Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1005 E. , 2024/17871 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1005 Karar No : 2024/17871 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta i…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1005 E. , 2024/17871 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1005 Karar No : 2024/17871 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının dosyada bulunan Bank Asya hesap hareketlerinin incelenmesinden, hesabın 21/11/2007 tarihinde açıldığı, mezkur hesapta sürekli ve rutin bankacılık işlemleri yapıldığı, örgüt liderinin talimatından önceki ve sonrasındaki hesap hareketleri arasında benzerlik bulunduğu, hesaba talimat tarihlerinde yatırılmış olmakla birlikte kısa bir süre içinde para çekme, fatura ödeme vb. işlemlerin gerçekleştirildiği, talimat doğrultusunda hesap artışı yapıldığına dair bir tespit bulunmadığı ve bankaya Devlet tarafından el konulmasından sonra da bankada para bulundurulduğu ve rutin bankacılık işlemlerinin devam ettiği görüldüğünden, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hesapta artış bulunmadığı ve hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olarak kabulünün gerektiği; ülkemizde ailelerin çocuklarını gönderdiği okulların seçiminde ekonomik, ailevi, okul başarısı vs -FETÖ/PDY ile ilgisi olmayan- sebepleri dikkate alabildiği, nitekim davacının bu yöndeki açıklamaları aleyhine bir delil bulunmadığı, Cihan Medya Dağıtım A.Ş ye ve Kimse Yok Mu Derneğine ödeme bilgisinin ise tek başına FETÖ/PDY ile irtibat için yeterli görülemeyeceği ve FETÖ/PDY ile irtibat rabıtasını kuracak nitelikte bulunmadığı, belirtilen nedenlerle davacının FETÖ/PDY ile irtibatını ortaya koyacak ve değerlendirmeye esas alınabilecek başka deliller olmaksızın yukarıda belirtilen hususların davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile itisakı veya irtibatını ortaya koyacak düzeyde bulunduğunun kabulünün ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı olduğu, davacı hakkında herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı hususları birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağının olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, Bank Asya'da 1319919 müşteri numarası ile açmış olduğu hesabın bakiyesinin 31/12/2013 tarihinde 0,00 TL iken, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte; mezkur hesaba 16/09/2014 tarihinde 1.401,49 TL, 16/12/2014 tarihinde 1.500,00 TL, 15/01/2015 tarihinde 1.400,00 TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu, ayrıca 04/02/2015 1.000,00 TL tutarlı 33 günlük katılım hesabı açtığı hususu da, yukarıda açıklanan hususla birlikte değerlendirildiğinde, davacının terör örgütünün amacına uygun tavır ve davranış sergileyerek çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğu, dolayısıyla anılan bankaya finansal destek/yardım sağladığı, ayrıca davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya A.Ş.'ye 15/11/2014-19/06/2016 tarihleri arasında toplam 947,60 TL ödeme bilgisinin bulunduğu, çocuklarının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumları arasında yer alan Özel Erkul İlkokulu ve Ortaokulunda 2015-2016 eğitim öğretim dönemine ilişkin kayıtlarının bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 18/06/2015-20/10/2015 tarihleri arasında 607,22 TL tutarında, İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığından temin edilen bilgilerde ise; 30/06/2014-03/10/2014 tarihleri arasında SMS yolu ile para gönderdiği bilgisinin yer aldığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Özel Kaynak Eğt. Sos. Hiz. San. ve Tic. A.Ş.'ye 10/05/2016-11/06/2016 tarihleri arasında toplam 4.500,00 TL ödeme bilgisinin bulunduğu, davacı hakkında yukarıda aktarılan tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, adil bir disiplin süreci yürütülmeksizin karar verildiği, rutin bankacılık faaliyeti kapsamında Bank Asya hesabına para yatırmış olmasının aleyhine delil olamayacağı, piyasada serbestçe dağıtım ve satışına izin verilen bir yayına abone olmanın ve kanunen faaliyetlerine izin verilen bir yardım kuruluşuna yapılan bağışın aleyhine değerlendirilemeyeceği, çocuklarının okul tercihlerini mevcut konumu itibarıyla kolay ulaşım imkanlarına sahip olması nedeniyle yaptığı ve başkaca amacının bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, UYAP ve Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası vasıtasıyla yapılan incelemede, davacı hakkında adli soruşturma veya kovuşturma kaydının bulunmadığı görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Bununla birlikte kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Zira Anayasa Mahkemesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla, 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir. Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen re'sen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün, hatta olayın niteliğine göre gereklidir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacının Bank Asya hesap hareketleri, çocuklarının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumlarında kayıtlarının bulunması, FETÖ/PDY'ye aidiyeti iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan şirkete ödeme bilgisinin bulunması, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme yapması ve Kimse Yok Mu Derneği'ne SMS ile para göndermesi ile ilgili tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Davacı tarafından bu tespit ve değerlendirmeler ile ilgili olarak; Bank Asya hesap hareketliliğinin FETÖ direktifleri ile ilgili olmadığı, Bank Asya hesabına her ay düzenli yatırdığı paraların, kişisel harcamaları ve ödemeleri gibi rutin işlemler için kullanıldığı; çocuklarını gönderdiği okulu ikamet adreslerine yakın olması nedeniyle tercih ettiği; Özel Kaynak isimli şirketin eğitim faaliyeti yürütmekte olduğu ve çocuklarını gönderdiği okula ilişkin ödemeler olduğu; Cihan Medya'ya yapılan ödemenin piyasada serbestçe dağıtım ve satışına izin verilen bir yayına abone olmaktan kaynaklandığı; Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılan bağışın kanunen faaliyetlerine izin verilen bir yardım kuruluşuna yapılan bir bağış olduğu ileri sürülmüştür. Davacının anılan iddiaları ile dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Davacı tarafından Bank Asya hesabının 2007 yılında açıldığı, örgüt liderinin talimatı öncesinde ve sonrasında söz konusu hesapta rutin işlemler yapıldığı, her ayın ortasında belirli bir miktar para yatırıldığı ve sonrasındaki süreçte bu paranın fatura ödeme, bireysel alışveriş gibi çeşitli işlemlerde kullanıldığı, Banka yönetiminin tamamının TMSF'ye devrinden sonraki süreçte de bankacılık işlemlerini benzer şekilde yürüttüğü görüldüğünden, davacının Bank Asya'daki bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı, Davacının çocuklarını FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumları arasında yer alan Özel Erkul Tunagür Ortaokulu'na eğitim saikiyle değil örgütsel saikle gönderdiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında yer almadığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı gerekçesiyle kapatılan Özel Kaynak Eğitim ve Sosyal Hizmetleri San. Tic. A.Ş.'ye yapılan ödemelerin, örgüte yardım amacıyla yapıldığına yönelik somut bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne gönderilen paraların, insani duygularla bağış amacı dışında örgüte mali destek sağlamak amacıyla yapıldığına dair dava dosyasında herhangi bir somut tespit bulunmadığı, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemelerin, gazete-dergi aboneliğinin dışında örgüte yardım amacıyla ve örgütsel saikle yapıldığına ilişkin tespit bulunmadığı anlaşıldığından, Dava Dairesinde dayanılan tüm bu hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacı hakkında herhangi bir adli soruşturma veya kovuşturma kaydının bulunmadığı görülmüştür. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılarak davanın reddine ilişkin temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda özetlenen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Davacının durumunun değerlendirilmesinden; Bank Asya'da 131... müşteri numarası ile açmış olduğu hesabın bakiyesinin 31/12/2013 tarihinde 0,00 TL iken, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte; 16/09/2014 tarihinde ... TL, 16/12/2014 tarihinde ... TL, 15/01/2015 tarihinde ... TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu, ayrıca 04/02/2015 ... TL tutarlı 33 günlük katılım hesabı açtığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya A.Ş.'ye 15/11/2014-19/06/2016 tarihleri arasında toplam 947,60 TL ödeme bilgisinin bulunduğu, Çocuklarının FETÖ/PDY'ye aidiyeti iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumları arasında yer alan Özel Erkul İlkokulu ve Ortaokulunda 2015-2016 eğitim öğretim dönemine ilişkin kayıtlarının bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 18/06/2015-20/10/2015 tarihleri arasında 607,22 TL tutarında, İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığından temin edilen bilgilerde ise; 30/06/2014-03/10/2014 tarihleri arasında SMS yolu ile para gönderdiği bilgisinin yer aldığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Özel Kaynak Eğt. Sos. Hiz. San. ve Tic. A.Ş.'ye 10/05/2016-11/06/2016 tarihleri arasında toplam 4.500,00 TL ödeme bilgisinin bulunduğu görülmüştür. Bu bağlamda, irtibat ve iltisak olarak değerlendirilen olguların bir bütün olarak değerlendirilmesinden; davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğu görüldüğünden, dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.