4. Hukuk Dairesi 2009/5566 E. , 2010/2678 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/04/2003 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafı…
**4. Hukuk Dairesi 2009/5566 E. , 2010/2678 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/04/2003 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Başhekim olan davacı, şikayet amacıyla odasına gelen ve hasta yakını olan davalının, odada kendisini bulamayınca hakaret ederek kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek, davalıdan 7.000,00 YTL manevi tazminat alınmasını istemiştir. Davalı ise, ağabeyinin rahatsızlığı nedeniyle davacının başhekimi olduğu hastanenin acil servisine gittiğini, memurların hastasıyla ilgilenmediklerini, bunu şikayet amacıyla davacının odasına çıktığını, onu da bulamadığını, herhangi bir kişiyi kastetmeden yüksek sesle bağırmış olabileceğini ancak, davacıya hakaret etmediğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, söylediği sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu sonucuna varılan davalı, 3.000,00 YTL manevi tazminat ile sorumlu tutulmuştur.