T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1065 KARAR NO : 2025/1409 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2024 (Karar) NUMARASI : 2023/277 Esas, 2024/221 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 30/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2025 Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama …
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1065 KARAR NO : 2025/1409 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2024 (Karar) NUMARASI : 2023/277 Esas, 2024/221 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 30/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2025 Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 11/03/2012 tarihinde ... Beldespor isimli futbol takımının oyuncuları ile yöneticisi ...'nun da içinde bulunduğu, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile futbol karşılaşması için gittikleri ...'den dönüşte, ... ilçesi istikametinden ...ilçesi istikametinde seyir halinde ilerlerken, yolun sağ şeridinde duraklayan ... yönetimindeki ... plakalı araca sol tarafından çarptıktan sonra kavşak orta refüjüne, ardından köprü korkuluklarına çarparak düşmesi sonucu çift taraflı ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde ... vefat ettiğini, geriye mirasçıları davacılar ... (eşi), ... (oğlu) ve ... (kızı) kaldığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan ..., kaza tarihinde ... Belediyesinin işçisi olmakla birlikte, ... Beldespor (... Belediye Spor) isimli futbol kulübünün teknik direktörü ve şoförü olduğunu, kaza sonrası, ...Cumhuriyet Başsavcılığı 2012/... sayılı dosya ile başlatılan soruşturma kapsamında tanzim edilen 22/03/2012 tarihli bilirkişi raporu ile de asli kusurlu olduğu belirtilen ...'nin Erzurum ... Ağır Ceza Mahkemesi 2013/....E. Sayılı dosya kapsamında yapılan yargılama sonucunda 2013/165K. ve 16/09/2013 tarihli karar ile cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı ...'nin idaresindeki ... plakalı araç, Belediyeye ait olup 13/02/2011 tarihinde trafikten men edilmiş olmasına rağmen 11/03/2012 tarihinde kullanılmış olduğunu, yine, bu aracın ... ... A.Ş. tarafından ... poliçe no ile sigortalanmış olup; davalı ... yanı sıra davalı ... Belediye Başkanlığı ve davalı ... ... A.Ş.'nin de meydana gelen kazadan sorumlu olduğunu, taraflarınca kaza nedeniyle meydana gelen maddi zararın tazmini amacıyla 05/01/2022 tarihinde ... ... A.Ş.'ne başvuru yapılmış, ancak herhangi bir cevap alınamadığını, akabinde 22/02/2022 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle, işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; haklı davalarının kabulünü, şimdilik destekten yoksun kalan davacıların her biri için ayrı ayrı 100,00TL olmak üzere toplam 300,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ayrıca cenaze giderleri için uğranılan maddi kayıp için şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ile ... Belediye Başkanlığı yönünden kaza tarihi olan 11/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... ... A.Ş. (poliçe miktarı ile sorumlu olmak kaydıyla) yönünden başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 2.730.957,82-TL olarak artırmıştır. CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve mesnetsiz, hukuka ve usule aykırı bir dava olup reddine karar verilmesini talep ettiğini, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, arabuluculuk sürecinde başvuru formu 14 Mart 2022 tararihinde düzenlenmiş olup arabilicilik süreci yönünden zamanaşımı ve usule aykırı hususa itiraz ettiğini, kazaya dair olay sonrasında davacı tarafın kendisinden şikayetçi olmadığını, şikayet hakkını kullanmayan tarafın tazminat talebi olamayacağını, kusur durumunu kabul etmediğini, esasen kaza kendi dışında ve kendisinin önleyemeyeceği teknik ve yol şartlarından kaynaklandığını, verilen otobüsün motor freni olmadığını kazadan sonra öğrendiğini, engellenemez bir kaza olduğunu, kusurlu olmadığını, müşterek ve müteselsil sorumluluk hususuna yönelik itirazları olduğunu, esasa yönelik olarak, ceza yargılaması sırasında yeterli savunma yapamaması nedeniyle davalının talihsiz