Başvuru, vazife malullüğü talebinin kabul edilmemesi işleminin iptali için açılan davanın reddi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, vazife malullüğü talebinin kabul edilmemesi işleminin iptali için açılan davanın reddi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşü başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 21/2/2011 tarihinde askere sevk edilip piyade er olarak 23/2/2011 tarihinde Isparta Dağ ve Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığınakatılmıştır. Başvurucu acemi eğitimine devam ederken 26/4/2011 tarihinde sağ kolunda uyuşma şikâyetiyle viziteye çıkmış, birlik revirinde yapılan muayene sonucunda hastaneye sevkine gerek görülmemiş, ancak ilerleyen dönemlerde kolundaki rahatsızlığın devam etmesi üzerine yedi ay hava değişimine gönderilmiştir.Başvurucu, hava değişimini müteakip şikâyetinin geçmemesi üzerine Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Hastanesine sevk edilmiş; yapılan tetkik neticesinde düzenlenen 30/3/2012 tarihli Sağlık Kurulu raporunda "G9 Mononöropati, tanımlanmamış (SAĞ TORASİKUS LONGUS SİNİR LEZYONU)" teşhisi konularak askerliğe elverişli olmadığının belirtilmesi üzerine terhis edilmiştir. Başvurucu, terhis edilmesinin ardından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) başvurarak maluliyetinin askerliğin sebep ve tesiri ile gerçekleştiğini belirterek kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanması talebinde bulunmuş ancak başvurucunun bu talebi 18/6/2013 tarihli işlem ile reddedilmiştir.A.AYİM Üçüncü Dairesinin E.2013/47, K.2014/408 Sayılı Dosyasında Görülen Dava Başvurucu vazife malullüğü talebinin kabul edilmemesinin ardından Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) SGK'ya karşı 2/7/2013 tarihinde iptal davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde Eğirdir Dağ Komando Okulu Komutanlığı emrinde askerlik görevini ifa ederken 2011 yılı Mart ayında toprak zeminde yüzüstü sürünme eğitimi sırasında eğitim yaptıran komutanı tarafından eğitim sırt çantasından tutularak sürüklendiğini, bu sürünmenin ve eğitim sırt çantası askısının koltuk altına baskı yapması sonucu sağ omzunda bulunan liflerin koptuğunu belirtmiştir. Başvurucu olay üzerine revire çıktığını, burada kendisine ağrı kesici verildiğini, hastaneye sevk edilmediğini, ağrılı olarak acemilik dönemini tamamladığını ileri sürmüştür. Başvurucu; sonraki görev yeri olan Kıbrıs'ta şikâyetinin devam etmesi üzerine Girne Askeri Hastanesine sevk edildiğini, kendisine hava değişimi izni verildiğini, yine de şikâyetinin devam etmesi nedeniyleson olarak GATA Hastanesinde yapılan muayene sonucu düzenlenen rapor üzerine askerliğe elverişli olmadığı belirtilerek terhis edildiğini belirtmiştir. Başvurucu, bu olaylara karşın davalı idarece hukuka aykırı olarak vazife malulü kabul edilmediğini ileri sürerek davalı idare işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sürecinde AYİM Başsavcılığı tarafından dava dosyasına sunulan görüşte başvurucunun 26/4/2011 tarihinde sağ kolunda uyuşma şikâyetiyle viziteye çıktığı ve hastaneye sevkine gerek görülmediği, ancak bu rahatsızlığın artarak devam ettiğinin sabit olduğu belirtilmiştir. Başsavcılığa göre söz konusu rahatsızlığın ortaya çıkış zamanı dikkate alındığında davalı idarece aksi ortaya konulamadığı takdirde davacının askerliğe elverişsizliğinin ve dolayısıyla maluliyetine yol açan bu rahatsızlığın askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle meydana geldiğini kabul etmek uygun olacaktır. Başsavcılık dosya içeriği uyarınca davalı idarenin, rahatsızlığın askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle meydana gelmediği kabulünü haklı kılacak mahiyette somut delil sunamadığını da belirtmiştir. Yargılama sonucunda AYİM Üçüncü Dairesi oyçokluğu ile verdiği 20/3/2014 tarihli kararı ile davayı reddetmiştir. Kararda vazife malullüğü nedeniyle aylık bağlanmasının, vazife sebebiyle ilgilinin malul hâle gelmiş olmasına bağlı olduğu belirtilmiş, bu noktada başvurucunun maluliyetinin görev esnasında ve görevin sebebiyle oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerektiği açıklanmıştır. Kararın devamında dava dosyasına sunulan Dağ Komando Okulu ve Eğitim MerkezKomutanlığının başvurucunun Mart 2011 tarihi itibarıyla rahatsızlığına uyan herhangi bir kayda rastlanmadığına ilişkin yazısına vurgu yapılmıştır. Mahkemece ayrıca vizite defteri de incelenmiş, başvurucunun 