1. Ceza Dairesi 2022/8825 E. , 2022/9411 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM :İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2019 tarih, 2019/474 Esas ve 2019/496 sayılı kararı ile; sanık ... hakkında: maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair karar. TÜRK MİLLETİ ADINA Sanık ... hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair ... 10.…
**1. Ceza Dairesi 2022/8825 E. , 2022/9411 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM :İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2019 tarih, 2019/474 Esas ve 2019/496 sayılı kararı ile; sanık ... hakkında: maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair karar. TÜRK MİLLETİ ADINA Sanık ... hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair ... 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bozma üzerine kurulan hükmün, katılan ... vekili ile katılan ... tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 15/06/2022 tarih, 2022/1718 Esas ve 2022/5067 karar sayılı ilamı ile oy çokluğu ile onanmasına karar verildiği, Dairemizin 15/06/2022 tarih, 2022/1718 Esas ve 2022/5067 karar sayılı hükmünün oy çokluğu ile onanmasına ilişkin ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15/09/2022 tarih, KD - 1-2019/135521 sayılı itiraznamesi ile; “Dava konusu olayda, Yüksek Daire ile Başsavcılığımız arasında uyuşmazlık konusu olan husus, sanık ... ...'ın eşini kasten öldürme suçunun sübutuna ilişkindir. Oluşave dosya kapsamına göre; Sanık ...'ın maktul ... ile resmen evli oldukları, sanık ...'ın evlilik birliğine sadakat Esas No : 2022/8825 göstermediği, maktulün kardeşlerinin bu nedenle maktulle görüşmedikleri, sanık ...'ın 24/04/2013 günü saat 12.15 sıralarında emniyete yaptığı ihbar üzerine emniyet güçleri ve olay yeri inceleme ekibinin olay yerine gittiklerinde, maktulün ikametinde bıçakla öldürüldüğünün ortaya çıktığı, evde yapılan parmak izi incelemesinde; olay yerinde sanık ...'ın parmak izlerinin mevcut olduğu, soruşturma sırasında, mutfak giriş kapısı söve kısmı üzerinden elde edilen parmak izinin ise, bu dosyada sanık sıfatıyla yargılanıp, beraatine hükmedilen ...'ın parmak iziyle aynı olduğu, ...'ın ifadesinde, sanık ... ile arkadaşları vasıtasıyla tanıştığını, sanık ...'ın hayat kadını olduğunu, Pendik te bir evde kendisiyle cinsel ilişkide bulunduğunu, ilişkinden sonra banyo yaptığını, parmak izinin bu şekilde kalmış olabileceğini, maktulü tanımadığını, kimin öldürdüğünü bilmediğini belirttiği anlaşılmıştır. Sanık ... ile maktulün ikamet ettikleri apartmanın yöneticisi olan tanık ..., olayın gerçekleştiği 23/04/2013 günü saat 22.30 sıralarında maktulün evinden kavga seslerinin geldiğini, ikaz etmek için maktul ile sanığın kaldığı dairelerine çıktığını, ancak kapıyı açmadıklarını, bir gün sonra saat 13.00 gibi polisler gelince olayı öğrendiğini, maktulü kimin öldürdüğünü bilmediğini, sanık ...'ın hayat kadını olarak çalıştığını, apartmana birçok giren kişiler olduğunu, maktulü de sanık ... arasında daha önce de kavgalar olduğunu bildiğini söylemiştir. Sanık ... olay gecesi eve geldiğinde, eşini evde ölü halde bulduğunu, evdeki kanları kendisinin sildiğini ve karakola giderek durumu anlattığını polislerin kendisiyle ilgilenmediğini söylemiştir. Görevli polisler ... ve ..., sanık ...'ın 23/04/2013 günü öğleden sonra karakola geldiğini, ancak "kocam bana bakmıyor, paraya ihtiyacım var" dediğini, kendilerinin de kadını kaymakamlığa gönderdiklerini beyan etmişlerdir. Tanık ... beyanında; Sanık ...'ı tanıdığını ölen ...'ın eşi olduğunu, olaydan bir gün sonra Pendik sahilinde otururken saat 12.00 sularında ...'ın gelip ağladığını, eşinin öldüğünü, kimsenin kendisine sahip çıkmadığını söylediğini, "benim kocamı vurdular, ölmüş" diye söylediğini, ...'ı alıp emniyete götürdüğünü beyan etmiştir. 01/07/2013 tarihli Polis kriminal raporunda, evin mutfak kısmında kaşıklık içerisinde yıkanmış halde bulunan bıçak üzerinde parmak izi bulunamadığı, bu nedenle bıçağı kimin kullandığının belirlenemediği ancak, yıkandığı halde kabza kısmında maktüle ait kan kalıntısının tespit edildiği bildirilmiştir. Olay yeri inceleme birimince evde yapılan araştırmalarda, maktule ait pantolonun kanlı bölgelerinde maktul ... sanığa ait DNA numuneleri karışık halde bulunmuştur. Sanık ... hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, ceza ehliyetinin tam olduğu tespit edilmiştir. Sanık ...'ın savunmalarında suçlamayı kabul etmediği, ancak bozmadan Esas No : 2022/8825 önceki yargılama sırasında 04/07/2018 tarihli celsede, sanığın, kimin işlediği sorulması üzerine "Minik çocuğun omzuna vurdu. Çocuk sonra ağlayıp özür diledi benden. Sonra yanımdan ayrıldı. Cinayeti ben işledim dedi." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede; sanık ... ...'ın 04/07/2018 tarihli celsede mahkeme huzurunda "cinayeti ben işledim" şeklinde ikrarda bulunması, eve geldiğinde kocasının bıçaklandığını gördüğünde öncelikle durumu yetkili mercilere ihbar etmek yerine evdeki kanları temizlemesi, olayda kullanılan ve kabza kısmının arasında maktule ait kan örneği bulunan bıçağı yıkayarak mutfaktaki kaşıklığa koyması, hiç kimseden yardım istememesi, durumu ilk olarak olay gecesinin ertesi günü öğlen vakti sahilde oturmakta olan tanık ...'e anlatması şeklindeki davranışlarının hayatın olağan akışına uymadığı, sanığın ikrarı ile bu ikrarı destekleyen aleyhine, mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delillerin varlığı karşısında, eşini kasten öldürme suçunu işlediğinin sübuta erdiği anlaşıldığından, atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi nedeniyle, usul ve yasa aykırı olan yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiği kanaatiyle, Yüksek 1. Ceza Dairesinin hükmün onanması kararına karşı sanık ... ... aleyhine itiraz olağanüstü yasa yoluna başvurulması gerekmiştir. ” gerekçe gösterilmek suretiyle itiraz yoluna başvurulduğu anlaşılmakla, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı Kanun'un 101. maddesi gereğince dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede; Gereği görüşülüp düşünüldü: Dairemizce verilen onama kararı usul ve yasaya uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden, İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2022 gününde üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Maktul ...'in kasten öldürüldüğü olayda yerel mahkemece sanık ...'ın müsnet suçtan delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar verilmiş olup verilen kararın Esas No : 2022/8825 aleyhe temyizi üzerine beraat kararının onanmasına dair dairemizin çoğunluk görüşüne sanığın resmi nikahlı eşini kasten öldürdüğü sübuta erdiğinden cezalandırılması gerektiği kanaati ile katılmıyorum. Şöyle ki; 1)Sanık son celsede "...cinayeti ben işledim" demek suretiyle Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda suçunu ikrar suçunu ikrar etmiştir. 2)Öldürme olayı 23.04.2013 gecesi gerçekleşmiştir. Olayın gerçekleştiği apartmanın yöneticisi olan tanık Kadir Oktay Güngör maktulün öldürüldüğü gün olan 23.04.2013 günü saat 22.30 sularında "maktulün dairesinden kavga sesleri geldiğini, ikaz etmek için maktul ile sanığın kaldığı dairelerine çıktığını, ancak kapıyı açmadıklarını, bir gün sonra saat 13.00 gibi polisler gelince olayı öğrendiğini söylemiştir. 3)Sanık olay gecesi eve geldiğinde "eşini evde ölü halde bulduğunu, evdeki kanları kendisinin sildiğini ve karakola giderek durumu anlattığını polislerin kendisiyle ilgilenmediğini" söylemiştir. Olay gecesi karakolda görevli polisler ... ve ... de olay gecesi sanık ...'ın karakola geldiğini ancak "kocam bana bakmıyor, paraya ihtiyacım var" dediğini, kendilerinin de kadını kaymakamlığa gönderdiklerini söylemişlerdir. 4)Dosyada bulunan 01.07.2013 tarihli kriminal polis laboratuvarınca düzenlenmiş raporun C bendinde sanıkla maktulün birlikte yaşadığı evde mutfakta kaşıklık ve bıçaklık kısmında yıkanmış halde bulunan ve ancak yıkandığı halde kabza kısmının kenarında kan olduğu belirlenen 28 no.lu bulgu olan bıçaktaki kanın maktul ...'e ait olduğu belirlenmiştir. Yani maktulü öldüren bıçak olaydan sonra sanık tarafından yıkanarak kaşıklığı konulmuştur. 5)Olay yeri inceleme birimince evde yapılan araştırmalarda kanlı olan maktule ait pantolonun kanlı bölgelerinde maktul ... sanığa ait DNA numuneleri karışık halde bulunmuştur. 6)Tanık ... beyanında; olaydan bir gün sonra Pendik sahilinde otururken saat 12.00 sularında daha önceden tanıdığı ... isimli bayanın gelerek kocasının bıçaklandığını kendisine anlattığını ve birlikte karakola geldiklerini, karakolun durumu öğrenince soruşturmaya başladıklarını anlatmıştır. Tüm bu tespitler ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/355 Esas sayılı dosyasının 04.07.2018 tarihli duruşmasında mahkeme heyetine "cinayeti ben işledim" şeklinde ikrarda bulunduğunun zapta geçtiği anlaşılmıştır. Sanık ikrarı tek başına kendisi aleyhine mahkumiyete yeterli olmasa da maktulün 23.04.2013 gecesi bıçaklanarak öldürüldüğü, sanığın maktulün kendisince öldürülmediğini, kendisi evde yokken maktulün kendi kendisini bıçakladığını söylemiş, ancak sanık eve geldiğinde kocasını bıçaklanmış görünce vakit kaybetmeden komşularına ve polise haber vermesi gerekirken öncelikle evdeki kanları temizlemesi, Esas No : 2022/8825 olayda kullanılan ve kabza kısmının arasında maktule ait kan örneği bulunan bıçağı yıkayarak mutfaktaki kaşıklık - bıçaklığa koyması olay gecesi sanığın evinde kavga seslerini duyan tanık Kadir Oktay Güngör de apartman yöneticisi olduğunu, uyarmak için maktulün dairesine çıktığını ancak kapıyı açmadıklarını söylemesi sanığın 23.04.2013 gecesi öldürülen kocasını gördüğü halde o gece karakola gitmesi ancak olayı anlatmaması, para yardımında bulunulmasını istemesi, sanığın eşini evde ölü halde görünce yaklaşık 13 saat hiç kimseden yardım istememesi, bir gün sonra öğlen vakti sahilde oturan tanık ...'e durumu ilk olarak anlatması da hayatın olağan akışına uymamaktadır. Belirttiğimiz tüm gerekçelerle sanığın müsnet suçu işlediğinin sübuta erdiği kanaatinde olduğumdan sanığın beraatine dair Yerel Mahkeme kararını onaylayan dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.02.12.2022 MUHALEFET ŞERHİ Dairemizin 15.06.2022 tarih ve 2022/1718 Esas ve 2022/5067 sayılı kararına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itiraz üzerine dosyanın incelenmesinde: Hakkında yargılama yapılan ve aleyhine itirazda bulunulan sanık ... ... hakkında suç ile illiyetini gösterir aleyhe deliller olduğu anlaşılmıştır. Şöyle ki: -Sanık ... maktül aynı evi paylaşmakta olup halen resmi olarak evlidir. Ancak bu sanık hakkında Beraat kararı verilen diğer sanık ... ile olaydan kısa süre önce tanımış ve cinsel birliktelik yaşamıştır. Karşılığında da ...'a maddi menfaat sağlamıştır. Hatta iffetsiz yaşam iddiasıyla maktulün ailesi sanık ile görüşmemektedir. -Sanığın, maktulün (eşinin) ölü olduğu yolunda evde yapılan incelemelerde, olayda kullanıldığı kabul edilen bıçağın ele geçtiği, bu bıçağın temizlenmeye çalışıldığı, maktüle ait pantolonun kanlı bölgelerinde sanığa ait DNA bulunduğu, cinayete ilişkin kanların temizlendiği, cesedin bir yerden diğer odaya taşındığı anlaşılmıştır. -Cinayetin işlendiği dairenin bulunduğu apartman yöneticisi tanık ... olayın meydana geldiği gün ve saat diliminde, daireden kavga sesleri geldiğini hatta ikaz için daire kapısına gittiğini, kapının açılmadığını söylemiştir. -Sanık ..., bozma sonrası 04.07.20218 tarihli celsede cinayeti itiraf etmiştir. Aşamalarda ortaya çıkarak birleşen tüm deliller çerçevesinde sanık ... ... yönünden beraat kararının kaldırılması, yerel mahkemenin beraate yönelik son kararının bozulması talebini içerir, Başsavcılık itirazının yerinde olduğunu değerlendirerek itirazın reddi yolunda görüş açıklayan sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 30.11.2022