bir kararla cezalandırılmasına karar verildiğini, her ne kadar hukuk hakimi ceza hakiminin kararı ile bağlı değildir ilkesi gereğince hukuk hakimi yargılamada yeniden bilirkişi incelemesi yaptırmış ise de dosyada rapor veren bilirkişilerin ceza yargılaması raporlarını baz alarak bu rapordaki kusur oranı dışına çıkmayarak rapor verdiğini, kusur oranlarını kabul etmediklerini, verilen otobüsün motor freni olmadığını, kendisine verilen kusurlu bir aracı bilmeden kullanmak dışında hiç bir eylemi olmadığını, cenaze masraflarının afaki ve gerçek dışı olduğunu, müteveffanın ölümünden sonra bugüne kadar hep vefa ve dostluk anlayışı ile ailenin yanında yer aldığını beyanla; kanuna, usule, sözleşme hükümlerine ve hakkaniyete aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkil Belediye Başkanlığı aleyhine açılan dava haksız ve mesnetsiz olup, usule ve kanuna aykırı davanın reddi gerekmekte olduğunu, davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davaya konu talepler zamanaşımına uğramış olduğunu, davaya ilişkin arabuluculuk işlemi usule uygun olmadığını, arabuluculuk konusunu ancak ilk oturum günü arabulucunun huzurunda öğrenmiş olduklarını, bu yönüyle arabulculuk işlemi usule uygun olmadığını, ki bu durum zamanaşımı itirazını da desteklemekte olduğunu, davacıların murisi müteveffa ..., dava konusu kaza sırasında çalışması gereken kurumda olmadığını, müteveffa, çalıştığı kurum olan ... Belediyesinden izin almadan spor etkinliğine katılmış olduğunu, yani müteveffa iş yerini izinsiz terk etmiş olduğunu, bu haliyle müvekkilim davalının sorumluluğundan bahsetmek hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, davacılar kaza sonrası, sigortacı firma olan ...'dan tazminatlarını almış ve firmayı ve ... ettiren statüsündeki ... Belediyesini ibra ettiklerini, davacı yan, dava dilekçesinde bu tazminat ödemesinden hiç bahsetmediğini, "İbra, borcu sona erdiren özel bir sebeptir; ibra sözleşmesi ile alacaklı alacak hakkından vazgeçer ve borçlu borcundan kurtulur." açıklaması ile; davacı yan ibra iradesiyle alacağını tahsil etmiş ve borcu sonlandırmış olduğunu, davacı yanın taraflarından tazminat isteme hakkı bulunmamakta olduğunu ve taraflarından da davacı yana dava konusu kaza nedeniyle bir tazminat borcu bulunmamakta olduğunu, davacı yanın "cenaze giderleri için uğranılan maddi kayıp için şimdilik 100.000,00 TL talebi" izahtan uzak, taraflarınca anlamlandırılamayan, fahiş bir talep olup reddi gerekmekte olduğunu, kaldı ki, ilçemiz halkından olan müteveffanın cenazesi için gerekli tüm iş ve işlemler Belediyece özenle ifa edilmiş, müteveffanın ailesine her türlü destek sunulmuş olduğunu, dahası müteveffa, izinsiz bir şekilde iş yerini terk edip, spor müsabakasına gitmesi nedeniyle bir takım işçilik alacaklarını kaybetmesine rağmen bu husus müteveffanın mirasçıları düşünülerek dikkate alınmamış ve her türlü işçilik alacağı davacılara ödenmiş olduğunu, davacı yanın iyi niyet ilkesine uygun hareket etmediği sabit olduğunu, bu sebeplerle davanın reddini talep etmek elzem olduğunu beyanla; beyanlarının kabulü ile (esasa ait hakları saklı tutularak); davaya yönelik zamanaşımı itirazının kabulünü ve bu yönüyle davanın reddine karar verilmesini, haksız ve mesnetsiz, usule ve kanuna aykırı davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... A.Ş. (eski adı ... ... A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 11.03.2012 tarihinde meydana gelen ve ... plakalı aracın da karıştığını iddia ettiği trafik kazasında ...’nun vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat talepli iş bu davayı açmış olduğunu, davacılar, mütevaffa ...'nun vefatı nedeniyle destekten yoksun kaldıkları zararı ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdindeki Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) ... Poliçesinden tazminini talep etmekte olduklarını, ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ... poliçe nolu, 22.09.2011-22.09.2012 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet (trf) ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçe kişi başına azami teminatı 225.000-TL olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinin ardından davacılar tarafından destek zararlarının tazmini için müvekkil şirkete başvurusu üzerine yapılan değerlendirme sonrasında davacıların destekten yoksun kaldıkları zarar tespit edilmiş ve poliçe limiti olan 225.000,00 TL tutarındaki tazminat miktarı 15.12.2012 tarihinde davacılara ödenmiş, poliçe limiti tüketilmiş olduğunu, poliçe limitinin tamamı ödenmiş ve trafik poliçe limiti tüketilmiş olduğunu, bilindiği üzere müvekkil şirketin poliçeden kaynaklı sorumluluğu poliçe teminatında olduğunu, poliçe teminatları da azami limiti ifade etmekte olup işbu teminat aşılamaz ve/veya mükerrer ödenmesi düşünülemez olduğunu, sorumluluğunu ödemiş olan müvekkil şirketin de başkaca bir sorumluluğu kalmamış olduğunu beyanla; davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda 29.04.2024 tarihli hükümle; "...Davalı ... ... A.Ş kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı olduğu, poliçede aracın cinsinin otobüs olarak belirtildiği ve sakatlanma ve ölüm başına poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacıların murisleri ...'nun 11/03/2012 tarihinde davalı belediyeye ait ve diğer davalı ...'nın sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak bulunmaktayken aracın karıştığı kaza sonucunda vefat ettiği, meydana gelen kaza nedeniyle Erzurum ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davada alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkememizce alınan kusura ilişkin raporda da davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu, %25 oranında ise araçtaki hidrolik fren sistemindeki arızadan kaynaklı kusur olduğu belirtilmiştir. Davacıların desteği muris ...'nun 01/07/1972 doğumlu olduğu, kaza tarihinde 39 yaşında olduğu, davacı ...'nun desteğin eşi, diğer davacılar ... ile ...'nun desteğin çocukları olduğu anlaşılmaktadır. Davacıların desteğinin kaza tarihinde davalı belediye de itfaiye personeli olarak çalıştığı anlaşılmakla mahkememizce murisin kaza tarihindeki gelirini gösterir bordrolar celp edilmiş olup; bordrolarda belirlenen tutarlar üzerinden desteğinin gelir elde ettiği kabul edilmiştir. Yine davacıların desteğinin vefatı sonucunda SGK tarafından davacılara ölüm aylığı bağlanmış olup; rücuya tabi olmaması nedeniyle bu gelir hesaplamaya dahil edilmemiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere maddi tazminatın hesaplanmasında TRH2010 yaşam tablosu verileri esas alınmış olup; buna göre hesaplama yapılmıştır. Davacı eş ... yönünden bu yaşam tablosu doğrultusunda ve bağlanan SGK gelirlerinin mahsubu ile yeniden evlenme olasılığı birlikte değerlendirildiğinde davacının elde ettiği ücret verilerine göre 2.013.130,86 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Yine davacı ...'nun murisin oğlu olduğu, erkek çocuklar yönünden destek süresinin 18 yaş ile sınırlı iken yüksek öğrenim ihtimalinde 25 yaşına kadar destek zararı talep edebilecekleri, bu davacının 01/08/2001 doğumlu ve eğitim hayatının devam ettiği, bu nedenle davacı ...'nun destekten yoksun kalma tazminatını talep etme hakkının bulunduğu, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda davacı ...'nun 178.671,11 TL tutarında destekten yoksun kalma zararının oluştuğu bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Davacı ... ise murisin kızı olup; 08/11/2006 doğumludur. Bu davacının yüksek öğrenime devam ettiği belirtilmiş olup; bu nedenle davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmaktadır. Dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda davacı ...'nun 539.155,85 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminat alacağının bulunduğu belirtilmiştir. Davalı ... şirketi kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı olup; bu ... poliçesi kapsamında kişi başı ölüm ve sakatlık teminat limiti 200.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Davacıların başvurusu üzerine davalı ... şirketi tarafından 15/10/2012 tarihinde 225.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda davalı ... şirketi açısından poliçe teminat limiti kapsamında ödeme yapıldığı, bu ödeme neticesinde teminatın tükendiği anlaşılmakla bu davalı aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Meydana gelen kaza nedeniyle dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı eş ...'