14/4/2011 tarihinde sol göz alerji, öksürük ve sağ bilek burkulma şikâyetleri, 26/4/2011 tarihinde ise boğaz ağrısı, öksürük, kusma ve sağ kolda uyuşma şikâyetleriyle viziteye çıktığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte kararda eğitim esnasında başvurucunun bahsettiği gibi bir olayın meydana geldiğine ilişkin soyut iddia dışında bir belge ortaya konulamadığı açıklanmıştır. Mahkeme, başvurucunun rahatsızlığının sürünme ve eğitim çantası kayışının baskısı sonucu meydana gelip gelemeyeceği konusunda tıbbi görüş sorulmasına, başvurucunun yaralanmasına ilişkin maddi olgunun ortaya konulamaması sebebiyle gerek görmemiştir. Davanın reddi kararına muhalif kalan üyeler ise karşı oylarında başvurucunun aynı olay nedeniyle idare aleyhine tazminat davası açtığını, bu davanın AYİM İkinci Dairesinde görüldüğünü ve davada bilirkişilerin başvurucunun rahatsızlığının askerlik hizmetinden kaynaklandığı yönünde görüş sundukları hususunu belirtmişlerdir. Karşı oy gerekçesine göre söz konusu bilirkişi raporu başvurucunun iddiasını desteklemektedir vebu nedenle Mahkeme çoğunluğunun aksi yönünde düşünülmektedir. AYİM Üçüncü Dairesinin davanın reddine yönelik kararına karşı aynı Daireye karar düzeltme isteminde bulunulmuş, bu istem de oyçokluğu ile 3/7/2014 tarihinde reddedilmiştir. Karar düzeltme isteminin reddine ilişkin ilam başvurucuya 24/7/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 5/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. AYİM İkinci Dairesinin E.2012/1152, K.2015/583 Sayılı Dosyasında Görülen Dava Başvurucu -yukarıda özetlenen dava sürecinden önce- askerlik hizmeti sırasında sakatlanmasına neden olduğunu iddia ettiği aynı olaylara ilişkin olarak Millî Savunma Bakanlığı'na karşı 15/6/2012 tarihli dilekçeyle maddi ve manevi tazminat istemli bir dava açmıştır. Başvurucu, açtığı bu davada askerlik hizmetini ifa ederken eğitim sırasında eğitimi yaptıran komutanı tarafından sırt çantasından tutularak sürüklenmesiyle başlayan ve sakatlığıyla sonuçlanan aynı süreci ortaya koyarak davalı idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Yargılama sürecinde Mahkemece özellikle başvurucuda ortaya çıkan sakatlığın vücut yapısına bağlı bir sebepten mi yoksa dış etmenlerden mi kaynaklandığı hususunda bilirkişi raporları düzenlettirilmiştir. Yargılama sonucunda AYİM İkinci Dairesi 11/3/2015 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, başvurucuya 247 TL maddi ve 000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Karara göre alınan bilirkişi raporunda yer verilen tıbbi görüş ve dosya kapsamındaki diğer deliller doğrultusunda başvurucunun askerlik hizmeti kapsamında yapılan sürünme eğitimi sırasında yaralandığı hususunda tam bir vicdani kanaat oluşmuştur. Dolayısıyla olayda idarenin ajanlarının hizmet kusurunun bulunduğu anlaşılmış ve sonuç olarak başvurucunun zararlarının bu husus gözönüne alınarak karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Davanın kısmen kabulü kararına karşı taraflarca karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine yapılan inceleme sonunda AYİM İkinci Daire Başkanlığı 9/9/2015 tarihli kararı ile istemi reddetmiş ve yargılama süreci sona ermiştir. A. Ulusal Hukuk8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun "Vazife malullüğü aylığı" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının,% 70'i üzerinden aylık bağlanır." 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Malûl sayılma" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir…” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına göre, bir mahkemenin davaya yaklaşımının başvurucunun iddialarına yanıt vermekten ve başvurucunun temel şikâyetlerini incelemekten mahkemenin kaçınmasına neden olması hâlinde Sözleşme'nin maddesi davanın düzgün bir biçimde incelenmesi hakkı bakımından ihlal edilmiş olur (Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/4/2007, §§ 84, 85). Sözleşme’deki hakların etkili bir biçimde korunması için davaya bakan mahkemelerin Sözleşme’nin maddesine göre “tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi” vardır (Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000, § 33).Bununla birlikte belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi de esasen derece mahkemelerine aittir (benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Barbera Messegue ve Jabardo/İspanya, B. No: 10590/83, 6/12/1988, § 68).