T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/623 - 2026/36 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/623 KARAR NO : 2026/36 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/12/2023 NUMARASI : 2022/103 Esas 2023/858 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 22.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29.01.202…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/623 - 2026/36 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/623 KARAR NO : 2026/36 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/12/2023 NUMARASI : 2022/103 Esas 2023/858 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 22.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29.01.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacılar vekili; 22.07.2020 tarihinde, davacılar desteği ...’ın yolcu olarak bulunduğu, davalı ... idaresindeki, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı motosiklet ile davalı ... 'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu ...’ın vefat ettiğini, kazaya ilişkin Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan kusur raporu ile kazanın meydana gelmesinde davalılardan ...'in asli kusurlu, davalı ...'ın tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ... plakalı aracın sigorta şirketi olan dava dışı ... Sigorta tarafından anne ... için 65.000,00 TL, baba ... için 45.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, bu nedenle davalı ...'ten destekten yoksun kalma tazminatı yönünden ibralaştıklarını belirterek belirsiz alacak davası olarak şimdilik davacılar ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta AŞ.den müteselsilen tahsiline, davacılar ... için 400.000,00 TL, ... için 400.000,00 TL, ... 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile, talebini davacı ... için 487.126,71 TL’ye, davacı ... için 204.009,23 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ... ve müteveffa ...'ın ağır ve müterafik kusuru bulunduğunu, müteveffanın gerek tek kişilik motora yolcu olarak binmesi gerekse de kask takmaması sebebiyle ağır ve müterafik kusuru ile kendi ölümüne sebebiyet verdiğini, müteveffanın ölümü ile davalının eylemi arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasının bekletici mesele yapılmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili; davacıların davalıya KTK'nın 97. maddesine uygun başvurusu bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın dava konusu trafik kazasında ağır kusuru ve ağır ihmali bulunduğunu, tek kişilik motora hatır taşıması ile kasksız şekilde seyahat ederek kaza anında karşılaşacağı riskleri üstlendiğini, desteğin kendi kusuruyla sebep olduğu zarardan davalı şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müteveffanın davacılara destekte bulunmakta olduğunu gösterir bir husus bulunmadığını, Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasının bekletici mesele yapılmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı ...’ın %30, davalı ...’in %70 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı, kök rapora davacı tarafın itiraz etmemesi nedeniyle davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle kök raporun hükme esas alındığı, desteğin kask takmamış olması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, davalılar ... ve ... Sigorta AŞ’nin süresinde hatır taşıması savunması yapmamaları nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılmadığını, TBK’nın 56. maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacılar ... ve ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatının kısmen kabulüne, 389.701,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22.07.2020 tarihinden (davalı sigorta şirketi 288.976,36 TL teminat limitiyle sınırlı olmak ve 18.06.2021 temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacının fazlaya dair istemlerinin reddine, 163.207,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22.07.2020 tarihinden (davalı sigorta şirketi 121.023,64 TL teminat limitiyle sınırlı olmak ve 18.06.2021 temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacının fazlaya dair istemlerinin reddine; davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne, davacı ... lehine 75.000,00 TL, davacı ... lehine 75.000,00 TL, davacı ... lehine 25.000,00 TL, davacı ... lehine 25.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın 22.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya dair istemlerinin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğunu, bu nedenle davalı sigorta şirketinin bu kusur oranında tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini, müterafik kusur indiriminin poliçe limiti üzerinden yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yönteminin esas alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ıslah dilekçesine karşı sundukları savunmada hatır taşıması itirazında bulunduklarını, bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacılar, davalı ... yönünden dava dışı sigorta şirketini ibra ederek kalan zararın davalıdan tahsiline neden olduklarını, fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiklerini, ıslah dilekçesinde kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğunu, bu nedenle davalı sigorta şirketinin bu kusur oranında tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini, müterafik kusur indiriminin poliçe limiti üzerinden yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yönteminin esas alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davacılar desteği ...’ın yolcu olarak bulunduğu, davalı ... idaresindeki, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı motosiklet ile davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu ...’ın vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep etmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. Maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “ Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde “Dış ilişkide, Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” denilmiş, 62. madde de ise “-Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” düzenlemesi ile birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Türk Borçlar Kanununun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163 maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder” denilerek zarar verenlerin zarar görenlere karşı sorumluluğunun kapsamını düzenlemiştir. Buna göre zarar gören tazminatın tamamını dilediği takdirde zarar verenlerin hepsinden talep edebileceği gibi bir kısmından veya sadece birinden de talep edebilir. Burada yasa koyucu zarar görene, tazminatın tamamının zarar verenlerden yalnız birine karşı ileri sürebilmesi imkanı sağlamıştır. Zarar verenlerden biri tazminatın tamamını ödediği takdirde borç ortadan kalkar dolayısıyla zarar gören öyle bir halde artık diğer zarar verenlerden tazminat talep edemez. Bu nedenle kusursuz zarar görenin zarardan sorumlu olanların birinden, bir kısmından ya da hepsinden zararın tamamını talep etmesi durumunda davalı zarar veren, tazminatın diğer zarar verenlerden talep edilmesi gerektiğini ya da kusuru kadar sorumlu olması gerektiğini ileri süremez. TBK'nın Alacaklıya halef olma başlıklı 168. maddesinde " Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır" denilmiştir. Somut olayda, dava açılmadan önce, kazaya karışan davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan ... Sigorta tarafından davacılara destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığı, davacıların, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davalı ... ve dava dışı ... Sigortayı ibra ettiği, bu nedenle eldeki davada davalı ...’ten maddi tazminat talep edilmediği anlaşılmıştır. Davacılar, müteselsil sorumlulardan ...’i, ödeme nedeniyle ibra ettiğine göre diğer müteselsil sorumlular olan davalı ... ve davalı ... Sigorta AŞ yönünden kusur oranına göre talepte bulunabileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece, kusur oranlarının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda davalı ...’ın %30 oranında, davalı ...’in %70 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı ... yönünden dava dışı ... Sigorta tarafından davacılara yapılan ödeme belgeleri getirtilerek hangi kusur oranına göre ne kadar ödeme yapıldığı belirlenip, davacılar tarafından kabul edilen kusur oranının diğer davalılara etkisi olup olmayacağı da değerlendirilerek yukarıda açıklanan düzenlemeler çerçevesinde davalı ... ve davalı ... Sigorta AŞ’nin, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından diğer sorumluların ibra edilmesi sırasında kabul edilen kusur oranı da dikkate alınarak %30 kusur oranına göre sorumlu olduğu kabul edilerek bu miktara isabet eden tazminat tutarın belirlenmesi gerekirken hesaplanan zarardan ödeme tenzil edilerek bakiye zararın tamamından davalılar ... ve ... Sigorta AŞ’nin sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı ... ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalıların sair, davacılar vekilinin tüm istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalılar vekillerinin sair, davacılar vekilinin tüm istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine, 6-Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2024/14986 esasına yatırılan 45.558,42 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine, 7-Keşan İcra Dairesinin 2024/695 esasına yatıran 800.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, 8-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.