ın net destek zararının 1.484.991,00 TL olduğu, bu zararın garameten paylaştırılması halinde garameten pay tutarının 360.850,86 TL olduğu, davacı ...'ın net destek zararının 202.260,93 TL olduğu, garameten paylaştırılması halinde garameten pay tutarının 49.149,14 TL olduğu, davacıların davalı ... şirketine bir kısım belgeler ekleyerek dava tarihinden sonra 01/09/2020 tarihinde başvuruda bulundukları, davacıların dava tarihinden sonra başvuru yapmış olmaları nedeniyle davalı ... şirketi yönünden temerrütün dava tarihi olan 07/08/2020 tarihinde gerçekleşmiş sayıldığı, davacıların davasını belirsiz alacak davası olarak açtıkları, davacı vekilinin mahkememize sunduğu ıslah dilekçesinde talebini ... yönünden 477.851,98 TL'ye, davacı ... yönünden ise 90.094,79 TL'ye çıkardığı, yargılamanın devamı sırasında davacı vekilinin dava değerini belirleme dilekçesi sunarak bu kez talebini davacı ... yönünden 1.082.380,93 TL olarak, davacı ... yönünden ise 159.503,75 TL olarak belirlediği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sonrasında davacının ıslah dilekçesine ek olarak ayrıca ek olarak dava değerini belirleme dilekçesini sunma hakkının bulunduğu, meydana gelen kazada davacıların murisinin herhangi bir kusurunun bulunmayıp davacı sürücü ...'ın %100 oranda kusurlu olduğu, desteğini, kaybeden davacılar ... ve ...'ın destekten yoksun kalma tazminatını talep etme haklarının bulunduğu, davacı ...'ın kaza tarihinde 18 yaşından büyük olması ve yüksek öğrenimine devam etmeyip gelir getirici bir işte çalışması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatını talep etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davacıların talep tutarları da dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi gereğince 1.082.380,93 TL tutarında maddi tazminatın 360.850,86 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiyesinin davalı ...'dan, davalı ... Türk A.Ş yönünden dava tarihi olan 07/08/2020 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 26/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 159.503,75 TL tutarında maddi tazminatın 49.144,14 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiyesinin davalı ...'dan, davalı ... Türk A.Ş yönünden dava tarihi olan 07/08/2020 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 26/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer davalılar yönünden yapılan değerlendirmede; davalı ... Belediyesinin kazaya karışan aracın işleteni olduğu, davalı ...'nın ise aracın sürücüsü konumunda bulunduğu, kazaya karışan aracın frenlerinin tutmaması nedeniyle kazanın meydana geldiği, yapılan bilirkişi incelemesinde aracın hidrolik fren sisteminde bulunan arıza nedeniyle fren sisteminin devre dışı kaldığının belirlendiği, bu haliyle aracın trafiğe çıkmasının mümkün olmamasına rağmen aracın trafiğe çıkarıldığı, dosyaya ibraz edilen ATK raporunda meydana gelen kazada davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bu kusur oranı kapsamında davalılar işleten ve sürücününü ortaya çıkan zarardan sorumlu olmaları gerektiği, davacıların murisinin kaza tarihinde davalı belediyede itfaiye personeli olarak çalıştığı, kaza tarihindeki bordrosunda belirtilen geliri üzerinden hesaplama yapıldığında, davacı eş ...'nun destekten yoksun kalma zararının 2.013.030,86 TL, davacı oğul ...'nun destekten yoksun kalma zararının 178.571,11 TL, davacı ...'nun ise 539.055,85 TL tutarında destekten yoksun kalma zararının oluştuğu, davalı ... şirketinin poliçe teminat limiti kapsamında davacılara ödeme yapması neticesinde teminat limitinin tükendiği, bu nedenle davalı ... şirketinin sorumluluğunun kalmaması nedeniyle bu davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davalılar işleten ve sürücünün oluşan bu zarardan sorumluluklarının bulunduğu anlaşılmakla belirlenen tazminatların kaza tarihi olan 11/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığından tahsili ile davacılara verilmesine, davacılar cenaze