T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/3984 Karar No : 2025/3026 DAVACI : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: 30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Yönetmeliği'nin; - 1. ve 2. maddeleri ile 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, 20. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, 25. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde, 35. maddesinin 2. fıkrasında, 43. m…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3984 E. , 2025/3026 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/3984 Karar No : 2025/3026 DAVACI : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: 30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Yönetmeliği'nin; - 1. ve 2. maddeleri ile 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, 20. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, 25. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde, 35. maddesinin 2. fıkrasında, 43. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde, 50. maddesinin 2. fıkrasının (ı) bendinde, 58. maddesinin 1. fıkrasında, 60. maddesinin 4. fıkrasında, 89. maddesinin 1. fıkrasında geçen "Cumhuriyet Başsavcılıkları" ibaresinin; - 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde, 6. maddesinin 3. fıkrasında, 20. maddesinin 4. fıkrasında, 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, 34. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarında, 35. maddesinin 1., 2., 3. ve 4. fıkralarında, 36. maddesinin 1. fıkrasında, 39. maddesinin 1. fıkrasında, 40. maddesinin 4. ve 5. fıkralarında, 41. maddesinin 1. fıkrasında, 42. maddesinin 1. ve 4. fıkralarında, 43. maddesinin 1. fıkrasında, 44. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, 45. maddesinin 1. fıkrasında, 46. maddesinin 2. fıkrasında, 50. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, 51. maddesinin 3. fıkrasında, 58. maddesinin 1. fıkrasında, 60. maddesinin 4. fıkrasında, 68. maddesinin 2. fıkrasında, 76. maddesinin 1. ve 3. fıkralarında, 78. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), ( c ) ve (g) bentlerinde, 81. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, 88. maddesinin 2. fıkrasında, 89. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde ve Geçici 1. maddesinde yer alan "Adli Destek Görevlisi" ibaresinin, - 34. ve 79. maddelerinin tamamının, - 36. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, 50. maddesinin 2. fıkrasının (ı) bendinde, 79. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde geçen "diğer görevleri yapmak" ibaresinin, iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, "Cumhuriyet Başsavcılıkları" ibaresinin geçtiği düzenlemeler açısından, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda Cumhuriyet savcısının tarafsızlığına ilişkin açık bir düzenlemenin olmadığı, ceza yargılamasının evreleri bakımından ilk evrede soruşturmayı yürütmek olan savcılık görevinin koğuşturma aşmasında iddia makamı olduğu, iddia makamı olmalarının taraf sıfatlarını güçlendirdiği, bu nedenle düzenleme yapılmadan önce mahkemeler bünyesindeki mesleki görevlerinin yanı sıra diğer mahkemelere ve savcılık makamına özerk/bağımsız bir bilirkişi sıfatıyla bilirkişilik hizmeti de sunan psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının Cumhuriyet Başsavcılıkları bünyesinde görev yapmaları ve savcılıklar tarafından görevlendirilmelerinin bilirkişi raporunun tarafsızlığına gölge düşüreceği, "Adli Destek Görevlisi" ibaresinin geçtiği düzenlemeler açısından, sosyal çalışma görevlilerinin çalışma şekli ve kapsamı tamamen değiştirilerek daha önce mahkeme uzmanı şeklinde bir anlamda ihtisaslaşarak Aile ve Çocuk Mahkemelerinin kuruluş ruhuna uygun olarak görev yapmaktayken müdürlük ve büro sistemine geçilerek yeni modelin uygulanmaya başlandığı, bu yeni model içerisinde Adli Destek Görevlisi olarak tanımlandıkları, Mahkemelere yapılan atamalarının kaldırılması nedeniyle tüm hukuk ve ceza mahkemeleri ile savcılıklarda idarenin tasarrufuna göre görevlendirilebilir bir duruma dönüştürüldükleri, bir uzmandan beklenen işin çok ötesinde görevlendirme yapıldığı, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinin kuruluşu ile birlikte, Aile, Çocuk ve Çocuk Ağır Ceza Mahkemelerinin bir anlamda yapısal işleyişinin bozulduğu, ihtisas mahkemesi özelliklerini kaybettikleri, daha önce atandığı mahkemeyle uyum içerisinde çalışan sosyal çalışma görevlilerinin de büro şeklinde çalışmaya başlayarak bütün hukuk ve ceza mahkemeleriyle Cumhuriyet Başsavcılıklarından görevler almaya başladıkları, bunun sonucunda Mahkemelerde hakim-uzman koordinasyonun dağıldığı, birbirini anlama noktasında ortak dil oluşturabilme kolaylığının ortadan kalktığı, İş birlikçi çalışma sürecinin sekteye uğradığı, aynı dosya için birden fazla kez rapor alınması gereken durumlarda her defasında farklı bir Adli Destek Görevlisinden gelen rapor nedeniyle hâkimlerin kanaat oluşturma süreçlerinin etkilendiği, bu durumun ise hâkimlerin daha çok rapor istemesine yol açtığı ve bir dosya içerisine birden fazla tek uzmanlı ya da heyet raporları girmeye başladığı, ayrıca çocuğun sürekli olarak adliyeye gelmesinin ikincil örselenmeye neden olduğu ve bu durumun çocuğun yüksek yararına aykırılık teşkil ettiği, sosyal çalışma görevlilerinin atama ve çalışma usullerinde yapılan bu değişikliklerin mağdur haklarının korunmasına hizmet etmeyeceği, uzman mahkeme statüsünün bozulmasının hukuka aykırı olduğu, uzmanlaşan ve bu alanda hizmet içi eğitim gibi çeşitli eğitimler alarak adli sistem içinde yadsınamaz deneyimler kazanmış meslek elemanlarının görevde yükselmesinin sağlanması ve uzmanlık kadrosunun tahsisi gerekirken icra ettikleri mesleğin hiçbir şekilde karşılığı olmayan “Adli Destek Görevlisi” unvanına dahil edilmelerinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca dava konusu düzenlemenin psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının mali ve özlük haklarına ilişkin de mağduriyet yarattığı, sosyal çalışmacıların mesleğin gereklerine ve konumuna uygun, adli sistem içindeki görev ve sorumluluklarıyla uyumlu olarak, “Adli Destek Görevlisi” tanımı iptal edilerek uzman kadrosu tahsis edilmesi gerekirken dava konusu düzenleme ile maddi hakları açısından da mağdur edildikleri, Yönetmelikte psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanları için 657 sayılı Kanun'a uygun olarak kariyer planlaması yapılmadığı, psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının artan iş yüküne orantılı bir şekilde ücret artırımı yapılmazken angarya yasağına aykırı şekilde mesai saati gözetilmeksizin çalıştırılmalarının hukuka aykırı olduğu, öte yandan, dava konusu Yönetmelikte genel olarak uzmanların görev alanının genişletildiği ve daha önce bilirkişi olarak görüşlerine başvurulur iken, adliyenin tüm işlerinin asli görevleri haline getirildiği, bunun sonucunda uzmanların maddi kayba da uğratıldığı, diğer taraftan, dava konusu Yönetmelikte, psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarına görevde yükselme imkanı tanınmadığı, sadece taşrada kurulan müdürlüklere yapılacak müdür atamalarında görevde yükselme olanağı tanındığı, oysa ki “kariyer meslek” olarak kabul edilen psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının kendi içerisinde ilerlemesi sağlanacak şekilde görevde yükselme düzenlemesi yapılmalı iken dava konusu yönetmelikte bu hususun gözetilmemesinin hukuka uyarlık göstermediği, bu durumun Anayasa'nın 10. maddesi ile 657 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (c) bendine aykırı olduğu, "diğer görevleri yapmak" ibaresinin geçtiği düzenlemeler açısından, kadroları gereği uzmanlık gerektiren iş ve işlemleri yerine getirmelerinin yanında mevzuattan kaynaklanan, müdür, hakim veya savcı tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek gibi muğlak bir görevlendirme yapılmakla, açıkça tanımlanmayan iş yükünün psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı kadrosunda görev yapan personele yüklendiği, söz konusu düzenleme ile psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı kadrosunda görev yapan personele belirsiz bir görev yüklemeyle kadrosunun ve sınıfının dışında bir görevlendirme öngörüldüğü belirtilerek, davaya konu düzenlemelerde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, "Cumhuriyet Başsavcılıkları" ibaresinin geçtiği düzenlemeler açısından; psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının çocuğun ifadesinin alınması veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında çocuğun yanında bulunmak üzere Cumhuriyet savcıları tarafından görevlendirilmesinin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 15. maddesi kapsamında bir gereklilik olduğu, dolayısıyla Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Yönetmeliği ile bu kişilere Cumhuriyet savcılıkları nezdinde yeni bir görev verilmediği, yine 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Teşkilat” kenar başlıklı 10. maddesinin 2. bendinde de adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerinin Cumhuriyet başsavcılıklarının gözetim ve denetiminde kurulacağının düzenlendiği, Yönetmelikte yer alan düzenlemenin bu hususun tekrarı niteliğinde olduğu, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinin Cumhuriyet Başsavcılıkları bünyesinde kurulmuş olmasının bilirkişi raporlarının tarafsızlığına gölge düşüreceği iddia edilmiş ise de Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinin Başsavcılıkların idari denetimine tabi olduğu, "Adli Destek Görevlisi" ibaresinin geçtiği düzenlemeler açısından, daha öncesinde 7188 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrası değiştirilerek, aile mahkemelerince verilen görevleri yerine getirecek psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıların adliyelerde görevlendirilmesine ilişkin değişiklik yapıldığı, sonrasında, suç mağdurlarına sağlanan hizmet ve yardımlara ilişkin esasları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine dair görev, yetki ve sorumlulukları düzenlemek amacıyla 10/06/2020 tarihinde 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin yayımlandığı, bu Kararname'nin “Tanımlar” kenar başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; “Adli destek görevlisi: Adalet Bakanlığı ve adliye bünyesinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı kadrolarında çalışanları” ifade eder düzenlemesine yer verildiği, bu sayede psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının daha önce sadece aile ve çocuk mahkemelerine atanıyor olmaları nedeniyle diğer mahkemelerin ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının uzman ihtiyaçlarını karşılamak konusunda yaşanan sorunların telafi edildiği, bununla birlikte Kanun ile öngörülen yeni görevlendirme ve oluşturulan yeni modelin bir gereği olarak 63 sayılı CBK’nın eki olan cetveller ile kadrolarda artırım yoluna gidildiği, her ne kadar dava dilekçesinde mahkemelerde görevli 700 civarında uzman bulunduğu belirtilmiş ise de ekli kadro cetveli incelendiğinde bu kadrolara ek olarak, 155 adli destek ve mağdur hizmetleri müdürü ile 910 psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanı istihdam edileceğinin öngörüldüğü, bu kapsamda 400 uzman alımına ilişkin sürecin tamamlanmak üzere olduğu, Adalet Bakanlığı'nda görevli personelin görevde yükselmesine ilişkin esasların 25/03/2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği ile düzenlendiği, bu Yönetmelikten daha önce mahkemelerde görev yapan psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarına ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığı gibi bu personelin görevde yükselme imkanı da bulunmadığı, 63 sayılı CBK ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürü kadrosu ihdas edildiği, müdür olmak isteyen psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının tabi olacağı esasların da Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği ile düzenleneceği, hali hazırda kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine Adalet Bakanlığı tarafından adliyelerde görevli psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanları arasından tedviren müdürler atandığı, asaleten müdür atanmasına imkan sağlamak üzere söz konusu Yönetmelikte değişiklik yapılmasına ilişkin çalışmaların devam ettiği, "diğer görevleri yapmak" ibaresinin geçtiği düzenlemeler açısından, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında kurulan çocuk bürolarının görevleri arasında “bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek” ile 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun kapsamında görevli aile mahkemelerinin görevleri arasında “kanunlarla verilen diğer görevler”in yer aldığı, bu kapsamda dava konusu ibarenin mevzuat yazım tekniğine uygun olarak hazırlandığı, bu ibarenin yazılması sayesinde değişen mevzuat ile ikincil mevzuatın uyumlu olmasının amaçlandığı, Yönetmelikte geçen bu ibare nedeni ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerinde görevli personelin kendi görev alanına girmeyen ve sınıflandırma ilkesine aykırı olan görev yükü ile karşılaşmayacağı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI :... DÜŞÜNCESİ : 30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Yönetmeliği'nin 1. ve 2. maddeleri ile 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, 20. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, 25. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde, 35. maddesinin 2. fıkrasında, 43. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde, 50. maddesinin 2. fıkrasının (ı) bendinde, 58. maddesinin 1. fıkrasında, 60. maddesinin 4. fıkrasında, 89. maddesinin 1. fıkrasında geçen "Cumhuriyet Başsavcılıkları" ibaresinin; 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde, 6. maddesinin 3. fıkrasında, 20. maddesinin 4. fıkrasında, 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, 34. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarında, 35. maddesinin 1., 2., 3. ve 4. fıkralarında, 36. maddesinin 1. fıkrasında, 39. maddesinin 1. fıkrasında, 40. maddesinin 4. ve 5. fıkralarında, 41. maddesinin 1. fıkrasında, 42. maddesinin 1. ve 4. fıkralarında, 43. maddesinin 1. fıkrasında, 44. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, 45. maddesinin 1. fıkrasında, 46. maddesinin 2. fıkrasında, 50. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, 51. maddesinin 3. fıkrasında, 58. maddesinin 1. fıkrasında, 60. maddesinin 4. fıkrasında, 68. maddesinin 2. fıkrasında, 76. maddesinin 1. ve 3. fıkralarında, 78. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), ( c ) ve (g) bentlerinde, 81. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, 88. maddesinin 2. fıkrasında, 89. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde ve Geçici 1 maddesinde yer alan "Adli Destek Görevlisi" ibaresinin, 34. ve 79. maddelerinin tamamının, 36. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, 50. maddesinin 2. fıkrasının (ı) bendinde, 79. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde geçen "diğer görevleri yapmak" ibaresinin iptali istenilmektedir. Davacı tarafından, "Cumhuriyet Başsavcılıkları" ibaresinin geçtiği düzenlemeler açısından, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda Cumhuriyet savcısının tarafsızlığına ilişkin açık bir düzenlemenin olmadığı, hal böyle iken düzenleme yapılmadan önce mahkemeler bünyesindeki mesleki görevlerinin yanı sıra diğer mahkemelere ve savcılık makamına özerk/bağımsız bir bilirkişi sıfatıyla bilirkişilik hizmeti de sunan psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının Cumhuriyet Başsavcılıkları bünyesinde görev yapmaları ve savcılıklar tarafından görevlendirilmelerinin bilirkişi raporunun tarafsızlığına gölge düşüreceği, "Adli Destek Görevlisi" ibaresinin geçtiği düzenlemeler açısından, sosyal çalışma görevlilerinin çalışma şekli ve kapsamı tamamen değiştirilerek daha önce mahkeme uzmanı şeklinde bir anlamda ihtisaslaşarak Aile ve Çocuk Mahkemelerinin kuruluş ruhuna uygun olarak görev yapmaktayken müdürlük ve büro sistemine geçilerek yeni modelin uygulanmaya başlandığı, bu yeni model içerisinde Adli Destek Görevlisi olarak tanımlandıkları, Mahkemelere yapılan atamalarının kaldırılması nedeniyle tüm hukuk ve ceza mahkemeleri ile savcılıklarda idarenin tasarrufuna göre görevlendirilebilir bir duruma dönüştürüldükleri, bir uzmandan beklenen işin çok ötesinde görevlendirme yapıldığı, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinin kuruluşu ile birlikte, Aile, Çocuk ve Çocuk Ağır Ceza Mahkemelerinin bir anlamda yapısal işleyişinin bozulduğu, ihtisas mahkemesi özelliklerini kaybettikleri, daha önce atandığı mahkemeyle uyum içerisinde çalışan sosyal çalışma görevlilerinin de büro şeklinde çalışmaya başlayarak bütün hukuk ve ceza mahkemeleriyle Cumhuriyet Başsavcılıklarından görevler almaya başladıkları, bunun sonucunda Mahkemelerde hakim-uzman koordinasyonun dağıldığı, birbirini anlama noktasında ortak dil oluşturabilme kolaylığının ortadan kalktığı, iş birlikçi çalışma sürecinin sekteye uğradığı, aynı dosya için birden fazla kez rapor alınması gereken durumlarda her defasında farklı bir Adli Destek Görevlisinden gelen rapor nedeniyle hâkimlerin kanaat oluşturma süreçlerinin etkilendiği, bu durumun ise hâkimlerin daha çok rapor istemesine yol açtığı ve bir dosya içerisine birden fazla tek uzmanlı ya da heyet raporları girmeye başladığı, ayrıca çocuğun sürekli olarak adliyeye gelmesinin ikincil örselenmeye neden olduğu ve bu durumun çocuğun yüksek yararına aykırılık teşkil ettiği, sosyal çalışma görevlilerinin atama ve çalışma usullerinde yapılan bu değişikliklerin mağdur haklarının korunmasına hizmet etmeyeceği, uzman mahkeme statüsünün bozulmasının hukuka aykırı olduğu, uzmanlaşan ve bu alanda hizmet içi eğitim gibi çeşitli eğitimler alarak adli sistem içinde yadsınamaz deneyimler kazanmış meslek elemanlarının görevde yükselmesinin sağlanması ve uzmanlık kadrosunun tahsisi gerekirken icra ettikleri mesleğin hiçbir şekilde karşılığı olmayan “Adli Destek Görevlisi” unvanına dahil edilmelerinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca dava konusu düzenlemenin psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının mali ve özlük haklarına ilişkin de mağduriyet yarattığı, sosyal çalışmacıların mesleğin gereklerine ve konumuna uygun, adli sistem içindeki görev ve sorumluluklarıyla uyumlu olarak, “Adli Destek Görevlisi” tanımı iptal edilerek uzman kadrosu tahsis edilmesi gerekirken dava konusu düzenleme ile maddi hakları açısından da mağdur edildikleri, Yönetmelikte psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanları için 657 sayılı Kanun'a uygun olarak kariyer planlaması yapılmadığı, psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının artan iş yüküne orantılı bir şekilde ücret artırımı yapılmazken angarya yasağına aykırı şekilde mesai saati gözetilmeksizin çalıştırılmalarının hukuka aykırı olduğu, öte yandan, dava konusu Yönetmelikte genel olarak uzmanların görev alanının genişletildiği ve daha önce bilirkişi olarak görüşlerine başvurulur iken, adliyenin tüm işlerinin asli görevleri haline getirildiği, bunun sonucunda uzmanların maddi kayba da uğratıldığı, diğer taraftan, dava konusu Yönetmelikte, psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarına görevde yükselme imkanı tanınmadığı, sadece taşrada kurulan müdürlüklere yapılacak müdür atamalarında görevde yükselme olanağı tanındığı, oysa ki “kariyer meslek” olarak kabul edilen psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının kendi içerisinde ilerlemesi sağlanacak şekilde görevde yükselme düzenlemesi yapılmalı iken dava konusu yönetmelikte bu hususun gözetilmemesinin hukuka uyarlık göstermediği, bu durumun Anayasa'nın 10. maddesi ile 657 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (c) bendine aykırı olduğu, "diğer görevleri yapmak" ibaresinin geçtiği düzenlemeler açısından, kadroları gereği uzmanlık gerektiren iş ve işlemleri yerine getirmelerinin yanında mevzuattan kaynaklanan, müdür, hakim veya savcı tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek gibi muğlak bir görevlendirme yapılmakla, açıkça tanımlanmayan iş yükünün psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı kadrosunda görev yapan personele yüklendiği, söz konusu düzenleme ile psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı kadrosunda görev yapan personele belirsiz bir görev yüklemeyle kadrosunun ve sınıfının dışında bir görevlendirme öngörüldüğü ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından "Cumhuriyet Başsavcılıkları" ibaresinin geçtiği düzenlemeler açısından, psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının çocuğun ifadesinin alınması veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında çocuğun yanında bulunmak üzere Cumhuriyet savcıları tarafından görevlendirilmesinin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 15. maddesi kapsamında doğan bir gereklilik olduğu, dolayısıyla Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Yönetmeliği ile bu kişilere Cumhuriyet savcılıkları nezdinde yeni bir görev verilmediği, yine 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Teşkilat” kenar başlıklı 10. maddesinin 2. bendinde de adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerinin Cumhuriyet başsavcılıklarının gözetim ve denetiminde kurulacağının düzenlendiği, Yönetmelikte yer alan düzenlemenin bu hususun tekrarı niteliğinde olduğu, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerinin Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde kurulmuş olmasının bilirkişi raporlarının tarafsızlığına gölge düşüreceği iddia edilmiş ise de adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerinin başsavcılıkların idari denetimine tabi olduğu, "Adli Destek Görevlisi" ibaresinin geçtiği düzenlemeler açısından, 7188 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrası değiştirilerek, aile mahkemelerince verilen görevleri yerine getirecek psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıların adliyelerde görevlendirilmesine ilişkin değişiklik yapıldığı, sonrasında, suç mağdurlarına sağlanan hizmet ve yardımlara ilişkin esasları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine dair görev, yetki ve sorumlulukları düzenlemek amacıyla 10/06/2020 tarihinde 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin yayımlandığı, bu Kararname'nin “Tanımlar” kenar başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; “Adli destek görevlisi: Adalet Bakanlığı ve adliye bünyesinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı kadrolarında çalışanları” ifade eder düzenlemesine yer verildiği, bu sayede psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının daha önce sadece aile ve çocuk mahkemelerine atanıyor olmaları nedeniyle diğer mahkemelerin ve Cumhuriyet başsavcılıklarının uzman ihtiyaçlarını karşılamak konusunda yaşanan sorunların telafi edildiği, bununla birlikte Kanun ile öngörülen yeni görevlendirme ve oluşturulan yeni modelin bir gereği olarak 63 sayılı CBK’nın eki olan cetveller ile kadrolarda artırım yoluna gidildiği, her ne kadar dava dilekçesinde mahkemelerde görevli 700 civarında uzman bulunduğu belirtilmiş ise de ekli kadro cetveli incelendiğinde bu kadrolara ek olarak, 155 adli destek ve mağdur hizmetleri müdürü ile 910 psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanı istihdam edileceğinin öngörüldüğü, bu kapsamda 400 uzman alımına ilişkin sürecin tamamlanmak üzere olduğu, öte yandan, Adalet Bakanlığı'nda görevli personelin görevde yükselmesine ilişkin esasların 25/03/2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği ile düzenlendiği, bu Yönetmelikte daha önce mahkemelerde görev yapan psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarına ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığı gibi bu personelin görevde yükselme imkanı da bulunmadığı, 63 sayılı CBK ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürü kadrosu ihdas edildiği, müdür olmak isteyen psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının tabi olacağı esasların da Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği ile düzenleneceği, hali hazırda kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine Adalet Bakanlığı tarafından adliyelerde görevli psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanları arasından tedviren müdürler atandığı, asaleten müdür atanmasına imkan sağlamak üzere söz konusu Yönetmelikte değişiklik yapılmasına ilişkin çalışmaların devem ettiği, "diğer görevleri yapmak" ibaresinin geçtiği düzenlemeler açısından, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında kurulan çocuk bürolarının görevleri arasında “bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek” ile 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun kapsamında görevli aile mahkemelerinin görevleri arasında “kanunlarla verilen diğer görevler”in yer aldığı, bu kapsamda dava konusu ibarenin mevzuat yazım tekniğine uygun olarak hazırlandığı, bu ibarenin yazılması sayesinde değişen mevzuat ile ikincil mevzuatın uyumlu olmasının amaçlandığı, Yönetmelikte geçen bu ibare nedeni ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerinde görevli personelin kendi görev alanına girmeyen ve sınıflandırma ilkesine aykırı olan görev yükü ile karşılaşmayacağı savunulmaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Cumhuriyet savcılarının görevleri düzenlenmektedir. CMK’nın “Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi” kenar başlıklı 160 ıncı maddesine göre; “Madde 160 - (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun “Soruşturma” kenar başlıklı 15 inci maddesinde; “Madde 15 - (1) Suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır. (2) Çocuğun ifadesinin alınması veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında, çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir. (3) Cumhuriyet savcısı soruşturma sırasında gerekli görüldüğünde çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasını çocuk hâkiminden isteyebilir.” hükümleri yer almaktadır. Yine 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Teşkilat” kenar başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci bendine göre; “Adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu bulunan yerlerde Bakanlığa bağlı olarak Cumhuriyet başsavcılığının gözetim ve denetiminde müdürlük kurulur. İş durumu ve coğrafi konum gözönüne alınarak, adalet komisyonu bulunmayan yerlerde Bakanlık onayı ile müdürlükler veya müdürlüğe bağlı bürolar kurulabilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5 inci maddesinde açıkça belirtildiği üzere, davanın esasına girilmeden önce veya davanın görülmesi sırasında, mahkemece istenen konular hakkında taraflar arasındaki uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapmak ve sonucunu bildirmek, mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde duruşmada hazır bulunmak, istenilen konularla ilgili çalışmalar yapmak ve görüş bildirmek ve mahkemece verilecek diğer görevleri yapmakla görevli bu uzmanlar, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenen hâkimin reddi sebeplerine göre reddolunabilmektedir. 24.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14 üncü maddesi gereğince 9/1/2003 tarihli ve 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Aile mahkemeleri, 1. Davanın esasına girilmeden önce veya davanın görülmesi sırasında, mahkemece istenen konular hakkında taraflar arasındaki uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapmak ve sonucunu bildirmek, 2. Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde duruşmada hazır bulunmak, istenilen konularla ilgili çalışmalar yapmak ve görüş bildirmek, 3. Mahkemece verilecek diğer görevleri yapmak, üzere tercihen; evli ve çocuk sahibi, otuz yaşını doldurmuş ve aile sorunları alanında lisansüstü eğitim yapmış olanlar arasından Adalet Bakanlığınca adliyelerde görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır.” Görüldüğü üzere aile mahkemelerince verilen görevleri yerine getirecek psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıların adliyelerde görevlendirilmesine ilişkin değişiklik 7188 sayılı Kanun ile yapılmıştır. Akabinde suç mağdurlarına sağlanan hizmet ve yardımlara ilişkin esasları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine dair görev, yetki ve sorumlulukları düzenlemek amacıyla 10/06/2020 tarihinde 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlanmıştır. 63 sayılı CBK’nın “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre; “Adli destek görevlisi: Adalet Bakanlığı ve adliye bünyesinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı kadrolarında çalışanları” ifade eder. adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerinde görev yapan personelin başta 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun kapsamında görevleri bulunmaktadır. 5395 sayılı Kanun’un “Sosyal çalışma görevlilerinin görevleri” kenar başlıklı 34 üncü maddesine göre; “(1) Sosyal çalışma görevlilerinin görevi; a) Görevlendirildikleri çocuk hakkında derhâl sosyal inceleme yapmak, hazırladıkları raporları kendilerini görevlendiren mercie sunmak, b) Suça sürüklenen çocuğun ifadesinin alınması veya sorgusu sırasında yanında bulunmak, c) Bu Kanun kapsamında mahkemeler ve çocuk hâkimleri tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmektir." Yine 4787 sayılı Kanun’un “Uzmanlardan yararlanma” kenar başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü bendinde de “mahkemece verilen diğer görevleri yapmak” ibaresi yer almaktadır. Dava konusu düzenlemelerin incelenmesinden, düzenleme ile psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının çocuğun ifadesinin alınması veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında çocuğun yanında bulunmak üzere Cumhuriyet savcıları tarafından görevlendirilmesi 5395 sayılı Kanun’dan doğan bir gereklilik olduğu, dolayısıyla Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Yönetmeliği ile bu kişilere Cumhuriyet savcılıkları nezdinde yeni bir görev verilmediği, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında kurulan çocuk bürolarının görevleri arasında “bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek” ile 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun kapsamında görevli aile mahkemelerinin görevleri arasında “kanunlarla verilen diğer görevler”in yer aldığı, bu kapsamda dava konusu ibarenin mevzuat yazım tekniğine uygun olarak hazırlandığı, bu ibarenin yazılması sayesinde değişen mevzuat ile ikincil mevzuatın uyumlu olmasının amaçlandığı, Yönetmelikte geçen bu ibare nedeni ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerinde görevli personelin kendi görev alanına girmeyen ve sınıflandırma ilkesine aykırı olan görev yükü ile karşılaşmayacağı anlaşıldığından dayanağı mevzuata aykırılık saptanmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Yönetmeliği, 30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, işbu kararın "davanın konusu" başlıklı kısmında belirtilen Yönetmelik maddelerinde yer alan "Cumhuriyet Başsavcılıkları", "Adli Destek Görevlisi" ve "diğer görevleri yapmak" ibareleri ile 34. ve 79. maddelerinin tamamının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Yönetmeliğin iptali istenen kısımları, davacının iddiaları çerçevesinde incelenmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Cumhuriyet savcılarının görevleri düzenlenmektedir. CMK’nın “Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi” kenar başlıklı 160 ıncı maddesine göre; “Madde 160 - (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun “Soruşturma” kenar başlıklı 15 inci maddesinde; “Madde 15 - (1) Suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır. (2) Çocuğun ifadesinin alınması veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında, çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir. (3) Cumhuriyet savcısı soruşturma sırasında gerekli görüldüğünde çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasını çocuk hâkiminden isteyebilir.” hükümleri yer almaktadır. Yine 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Teşkilat” kenar başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci bendine göre; “Adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu bulunan yerlerde Bakanlığa bağlı olarak Cumhuriyet başsavcılığının gözetim ve denetiminde müdürlük kurulur. İş durumu ve coğrafi konum gözönüne alınarak, adalet komisyonu bulunmayan yerlerde Bakanlık onayı ile müdürlükler veya müdürlüğe bağlı bürolar kurulabilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un, 7188 sayılı Kanunla değişik 5 inci maddesinde, Aile mahkemeleri, 1. Davanın esasına girilmeden önce veya davanın görülmesi sırasında, mahkemece istenen konular hakkında taraflar arasındaki uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapmak ve sonucunu bildirmek, 2. Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde duruşmada hazır bulunmak, istenilen konularla ilgili çalışmalar yapmak ve görüş bildirmek, 3. Mahkemece verilecek diğer görevleri yapmak, üzere tercihen; evli ve çocuk sahibi, otuz yaşını doldurmuş ve aile sorunları alanında lisansüstü eğitim yapmış olanlar arasından Adalet Bakanlığınca adliyelerde görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır. Bu görevlilerin bulunmaması, iş durumlarının müsait olmaması veya görevin bunlar tarafından yapılmasında hukukî veya fiilî herhangi bir engel bulunması ya da başka bir uzmanlık dalına ihtiyaç duyulması hallerinde, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar veya serbest meslek icra edenlerden yararlanılır. Bu uzmanlar, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenen hâkimin reddi sebeplerine göre reddolunabilir. Madde de açıkça belirtildiği üzere, davanın esasına girilmeden önce veya davanın görülmesi sırasında, mahkemece istenen konular hakkında taraflar arasındaki uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapmak ve sonucunu bildirmek, mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde duruşmada hazır bulunmak, istenilen konularla ilgili çalışmalar yapmak ve görüş bildirmek ve mahkemece verilecek diğer görevleri yapmakla görevli bu uzmanlar, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenen hâkimin reddi sebeplerine göre reddolunabilmektedir. Görüldüğü üzere aile mahkemelerince verilen görevleri yerine getirecek psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıların adliyelerde görevlendirilmesine ilişkin değişiklik 7188 sayılı Kanun ile yapılmıştır. Akabinde suç mağdurlarına sağlanan hizmet ve yardımlara ilişkin esasları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine dair görev, yetki ve sorumlulukları düzenlemek amacıyla 10/06/2020 tarihinde 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlanmıştır. 63 sayılı CBK’nın “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre; “Adli destek görevlisi: Adalet Bakanlığı ve adliye bünyesinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı kadrolarında çalışanları” ifade eder. Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerinde görev yapan personelin başta 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun kapsamında görevleri bulunmaktadır. 5395 sayılı Kanun’un “Sosyal çalışma görevlilerinin görevleri” kenar başlıklı 34 üncü maddesine göre; “(1) Sosyal çalışma görevlilerinin görevi; a) Görevlendirildikleri çocuk hakkında derhâl sosyal inceleme yapmak, hazırladıkları raporları kendilerini görevlendiren mercie sunmak, b) Suça sürüklenen çocuğun ifadesinin alınması veya sorgusu sırasında yanında bulunmak, c) Bu Kanun kapsamında mahkemeler ve çocuk hâkimleri tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmektir." Yine 4787 sayılı Kanun’un “Uzmanlardan yararlanma” kenar başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü bendinde de “mahkemece verilen diğer görevleri yapmak” hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Hukukun genel ilkeleri arasında yer alan normlar hiyerarşisi gereği, kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği kabul edilmektedir. Yargı hizmetleri, adaletin sağlanması amacıyla yürütülen kamusal faaliyetlerin tamamıdır. Bu hizmetler, hukuk sisteminin işlerliğini sağlayan, insanların haklarını arayabilmesi ve adaletin yerine getirilmesi için gerekli olan tüm süreçleri kapsar. Yargı hizmetleri kapsamına, adaletin sağlanması için gerekli olan tüm adli süreçlerin düzenlenmesi de dahil, hukukun uygulanması ve mağdur haklarının korunması girmektedir Adli destek görevlileri, adalet sistemine dair işlemlerde, özellikle de mağdurlara ve tanıklara yardımcı olmakla sorumlu olan kamu hizmeti görevlileridir. Bu kişiler, mağdurların ve tanıkların hakları, güvenliği ve psikolojik destek açısından bilgilendirilmesi, işlemlerin doğru şekilde yürütülmesi için yardımcı olurlar. Ayrıca, mağdurların mahkemeye çıkarken karşılaşabileceği zorlukları hafifletmek amacıyla çeşitli destekler sunarlar. Mağdur hizmetleri, suç mağdurlarının korunması, rehabilitasyonu ve desteklenmesi amacıyla sunulan çeşitli sosyal, hukuki ve psikolojik hizmetleri ifade eder. Bu hizmetler, suç mağdurlarının fiziksel, psikolojik, ekonomik ya da sosyal açıdan yaşadığı olumsuz etkilerin giderilmesine yönelik olabilir. Mağdur hizmetleri, genellikle polis, savcılık, mahkeme gibi adli birimlerle işbirliği içinde yürütülür ve mağdurların adalet sistemine katılımını kolaylaştırmak için çeşitli rehberlik hizmetleri sunar. Adli destek görevlileri, mağdur hizmetlerinin sağlanmasında aktif rol alırlar ve mağdurların adalet sürecinde yalnız kalmamalarını sağlamaya çalışırlar. Adliyede görevli psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar, adalet sisteminin bir parçası olarak, özellikle mağdurların ve şüphelilerin psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için çalışırlar. Bu meslek gruplarının her birinin kendine özgü görev ve sorumlulukları bulunmakla birlikte ortak işlevi yargı hizmetlerinin mağdurlara, tanıklara süreçte refakat etme, katkı sağlama ve destek olma fonksiyonlarının bulunmasıdır. A- Dava konusu Yönetmeliğin tüm maddeleri bakımından hasren ve davacının iddiaları doğrultusunda iptali istenen ibarelerin incelenmesi: 1-"Cumhuriyet Başsavcılıkları" ibaresi ile "diğer görevleri yapmak" ibaresinin geçtiği düzenlemeler ve "Cumhuriyet Başsavcılıkları Nezdinde Görevlendirme" açısından; Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerinin Cumhuriyet Başsavcılıklarının idari denetimine tabi olmasının, mevcut mevzuata ve yargı denetimi ilkesine uygun olduğu Cumhuriyet Başsavcılıkları'nın yargı hizmeti sunumu bakımından teşkilatın aynı zamanda idari amiri olması, bu nedenle yasal çerçevede yapılan gerekli düzenlemelerin bilirkişi raporlarının tarafsızlığına gölge düşürmeyeceği, bununla birlikte, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerinin Cumhuriyet başsavcılıklarının idari denetiminde kurulacağı düzenlenmiş olmasının yasal çerçevede herhangi bir değişiklik yapılmaksızın, mevcut uygulamanın sadece idari yönünü güçlendirmeyi amaçladığı ve söz konusu personelin bağımsız raporlar düzenleme yetki ve görevlerine müdahale fonksiyonu taşımadığı anlaşılmaktadır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca, çocuğun ifadesinin alınması ve çocuğa ilişkin diğer işlemler sırasında psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının yanında bulunması gerektiği belirtilmiş olmakla "diğer görevleri yapmak" ibaresinin de görev tanımına getirilen yeni bir ibare olmadığı gibi görev tanımları bakımından 657 sayılı Kanuna ve diğer üst normlara aykırılık taşımadığı sonucuna varılmıştır. 2-"Adli Destek Görevlisi" İbaresi ile "Adli Destek Görevlisi ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü" olarak oluşturulan birim kadrosuna alınarak Görevlendirme açısından: Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Yönetmeliği ve 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde, psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının daha önce sadece aile ve çocuk mahkemelerinde görev aldığı, ancak yapılan değişiklikle bu uzmanların diğer mahkeme ve Cumhuriyet başsavcılıkları nezdinde de görev yapabileceği belirtilmiştir. Bu düzenleme, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı olarak çalışan personelin yargı hizmetlerinin etkinliği ve veriminin artırılması mağdur ve tanıklara gerekli desteği sağlanması amacıyla 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca görev alanını genişleterek, uzman ihtiyaçlarını karşılamak için yönetmelik ile gerekli değişiklik yapılmış ve personelin farklı unvanlar yerine Adli Destek Görevlisi olarak düzenlenmiştir. Öte yandan, görevde yükselme ve kadro bakımından 657 sayılı Kanuna uygun olmadığı iddiaları bakımından idarenin savunmalarından Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği çerçevesinde, psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarına dair herhangi bir düzenleme bulunmamakla birlikte, 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kadro artışı yapıldığı, görev alanlarının yargılama sürecine yönelik olarak artırılması nedeniyle adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine ilişkin yapılan kadro düzenlemesi ile Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin eki olan cetvel ile daha fazla uzman alımının planlandığı anlaşılarak bu yönüyle davaya konu yönetmelik maddeleri ve iptali istenen ibarelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davaya konu yönetmelikte iptali isteminde bulunulan ibarelerin söz konusu düzenlemenin ikincil mevzuatla uyumlu olduğu ve mevzuat yazım tekniğine uygun şekilde hazırlandığı anlaşılarak Adli Destek Ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinde görevli personelin görev alanına girmeyen ve sınıflandırma ilkesine aykırı olan bir görev yükü ile karşılaşılmayacağı, yapılan düzenlemelerin, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ve diğer ilgili mevzuat ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 17/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. denetim //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };