T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/2149 KARAR NO: 2025/1383 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 23/06/2022 NUMARASI: 2018/503 Esas - 2022/527 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere so…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/2149 KARAR NO: 2025/1383 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 23/06/2022 NUMARASI: 2018/503 Esas - 2022/527 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 30/10/2017 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... Bulvarı üzerinden ... istikametine seyir halindeyken müvekkili ...'e ... Bulvarı üzerinde, karşıdan karşıya geçerken çarptığını, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, olayla ilgili bacağına platin takıldığını, kazanın İzmir CBS'nın 2018/5677 Soruşturma ... karar numarasıyla soruşturmasının yürütüldüğünü, soruşturma esnasında alınan bilirkişi raporuna göre sürücü ...'ın kusurlu bulunduğunu, davalı sigorta şirketine zararın karşılanması için başvuruda bulunulduğunu, 01/02/2018 tarihli başvuruya istinaden taraflarına belli bir ödeme yapıldığını, fakat yapılan ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını, 02/04/2018 tarihinde davalı sigorta şirketine tekrar başvuruda bulunulduğunu, fakat yasal süre içerisinde cevap verilmediğini, belirtilen sebeplerden söz konusu davayı açma gereği hasıl olduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, ... plaka sayılı aracın davalı... Sigorta A.Ş şirketinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçeleri olduğunu, müvekkilinin kaza sebebiyle geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararın davalı sigorta şirketinden tazminini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydıyla ile 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden kusuru oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Genel şartlara uygun olarak tüm hasar evrakları ile birlikte usulüne uygun şekilde hasar başvurusu yapılması gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle dava masraflarından, faizden ve tüm ferilerinden sorumluluğunun ve temerrütünün bulunmadığının tespitini, sigortalı araç sürücüsünün aracın karıştığı kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise kusurunun bulunup bulunmadığının ve bulunuyor ise oranını tespitini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araç sürücüsünün aracın karıştığı kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığının ve bulunuyor ise oranının tespiti ve hesaplamanın TRH formülü ile yapılmasına, manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, sağlık ve bakıcı/tedavi giderleri yönünden müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığından bu husustaki davacı talebinin reddini, geçici iş göremezlik tazminatı müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığından bu husustaki davacı talebinin reddini, müvekkili şirketin temerrütü bulunmadığından faizin yasal faiz oranında ve dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, 2.316,85 TL geçici iş göremezlik ve 7.458,01 TL kalıcı iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 9.774,86 TL miktarındaki maddi tazminatın ZMSS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 14/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarının ayrı zarar kalemleri olması, müvekkili şirketin sürekli iş göremezlik yönünden davacının zararını davadan önce karşılaması sebebiyle KTK 111. maddesi gereğince sürekli iş göremezlik talebi yönünden davasının reddi gerektiğini, davacının sürekli iş görmezlik zararının, bu davadan önce karşılanmış olduğunu, ödenen bedel ile ödenmesi gereken bedel arasında fahiş fark bulunmadığını, davacının sürekli iş görmezlik zararının %99,6 oranında giderildiği nazara alınarak, davacının sürekli iş göremezlik talepleri yönünden davasının reddi gerekmekte iken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada alınan aktüer bilirkişi raporunda , aktif yaşam süresi sonu 65 yaş olarak alınmış, pasif yaşam 65 yaşında başlatılmış olduğunu, Yargıtay 'ın yerleşik kararları gereği , pasif yaşamın 60 yaşında başlaması gerektiğini, dosya kapsamında alınan aktüer raporuna itirazlarının giderilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 6 aylık geçici iş göremezlik süresi için tazminat hesaplandığını, zorunlu trafik poliçesi genel şartlarınca müvekkili şirket geçici iş görmezlik tazminatınında sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının AGİ hariç hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik süresi tazminatı belirlenirken fiili durumun dikkate alınması gerektiğini, fiilen tespit edilebilir bir durum varken varsayımsal veriler nazara alınamayacağını, davacının SGK hizmet dökümünün celbi ile fiili geçici iş göremezlik süresinin tespiti ile davacının zararının fiili geçici iş görmezlik süresine göre belirlenmesi gerektiğini, zorunlu trafik poliçesi genel şartlarınca müvekkili şirketin geçici iş görmezlik tazminatınında sorumlu olmadığını, davacının maluliyet oranına ilişkin alınan rapora kendileri tarafından itiraz edilmiş ve Adli Tıp Kurulu 2.İhtisas Dairesinden rapor alınması talep edildiğini, maluliyet raporuna itirazları giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından; 30.10.2017 günü, saat 12:30 sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Bulvarını takiben Basmane Gar istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan PTT önlerindeki yol bölümüne geldiği esnada, seyir istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ... 'e idaresindeki aracın ön kısımları ile çarpması sonucu dava konusu olayın meydana geldiği anlaşılmıştır.2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece resen dikkate alınması gerekir.Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için, davalının ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan miktar ile fiilen ödenen miktar arasında fahiş fark olup olmadığının denetlenmesi gerekir. Yapılan ödemenin yetersiz olduğu saptandığı takdirde, hesaplamanın yapıldığı tarihteki verilere göre tazminat hesabı yapılıp zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri hesaplanan güncel tazminattan düşülerek sonuç tazminat belirlenmelidir.TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı iş göremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). Bilirkişi raporundaki hesaplama dosya kapsamı ile uyumlu ve denetlenebilir olmakla geçici iş göremezlik hesabına ilişkin istinafın reddi gerekmiştir.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, davacının muayene ve tıbbi evrakları değerlendirilerek düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.Bu nedenle; davalı... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak ödemenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan ZMMS Genel Şartları ve poliçe başlangıç tarihinin genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden sonra ve ödemenin de 25.04.2018 de Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce gerçekleştiği dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak 1,8 Teknik Faiz uygulanıp hesaplama yapıldığı, davacının hesaplanan sürekli iş göremezlik zararının 2.856,91 TL olduğu, davalı... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 2.847,64 TL ödeme ile davacının sürekli iş göremezlik zararının %99,68 oranında karşılandığı belirtilmiş olmakla, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplama sonucu yapılan ödemenin davacının zararını karşıladığı, fahiş fark bulunmadığı bu nedenle ödemenin Karayolları Trafik Kanunun 111/2 gereğince yetersiz veya fahiş fark olarak kabul edilemeyeceği ve ibranamenin geçerli olduğunun kabulü gerektiğinden davanın sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Dairemizce kararın bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A- Davalı... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-a) Davanın kısmen kabulü ile, 2.316,85 TL geçici iş göremezlik tazminatının ZMSS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 14/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b) Kalıcı iş göremezlik tazminat talebinin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 579 TL harcın davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı tarafından sarf edilen 35,90 TL peşin harç ve 35,90 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 1.000 TL bilirkişi ücreti, 521,85 TL posta ve tebligat masrafları, 314,50 TL İstanbul Adli Tıp Kurumu kusur raporu ücreti, 100,00 TL İzmir Adli Tıp Kurumu maluliyet raporu ücreti, olmak üzere toplam 1.936,00 TL yargılama giderinin ret kabul oranına göre hesaplanan 458 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı tarafça yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider/delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 uyarınca belirlenen 2.316,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/3 uyarınca belirlenen 2.316,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı... Sigorta A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 72,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/09/2025