Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/10379 E. , 2024/6313 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10379 Karar No : 2024/6313 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/10379 E. , 2024/6313 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10379 Karar No : 2024/6313 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde yalnızca geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, herhangi bir terör örgütüyle irtibat ve iltisakının olmadığı, Bank Asya hesabındaki işlemlerinin olağan bankacılık faaliyeti olduğu, talimatla para yatırdığını ispata yarar somut delil bulunmadığı, Bank Asya'dan konut kredisi kullandığı, haksız kesilen paranın kendisine şikayeti üzerine banka tarafından ödendiği, sendikal örgütlenmenin Anayasal hak olduğu, devletin izni ile kurulmuş yasal sendika, dernek, okula ve basın kuruluşuna ilişkin tespitlerin hukuka aykırı olduğu, 2013 yılından önce çalışma kayıtlarının olduğu, Cihan Medya A.Ş'ne para akışı ile ilgili paranın nasıl şirket hesabına geçtiğini bilmediği, hakkında devam eden kovuşturmanın gerekçe olarak gösterilmesinin ise masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği, devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, Anayasa'da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan birçok temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halind mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçu isnadıyla yürütülen kovuşturmasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararıyla anılan Mahkeme kararının kaldırılarak davacının beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmış olup, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan yürütülen ceza yargılamasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacaktır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Tanık Ö. T. ilk derece mahkemesince Dairemiz bozma kararından önce alınan: "Ben de Aktif Eğitim Sen sendikasının üyesiydim, sanığı da buradan tanırım, ben sanık ile birlikte sendika bünyesinde yapılan Kuran öğrenme programlarına katıldım, sanık bize Kuran öğretiyordu, yapılan programdan sendikanın bilgisi vardı, ben bu programı organize ediyordum, matematik öğretmeni olduğum için Kuran-ı Kerim öğrenme noktasında sıkıntı yaşadık, bundan dolayı sanıktan yardım talep ettik, bu programa O. K., D. D. ve S. T. isimli şahıslar Kuran öğrenmek için katıldı, örgütsel sohbetler olmadı, sanık hakkında örgüt üyeliği yönünde bir bilgiye sahip değilim, bilgim ve görgüm bundan ibarettir" Tanığın soruşturma aşamasındaki ifadesi okundu kısmi çelişki nedeniyle sorulduğunda: "Kahramanmaraş KOM Şube Müdürlüğü'nde şüpheli olarak vermiş olduğum beyanım doğrudur, belirtmiş olduğum bu hususlar 2015-2016 yıllarını kapsamaktadır, her ne kadar "sohbet" ifadesi geçmiş ise de, ben Kuran-ı Kerim öğretmeyi kastettim, ben silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandım ve hakkımda etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildi" şeklindeki beyanı, Tanık Ö. T. 11/06/2021 Tarihli ilk derece mahkemesince alınan: "Ben daha önce sanıkla ilgili beyanlarda bulunmuştum. Sanık bizim organize ettiğimiz 4 kişilik grupta ilgileniyordu, sanık ricamız üzerine Kuran dersi vermişti, Kuran dersi sendikanın faaliyetleri kapsamında verilmişti, örgüt tarafından oluşturulan bir grup yoktu, benim gördüğüm faaliyet örgütün dışında bir faaliyetti, sanığın örgütsel anlamda sorumlu olduğu bir grup yoktu, Kuran dersi faaliyeti kapsamında bu grupta S. T., O. K. ve T. D. isimli şahıslar vardı, bu şekilde benle birlikte Kuran dersi alan dört kişi vardı" şeklindeki beyanı, Tanık D. D.'nin ilk derece mahkemesince alınan: "Hakkımda silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden dosyam bulunmaktadır, sanığı Aktif Eğitim Sen sendikasından tanırım, bu sendikaya ben de üyeydim, sanık ile sendika faaliyetlerinde tanıştım ve samimiyetimiz ilerledi, faaliyetlerden kastım, sendikanın düzenlediği çocuklara yönelik faaliyetlerdi, ben örgütsel sohbetlere hiç katılmadım, sanığın sohbetlere katılıp katılmadığını bilmiyorum, sendikanın 2015-2016 yılları içerisinde Kuran-ı Kerim öğretim ve eğitim faaliyeti vardı, Ö. T. de kendi evinin müsait olduğunu söyledi, bu evde iki üç kez Kuran-ı Kerim eğitimlerine katıldım, Kuran-ı Kerim eğitimini sanık veriyordu, bu program çerçevesinde örgütsel sohbet yapılmıyordu" Tanığa ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde vermiş olduğu ifadesi okundu sorulduğunda: "Önceki ifadelerim doğrudur aynen tekrar ederim" şeklindeki beyanı, Tanık S. T.'nin ilk derece mahkemesince alınan: "Benim hakkımda FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen yargılama vardır, dosyamda Aktif Sen isimli sendikaya üye olduğum ve Bank Asya'da hesabımın bulunduğu iddiası bulunmaktadır, ben ihraç olmadan önce 2012-2016 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı'nda bağlı olarak rehberlik ve psikolojik danışmanı öğretmeni olarak görev yapıyordum, Aktif Sen isimli sendikada üyeliğim vardır, Aktif Eğitim Sen'in Kuran-ı Kerim öğretme etkinliği vardı, sanık da Kuran-ı Kerim eğitimi veriyordu, dört - beş defa bu eğitime gittim, sanığı bu nedenle tanırım, sadece Kuran-ı Kerim etkinliği bulunuyordu, sohbet adı altında herhangi bir faaliyet olmadı, bu 2015 yılının ilk iki ayında olan bir husustu, sanık dışında Kuran-ı Kerim eğitimi vermeye gelen başkaca kimse olmadı, benim bulunduğum bu etkinliklerde D. D., Ö. T. vardı, daha sonra bu etkinlik devam etmedi, tanık hakkında bilgim ve görgüm bundan ibarettir" Tanığa Kahramanmaraş 4.ACM'de tanık sıfatıyla alınan beyanı okunup kısmi çelişki olduğu anlaşılmakla tanık S. T.'den sorulduğunda: "2015-2016 yıllarında dört beş defa Kuran-ı Kerim etkinliğine katıldım, aradan altı ay geçtiği için hangi tarihler arasında katıldığımı tam hatırlayamadığım için yukarıdaki şekilde izahta bulundum, O. K.'yi tanımıyorum, sonradan bu kişinin de bir - iki defa bu etkinliğe katıldığını duydum, benim bilgim bundan ibarettir" şeklindeki beyanı, Tanık O. K.'nın ilk derece mahkemesince alınan: "Hakkımda ...Ağır Ceza Mahkemesi'nce silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı istinaf aşamasındadır, hakkımda Aktif Sen isimli sendikaya üye olma, gazete aboneliği ve Ö. T. isimli şahsın beyanları mevcuttu, ben ihraç olmadan önce 2010-2016 yılları arasında Kahramanmaraş'da İngilizce öğretmeni olarak görev yaptım, Aktif Sen isimli sendikaya üyeydim, sanığı iki - üç kez Ö. T.'nin evinde gördüm, Ö. T. sendika tarafından yaptırılan Kuran-ı Kerim eğitimi etkinliğini organize eden şahıstı, iki - üç defa Kuran-ı Kerim eğitimi için Ö'nün evine gitmiştim, eğitimi Ö. T veriyordu, sanık ,,, ile orada karşılaştım, sanığı da benim gibi çağırmıştı, Kuran-ı Kerim eğitimi verme gibi bir durumu yoktu, Kuran-ı Kerim eğitimi için gittiğimde D. D. ve S. T.'de vardı, S'yi daha önce tanımıyordum, ilk defa orada karşılamıştım. D. ise sendikanın çocuklar ile ilgili bir etkinliğinde görmüştüm, bu nedenle daha önceden tanıyordum, Kuran-ı Kerim eğitimi dışında sohbet adı altında başkaca bir faaliyet olmadı, Ö. T.'nin bildiğim kadarıyla örgütle bir ilgisi yoktu, ,,,'nun bahsetmiş olduğum Kuran eğitimi öncesinde tanımıyordum" lüzumuna binaen tanık O. K'dan sorulduğunda: "Kuran-ı Kerim eğitimi 2015'in başlarında oldu, o tarihlerde "sohbet" kelimesinin FETÖ ile irtibatlı olduğunu bilmiyordum, bunun ne demek olduğunu yargılamalar esnasında öğrendim, yine o tarihlerde "himmet"in ne demek olduğunu bilmiyordum, yargılamalar sırasında öğrendim" Tanık O. K'ya Kahramanmaraş CBS'de vermiş olduğu ifadesi okunup çelişki nedeniyle tanıktan sorulduğunda: "Bu beyanım doğrudur, A. B. isimli şahsı bu toplantılarda bir defa görmüştüm" Tanık O. K.'ya Kahramanmaraş 4.ACM'de tanık sıfatıyla vermiş olduğu ifadesi okunup çelişki nedeniyle tanıktan sorulduğunda: "Bu beyanım da doğrudur, savcılıkta ifade etmiş olduğum ... isimli kişi bu dosyada sanık olarak yargılanan ,,,'dur" lüzumuna binaen tanık O. K.'dan sorulduğunda: "Ben 2012-2013 yılları arasında Ö. T. ile FETÖ sohbetlerine katıldım ancak ismi geçen diğer arkadaşlarla 2015 yılında Kuran-ı Kerim eğitimine katıldım" şeklindeki beyanları dosyada mevcuttur..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.