... adına hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin CMUK.nun 317.maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. 2) Sanık ... hakkında maktul ...'i kasten öldürme, mağdurlar ..., Murat ve Gürbüz'ü kasten yaralama, sanıklar Murat ve Gürbüz hakkında mağdur ...'ı kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde kasten yaralama suçlarının niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçeler ile kısmen kabul kısmen reddedilmiş, sanıklar Murat ve Gürbüz'ün mağdur ...'a yönelik eylemlerini meşru savunma koşulları altında gerçekleştirdikleri kabul edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan-sanık ... müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde sübuta, yasal savunma koşullarının varlığına, katılan sıfatı ile sanıklar Murat ve Gürbüz'ün cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; A) Sanık ... hakkında mağdurlar ..., Murat ve Gürbüz'ü kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar Murat ve Gürbüz hakkında mağdur ...'a karşı eylemlerinden meşru savunma nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümler yönünden yapılan incelemede; Sanık ...'ın TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen hak yoksunluğunun, kendi alt soyu dışında kalan kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olduğunun gözetilmemesi ayrıca sanıklar Murat ve Gürbüz hakkında eylemlerini meşru savunma koşulları altında gerçekleştirmeleri nedeniyle, beraat kararı yerine ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırı ise de, bu aykırılıklar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; a) Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulandığı bentlerin, '"Sanığın, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1- c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" olarak değiştirilmesine, b ) Sanıklar Murat ve Gürbüz hakkında kurulan hüküm fıkrasının mahsus bölümündeki "sanıkların eylemleri nedeniyle TCK.nun 25/1 maddesi gereğince sanıklara eylemleri nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına" ibaresinin çıkartılarak yerine "sanıkların eylemlerini meşru savunma koşulları altında gerçekleştirdiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 25/1 ve CMK.nun 223/2-d .../... maddesi uyarınca sanıkların BERAATİNE" ibaresinin konulmasına, Karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, sair yönleri ise usul ve yasaya uygun olan sanıklar ..., Murat ve Gürbüz hakkındaki kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), B) Sanık ... hakkında maktul ...'i kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden; Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde maktul ...'in gece saat: 02.30'a kadar kardeşlerinin işyeri olarak kullandıkları büroda kardeşleri Gürbüz, Sönmez, Zümrüt ve yeğeni Murat ile birlikte alkol aldıkları, daha sonra hep birlikte evlerine gitmek üzere bürodan ayrıldıkları, yol üzerinde eve gitmek üzere ticari bir taksi bulmaya çalıştıkları, tanık Engin'in kullanmakta olduğu ticari taksiye binmek istedikleri ancak fiyat konusunda anlaşamadıkları, tanık Engin'in araçtan indiği bu sırada maktul ..., Gürbüz ve Murat ile tanık Engin'in tartışmaya başladıkları ve aralarında karşılıklı itişmenin başladığı sırada, yoldan geçmekte olan ve yine alkollü olan sanık ...'ın taksi şoförü ile tartışmakta olan maktul ve yakınlarına saldırarak maktul ... ile birlikte mağdurlar ..., Gürbüz ve Murat'ı darp ettiği, karşı tarafında karşılık vermesi üzerine sanık ...'ın ara sokağa girerek kaçmaya başladığı, Murat'ın da sanığın peşinden takibe başladığı, sanığın ayağının takılarak düşmesi üzerine Murat'ın sanığa saldırdığı, bu sırada olay yerine önce maktul ...'in sonra Gürbüz'ün daha sonra ise Sönmez'in geldiği, maktul ile yakınlarının sanık ...'a saldırısı nedeniyle çıkan kavga sırasında sanık ...'ın maktule yumruk ile şiddetli bir şekilde vurması üzerine alkollü olan maktulün kaldırım üzerine düştüğü ve bir daha kalkmadığı, sonradan gelen tanık Engin ve arkadaşları tarafından kavganın sonlandırılarak sanığın olay yerinden uzaklaştırıldığı, maktulün künt kafa travmasına bağlı kemik kırıkları ile karakterli beyin doku harabiyeti ve beyin zarı kanaması sonucu öldüğü olayda; a) Sanık ...'ın özellikle maktulün kafasını tutarak kaldırıma birden fazla vurduğuna ve öldürme kastı ile hareket ettiğine dair maktulün kardeşi Gürbüz'ün sonradan geliştirdiği beyanları dışında her türlü kuşkudan uzak, kesin ve yeterli kanıt bulunmadığı anlaşıldığı, halde; kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Yasanın 87/4. maddesi 1. cümlesi gereğince hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde kasten öldürme suçundan hüküm kurularak sanığa fazla ceza tayini, b) Her ne kadar olayı sanık ...'ın başlatması nedeniyle ilk haksız hareketin sanıktan geldiği anlaşılmış ise de; olay yerinden kaçan sanığı maktul ve yakınlarının takip ederek toplu saldırıları karşısında, etki tepki dengesi de gözetilerek, sanık ... hakkında TCK.nun 29. madde gereğince asgari oranda .../... haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, c) TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki "velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" sadece sanıkların kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak CMUK.nun 321. maddesi gereğince ( BOZULMASINA), bozma nedenine ve tutuklulukta geçen süreye göre sanığın tahliye isteminin reddine, 29/05/2013 gününde oybirliği ile karar verildi. 29/05/2013 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hüsamettin Yuca'nın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ...'nun yokluğunda 06/06/2013 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.