gideri tazminatı talebinde bulunmuşlar ise de; bu taleplerine ilişkin masrafları gösterir herhangi bir delil veya belge sunmadıkları..." gerekçesiyle "...1-Davalı ... Şirketi aleyhine açılan davanın REDDİNE, 2-Diğer aleyhine açılan davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ İLE, a-)2.013.030,86 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 11/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığından tahsili ile davacı ...'na verilmesine, b-)178.571,11 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 11/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığından tahsili ile davacı ...'na verilmesine, c-)539.055,85 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 11/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığından tahsili ile davacı ...'na verilmesine, 3-Davacıların cenaze giderlerine yönelik taleplerinin REDDİNE,..." şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11.03.2012 tarihinde gerçekleşen kazadan dolayı davacıların tazminat istemlerini 2 yıl içerisinde açmaları gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, tarafının söz konusu kazada kusurlu olmadığını, şoförlük yapılması için verilen aracın frenlerinin bozuk olduğunu ve kendisinin de yaralandığını, ... Sendikası ile ... Belediye Başkanlığı arasında yapılan sözleşme gereğince mahkemece müvekkilinin kusurlu olduğunun kabul edilerek devam olunduğu tahkikatta müşterek müteselsil sorumluluk esası yerine davalı işveren ... Belediye Başkanlığı'nın tek başına asli sorumluluğunun olduğuna hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin verilen kararda hatır taşımacılığı yönünden hiçbir değerlendirme yapmaması ve dolayısıyla bu kapsamda müvekkiline yönelik hakkaniyet indirimi yapmamasının hatalı olduğu, davacı yanın kaza nedeniyle 11 yıl sonra bu davayı açtığını, ... şirketince davacı yana ödeme yapıldığından ve ... şirketiyle uzlaşıldığından davacıların alacağının kalmadığını, davacı yanın iyi niyetli olmadığını, müvekkilinin davacı yana ciddi destekleri mevcut olup davacı yanın bu destekleri istismar ettiğini, karara esas alınan bilirkişi raporunun karara esas alınamayacak nitelikte olduğunu, davaya ilişkin arabuluculuk işleminin usule aykırı olduğunu, dosyaya yönelik hesaplanan vekalet ücretleri ve harç hesaplamasının yanlış olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddi, davacı taraf için hesaplanan vekalet ücretlerine ve harç hesaplamasına yönelik taleplerin kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü konumunda oldukları , davacılar yakını müteveffa ...'nun içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı 11.03.2012 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma ve cenaze giderlerinin tahsili talebine ilişkin maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın ... şirketi yönünden reddi, diğer davalılar yönünden kısmen kabul/kısmen reddine karar verilmiş, davalı ... Bld. Bşk. Vekili ile davalı ... vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; 1-) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109 uncu maddesinin 1 inci maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zaman aşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2 nci fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağı kabul edilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesi uyarınca, kazanın ölümlü ve yaralamalı olması karşısında olaya uygulanacak zamanaşımı süresi 15 yıldır. Davaya konu trafik kazasının 11.03.2012 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 13.04.2022 tarihinde açılmış olması karşısında davanın açıldığı tarih itibarı ile 15 yıllık ceza dava zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır. Aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde değildir. 2-) 2918 sayılı KTK'nın 111 inci maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Anılan madde uyarınca şayet taraflar arasında ibraname / uzlaşma bulunduğu takdirde maddede belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir. Somut olay kapsamında davalı ... şirketi tarafından davacıya 15.10.2012 tarihinde ödeme yapıldığı sabit olmakla birlikte taraflar arasında borcun sona erdiği yönünde bir sulh sözleşmesi ya da ibraname imzalandığına dair bir belge sunulmamıştır. Bu meyanda KTK'nın 111. maddesi uyarınca ortada usulünce verilmiş ibraname bulunmadığı için dava tarihinden önce yapılan ödeme ile ödeme tarihi itibariyle yapılması gereken ödeme arasında orantısızlık bulunup bulunmadığının araştırılmasına gerek yoktur. Öte yandan önceden yapılan ödeme makbuz hükmünde kabul edilip her bir davacıya garameten paylaştırılarak hesap tarihine kadar işlemiş yasal faizleriyle güncellenmiş bedelleri, güncel verilere göre hesaplanan tazminattan düşülmek suretiyle bakiye tazminat belirlenerek oluşan sonuç dairesinde karar verilmiş olmakla bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 3-) Davalı ... Bld. Bşk. cevap dilekçesinde hatır taşımasına ilişkin savunmada bulunmamış, tahkikat aşamasında bilirkişi raporuna karşı sunmuş olduğu beyan dilekçesinde hatır taşıması savunmasında bulunmuştur. Hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği; alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı dikkate alınmak suretiyle; davalı tarafça savunmada süresinde ileri sürülmeyen hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir. (bknz. Yargıtay 4. H.D.2021/3197 E. 2021/2610 K. Sayılı ilamı) Kaldı ki davacılar yakının futbol takımı antrenörü olduğu beyan edilmekle futbol karşılaşması için şehirler arası taşıma yapıldığından ortada bir hatır taşıması da bulunmadığı kanaatine erişilmiştir. 4-) Sağ kalan eşin evlenme ihtimali belirlenirken yaşı, fiziksel özellikleri, 18 yaşından küçük çocuk sayısı, ekonomik durumu, yaşadığı yöreye ait özellikler gibi pek çok unsur etkili olup istinaf incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle davacı eşin dul olduğu, müteveffanın çocukları olan davacılar ... ve ...'in öğrenim durumları itibariyle destek sürelerinin belirlenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamakla aktüer bilirkişi tarafından belirlenen ve hükmedilen netice tazminat miktarına yönelik sair itirazlar yerinde görülmemiştir. 5-) Esasen kararda tartışılması gereken en önemli husus davacılar yakını mütevaffanın zararın artması noktasında bölüşük kusurunun olup olmadığına ilişkin olmalıdır. Ancak ilk derece mahkemesince verilen hükmün bu yönüyle değerlendirilmediği görülmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. (emsal için bknz. Yargıtay 4. H.D. 2024/17 E. 2024/5625 K. Sayılı ilamı ) Bu açıklama ışığında Dairemiz nezdinde resen yapılan değerlendirmede; dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacılar yakını mütevaffanın içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın yolcu taşımacılığı yapan otobüs olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ... inci maddesinin b fıkrasında yapılan 16.08.2022 tarihli değişiklik sonucu yolculara emniyet kemeri takma zorunluluğunun getirildiği ve eldeki davada kaza tarihinin 11.03.2012 olduğu dikkate alındığında hükmedilen tazminattan müterafik kusur oranında tenzilata gidilip gidilmeyeceği noktasında davacılar yakını mütevaffanın bölüşük kusuru olmadığı kabul edilmiştir. (emsal için bknz. Yargıtay 4. H.D. 2022/9344 E. 2024/5074 K. Sayılı ilamı) 6-) Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların Mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. İlk derece mahkemesi kararında dava dosyasıyla ilgisi bulunmayan hususların gerekçe kısmına dercedilmesi hatalı olup bu durum kararın hukuka uygunluğunu sakatlar mahiyettedir. Konunun resen nazara alınması gerekmekle birlikte davalılar vekillerinin bu yöne vaki istinaf itirazları bulunduğu görülmekle karar gerekçesinin HMK 353-(1)/b-2 maddesince düzeltilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 7-) Dava konusu uyuşmazlıkta dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu ve arabuluculuğun usulünce sonlandırıldığı görülmüştür. Taraflar arasına uzlaşma sağlanamamış olup süreç itibariyle Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle yargılama giderinden ilgili tarafın sorumluluğa hükmedilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir belirleme yapılmaması hatalı olmuştur. . (Yargıtay 3. H.D'nin 28/02/2022 tarihli ve 2022/501 E., 2022/1576 K.) Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı ... Belediye vekili ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının (5.) ve (6.) bentlerde yazılı açıklama dahilinde kısmen kabulü ile müterafik kusurun tartışılmasına ve hüküm gerekçesine yönelik olarak 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/b-2 maddesi gereğince, ayrıca (7.) bentte yazılı açıklama dahilinde HMK 353-(1)/a-4 maddesi delaletiyle yargılama gideri yönünden resen olmak üzere kararın kaldırılmasına ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davalılar ... Belediye Başkanlığı vekili ve ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "1-Davalı ... Şirketi aleyhine açılan davanın REDDİNE, 2-Diğer davalılar ... Bel. Bşk. ve ... aleyhine açılan davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ İLE, a-)2.013.030,86 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 11/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığından tahsili ile davacı ...'na verilmesine, b-)178.571,11 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 11/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığından tahsili ile davacı ...'na verilmesine, c-)539.055,85 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 11/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığından tahsili ile davacı ...'na verilmesine, 3-Davacıların cenaze giderlerine yönelik taleplerinin REDDİNE, 4-Harçlar kanunu uyarınca, 2.730.657,82 TL üzerinden hesap olunan 186.531,23 TL karar ve ilam harcının peşin ve ıslah ile yapılan 9.407,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 177.123,53 TL harcın ... ve ... Belediye Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davalı ... şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 400,00 TL vekalet ücretinin tüm davacılardan alınarak işbu davalıya verilmesine, 6-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 233.042,47 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığı'ndan alınarak işbu davacıya verilmesine, 7-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 28.571,38 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığı'ndan alınarak işbu davacıya verilmesine, 8-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 81.467,82 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığı'ndan alınarak işbu davacıya verilmesine, 9-Davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığı kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, cenaze giderine yönelik talep yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak işbu davalılara verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 9.327,00 TL ıslah harcı, 29 adet tebligat gideri 405,50 TL, 3 adet müzekkere gideri 4,75 TL, ATK rapor ücreti 2.345,00 TL, bilirkişi rapor ücreti 1.500,00 TL ve posta masrafı 156 TL olmak üzere toplam 13.899,65 TL tutarındaki yargılama giderinin 13.899,14 TL'sinin davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının davacıya iadesine, 12-Arabuluculuk masrafı olan 1.900,00-TL'nin davalılar ... Belediye Başkanlığı ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, III-Davalı ... Belediye Başkanlığı'ndan alınan istinaf karar peşin harcının yatıran davalıya iadesine, davalı ...'dan adli yardım nedeniyle harç alınmadığından bu aşamada iadesi gerekli harç bulunmadığına, IV-Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından istinaf aşamasında yapılan, 1.169,40-TL başvuru harcı, 518,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.687,40-TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ... Belediye Başkanlığı'na verilmesine, V-İstinaf aşamasında adli yardım kapsamında yapılan/ertelenen ve davalı ...'dan alınması gerekli 1.169,40-TL başvuru harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, VI-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, VII-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE, VIII-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, IX-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 30/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi