13. Hukuk Dairesi 2015/9672 E. , 2016/10667 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı şirket ile aralarında ceviz içi alımı için sözleşme imzalandığını, davalı tarafından teslim edilen ürünlerin …
**13. Hukuk Dairesi 2015/9672 E. , 2016/10667 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı şirket ile aralarında ceviz içi alımı için sözleşme imzalandığını, davalı tarafından teslim edilen ürünlerin sözleşme ve şartname koşullarına uygun olmadığını, mal iade ve değişimi yapıldığını ancak teslim edilmesi gereken ikinci bölümünde davalı tarafından teslim edilmediğini, yapılan ihtara rağmen edimin ifa edilmediğini ve bu nedenle yeniden ihale yapmak zorunda kaldıklarını ve dava dışı başka bir şirket ile sözleşme yapıldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla iki ihale arasındaki farktan kaynaklanan 7.290,00 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 6.540,00 TL nin 21.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek ... avansı faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 297. maddesinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış; 297. maddenin 2. fıkrası ile "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmü getirilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek Mahkemece, kısa kararda “davanın kısmen kabulü ile 6.540,00 TL nin faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” yazılmasına rağmen, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise “ davanın kısmen kabulü ile 6.540,00 TL nin 21.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verildiği, ve hükmedilen faizin türü ve başlangıç tarihinin açıkça kısa kararda belirtilmediği ve böylece kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 297. maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirmiştir. 2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 112,00 TL harcın davalıya iadesine, 18/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.