T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1557 - 2026/408 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1557 KARAR NO : 2026/408 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/06/2025 NUMARASI : 2024/564 Esas - 2025/388 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06/04/2026 Mahalli mahkemesince verile…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1557 - 2026/408 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1557 KARAR NO : 2026/408 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/06/2025 NUMARASI : 2024/564 Esas - 2025/388 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06/04/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ZMMS kapsamında sigortalı olan, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araçla sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın 20.05.2019 tarihinde çarpışmaları sonucu meydana gelen kazada sürücü ...'ın aracında yolcu olan davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 900 TL sürekli iş göremezlik zararı, 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte teselsül hükümlerine göre davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 70.571,70 TL olarak artırmış, kaldırma kararından sonra yeniden yapılan yargılamada davacı Düriye’nin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 285.981,62TL olarak artırmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan ilk yargılamada; davanın kabulüne, 60.338,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 10.233,60 TL bakıcı gideri tazminatı toplamı olan 70.571,70 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 22/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiş, Dairemizin 2023/314 E. - 2024/875 K. nolu 03/07/2024 tarihli ilamı ile kararın ‘mahkemece öncelikle kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının net ve ayrıntılı olarak belirlenebilmesi için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması, akabinde önceki raporu tanzim eden aktüer bilirkişiden yukarıda açıklanan hataların da giderilmesi ve belirlenecek kusur durumunun da gözetilmesiyle dava konusu edilen tazminat miktarına ilişkin ek rapor alınmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi’ gerektiği gerekçesiyle kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne, 285.981,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 10.233,60 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 296.215,52 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 22/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; karşı yan lehine usuli kazanılmış hak oluşturmaması açısından, kararı istinaf ettiklerini, davacının hak ettiği tazminatın daha fazla olduğunu, herhangi bir kaldırma kararı verilmesi halinde son tarihli asgari ücrete göre hesap yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davanın kısmi dava olarak açıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmaması sebebiyle yapılan ikinci talep artırım dilekçesinin hükümde nazara alınamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece, verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 20.05.2019 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...’in kural ihlali olduğu, sürücü ...’ın kural ihlali olmadığının belirlendiği, davacının kaza esnasında sürücü ...’ın aracında yolcu konumunda olduğu, mahkemece dosya kapsamında teselsül hükümlerine göre talepte bulunulduğundan kusur raporu alınmasına gerek görülmediği, Hendek 1.ASCM’nin 2020/101 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'in asli kusurlu, sürücü ...'ın tali kusurlu olduğunun belirlendiği, sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı şirket tarafından ZMM Sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınan 03/02/2021 tarihli rapor uyarınca davacının kaza sonucu her iki femur fraktürü niteliğindeki yaralanması sonucu engel oranının %9 olduğu, geçirdiği trafik kazası ile nedensellik bağı olduğu, 120 gün sürekli bakıma ihtiyacı olduğunun belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca davalı tarafça sigortalanan araç sürücüsünün %100 kusur oranı ile davacının %9 engel oranına istinaden 60.338,10 TL sürekli iş göremezlik zararı, 120 gün bakıcı ihtiyacına istinaden 10.233,60 TL bakıcı gideri hesaplandığı, mahkemece kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunu, dava dışı sürücü ...'ın kusursuz olduğunun belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan ek rapor uyarınca davacı lehine 285.981,92 TL sürekli iş göremezlik zararı, 120 gün bakıcı ihtiyacına istinaden 10.233,60 TL bakıcı gideri hesaplandığı,mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve olayın oluşu ile uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunu, dava dışı sürücü ...'ın kusursuz olduğunun belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun, denetime elverişli bulunmasına, buna göre davacının kaza sonucu her iki femur fraktürü niteliğindeki yaralanması sonucu engel oranının %9 olduğu, geçirdiği trafik kazası ile nedensellik bağı olduğu, 120 gün sürekli bakıma ihtiyacı olduğunun belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına göre istinaf eden taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte Yargıtay HGK'nın 2021/485 Esas - 2021/971 Karar sayılı kararında fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açılan davanın "Belirsiz Alacak Davası" kabul edilip edilemeyeceği değerlendirilmiş, gerekçesinde; "Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya ise kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukukî ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesinde kısmi dava türü düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Kısmi dava madde 109; (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez”. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulu'nun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 E., 2003/271 K. sayılı kararı; ayrıca bkz., Pekcanıtez, H.: Medeni Usul Hukuku, C.II, 15. baskı, İstanbul 2017, s.1000). Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu'nun 16.05.2019 tarihli ve 2016/22-1166 E. - 2019/576 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir. Davanın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açılmış olması halinde dava kısmi dava olup, davanın, özel bir dava türü olan ve HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen "belirsiz alacak davası" olarak açılması için dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiğinden, kısmi dava niteliğindeki davada dava değeri ancak ıslah yolu ile bir kez artırılabilir (Yargıtay HGK'nın 2021/485 E. - 2021/971 K. sayılı emsal kararı) bu nedenle kısmi davada dava değerinin artırılmasına yönelik ilk dilekçesinin talep artırım, ikinci dilekçenin ıslah olarak kabul edilmesine olanak da bulunmamaktadır." denilerek, davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açılmadıkça, dava belirsiz alacağa konu edilebilecek alacak dahi olsa belirsiz alacak davası olarak kabul edilmeyeceği kabul edilmiştir. Somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olduğunu açıkça belirtmemiş olması karşısında,davanın kısmi alacak davası mahiyetinde olması nedeniyle kaldırma kararı sonrası davacı vekili tarafından sunulan ikinci dilekçenin ıslah olarak kabul edilmesine olanak da bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece anılan durum gözetilmeden ikinci dilekçe nazara alınarak yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf konusu yapılmayan kısımlar baki kalmak üzere yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı vekili tarafından kaldırma kararından önce sunulan ilk ıslah dilekçesi kapsamında kalınarak karar verilmesi suretiyle kararın düzeltilmesiyle, HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 17.06.2025 tarihli, 2024/564 Esas - 2025/388 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davanın KABULÜNE, 60.338,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 10.233,60TL bakıcı gideri tazminatı toplamı olan 70.571,70 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 22/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 4.820,75 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harç ile 241,00 TL +778.48 TL =1.019,48 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.078,78 TL'nin mahsubu ile noksan olan 3741,97 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 1.078,78 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 736,20TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılması gereken 732.00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL’nin mahsubu ile bakiye 116.60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 300,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.