8. Hukuk Dairesi 2016/14940 E. , 2017/15629 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmişse de; temyiz süresi içerisinde yapılmadığından mahkemece ek karar ile temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Ek karar hükmünün davalılardan ... ve ... vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine…
**8. Hukuk Dairesi 2016/14940 E. , 2017/15629 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmişse de; temyiz süresi içerisinde yapılmadığından mahkemece ek karar ile temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Ek karar hükmünün davalılardan ... ve ... vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili; vekil edenleri ile davalıların murisleri arasında 29.07.1996 tarih ve 09796 yevmiyeli ... 4. Noterliğinde yapılmış miras taksim sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmeye göre dava konusu 18 sıra 11 sayfa 140 ciltte kayıtlı 12/14 payının davacılara verildiğini davalıların taşınmazda herhangi bir hakları bulunmadığını, miras taksim sözleşmesine göre tüm mirasçıların kendilerine kalan taşınmazları kullandıklarını, kadastro uygulamasında tapu kaydı kapsamında kalan taşınmaza 128 ada 7 parsel numarası verildiğini, açıklayarak taşınmazın tapu kaydının 12/14 payının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalılar ... ve ... vekili; Taksim sözleşmesinin kadastro tespitinden önce yapıldığını, kadastro yapıldığı esnada sözleşmenin ilgililere verilmediğini, sözleşmeyi yapanların davalılar değil murisleri olduğunu, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını bu nedenle reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... ...; duruşmaya katılmakla davaya muvafakat verdiğini, dava konusu yerde kendi hissesinin de bulunduğunu beyan etmiştir. Mahkemece; ilk kararda, kadastro öncesi sebebe dayalı olarak açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.04.2014 tarih, 2013/7815 Esas ve 2014/6259 Karar sayılı ilamıyla “kadastro tespitinin 30.11.1995 tarihinde yapıldığı, 14.11.1996 tarihinde de kesinleştiği, miras taksim sözleşmesinin ise, 29.07.1996 tarihli olduğu, o halde talebin kadastro tespiti sonrası ve fakat kesinleşme öncesi sebebe dayandığı, 10 yıllık hak düşürücü sürenin somut olaya uygulanma olanağı bulunmadığı” gerekçesiyle yerel mahkemece verilen karar bozulmuştur.