Ceza Genel Kurulu 2019/388 E. , 2020/332 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ceza Dairesi Sayısı : 1617-998 Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'nun TCK’nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 109/2, 109/2-b, 109/5, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Kocaeli 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.03.2018 tarihli ve 154-157 sayılı hükmün sanık müdafisi…
**Ceza Genel Kurulu 2019/388 E. , 2020/332 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ceza Dairesi Sayısı : 1617-998 Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'nun TCK’nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 109/2, 109/2-b, 109/5, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Kocaeli 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.03.2018 tarihli ve 154-157 sayılı hükmün sanık müdafisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince 29.05.2018 tarih ve 1617-998 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 25.02.2019 tarih ve 2204-2622 sayı ile "...hüküm kurulduğu sırada 109/3-b maddesi yerine 109/2-b yazılması yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır." eleştirisiyle temyiz isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 10.06.2019 tarih ve 48032 sayı ile; “Sanık ... ile diğer sanık ...’nun kardeş oldukları, sanık ... ile katılan ... ...’nun bir süre duygusal arkadaşlık yaptıkları, ancak katılanın ailesinin sanık ...’nu istememesi nedeniyle katılanın ... ile görüşmesini sonlandırdığı, sanık ...’nun buna rağmen katılanın peşini bırakmadığı, yolda gördükçe katılana laf attığı ve katılanı takip ettiği, katılanın sanık ... ile ilişkisini tamamen sonlandırması ve hiçbir şekilde iletişim kurmaması nedeniyle sanık ...’in, katılanın başka bir erkekle görüştüğü inancına kapılarak katılanı kaçırmaya karar verdiği, durumu kardeşi olan ...’na bildirdiği ve sanık ...’nun da bu karara destek verdiği, verilen bu karar doğrultusunda 05.01.2018 tarihinde akşam vakti Gebze ilçesinde işinden evine dönen katılanın şüpheli ...’nun kullandığı ... Vito marka araç ile katılanın yanına yaklaşıp, kolundan tutup çekerek araca bindirdiği, daha sonra aracın planlandığı gibi Hereke yakınlarında başka bir araç ile bekleyen ve hakkında beraat kararı verilen ...’ın bulunduğu noktaya gittikleri, sanık ...’in...marka aracı sanıklar... ve Fatih’e bıraktığı, sanıkların katılanı bu araca bindirdikleri, ... tarafından kullanılan bu araç içerisinde sanık ...’in katılanla konuşarak onu ikna etmeye çalıştığı ancak başaramayınca Başiskele de bulunan bir eve götürdüğü, olay tarihinden bir gün sonra 06.01.2018 tarihinde yakalanan sanık ...’in yer göstermesi üzerine katılan tutulduğu evde bulunarak ailesine teslim edilmiştir. Kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçu bakımından etkin pişmanlık niteliğinde olan 5237 sayılı TCK’nın 110. maddesinin uygulanabilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir: