İSTİNAF KARAR TARİHİ : 28/11/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 01/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen 20/12/2020 ta…
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... DAVANIN KONUSU : Temlik Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ : 28/11/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 01/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen 20/12/2020 tarihli temlik sözleşmesi doğrultusunda müvekkilinin , ...'in diğer davalı ...... Şti.'den olan 15/11/2017 tarih ve ...... yevmiyeli fatura ile 44.349,12 TL, 01/11/2017 tarih ve ...... yevmiyeli fatura ile 57.489,60 TL, 01/09/2018 tarih ve ...... yevmiyeli fatura ile 25.595,38 TL, 01/10/2018 tarih ve ...... yevmiyeli fatura ile 29.913,00 TL, 02/10/2018 tarih ve ...... yevmiyeli fatura ile 33.594,00 TL, 01/11/2018 tarih ve ...... yevmiyeli fatura ile 87.999,48 TL, 15/07/2017 tarih ve ...... yevmiyeli fatura ile 33.000,00 TL, 15/07/2018 tarih ve ...... yevmiyeli fatura ile 61.337,20 TL alacağını temlik aldığını, temlik sözleşmesinden sonra müvekki1i tarafından davalı şirkete Konya .... Noterliğinin 23/06/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bahsi geçen faturaların temlik alındığı ve müvekkile ödenmesi konusunda bildirim yapılmasına rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle şimdilik 1.000,00 TL'nin ihtar tarihi olan 23/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 26/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava değerini 340.275,87 TL'ye arttırmıştır. Davalı ...... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin, diğer davalı olarak gösterilen ... isimli kimseye herhangi bir borcunun bulunmadığını, tarafların arasında olduğu iddia edilen temlik sözleşmesinin müvekkilinin bağlar bir tarafının bulunmadığını, davaya konu edilen faturalara ilişkin ödemelerin müvekkili tarafından, dava dışı ......Şti'nin diğer davalı ...'den olan alacağına istinaden müvekkiline göndermiş olduğu İİK. 89/1 müzekkeresi gereğince yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"...Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalılar aleyhine Alacak davası açmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 169. Vd. Maddelerinde isticvaba yönelik düzenlemelerin olduğu görülmüştür. Alacağın temliki TBK'nın 183 - 194 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Davaya konu olan Konya .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde temlik sözleşmesinde; "TEMLİK ŞARTLARI: Temlik Eden ..., Temellük Eden ... ile arasında imzalanmış bulunan iş bu sözleşme ile ...... Şti. nezdinde eser sözleşmesi işinden doğmuş ve doğacak aşağıda ayrıntılı dökümü yapılmış olan faturalar ile ilgili 373.275,87-TL (üçyüz yetmiş üçbin ikiyüz yetmiş beş LİRA seksen yedi KURUŞ) luk alacağının tamamını, bütün hakları ile birlikte ...'ya kayıtsız şartsız ve gayrikâbili rücu olmak üzere Borçlar Kanununun 183. ve devamı maddeleri gereği devir ve temlik etmiştir. 2) Temlik Eden, Muhatap'tan, temlik olunan miktar kadar alacaklı olduğunu ve bu alacağını, daha önce hiç kimseye temlik etmediğini, kabul ve beyan etmektedir 3) Temlik Eden, Temlik Edilen alacağın varlığından ve temlik borçlusu Muhatap'ın aczinden sorumlu olduğunu, temlik konusu alacak temlik borçlusu Muhatap tarafından Temellük Edene ödeninceye kadar, borçtan sorumlu olmaya devam edeceğini, temliğe rağmen lehine temlik yapılanın alacağının tamamı için temlik edene karşı haciz ve iflas yolu ile takipte tam yetkili olduğunu, temlik edilen alacağın temlik borçlusu tarafından ödenmemesi halinde, Temlik Edene başvurulmasını kabul, beyan ve taahhüt eder. Temlik Eden, iş bu temliknamenin bir nüshasını, bilgi ve gereği için ...... Şti.'ne ibraz/tebliğ ederek, temlik sözleşmesinin Muhatap'a iletildiğine dair, Muhatap tarafından düzenlenerek verilmiş bulunan teyid yazısı veyahut tebellüğ belgesini, Temellük Eden ...'ya ibraz etmekle yükümlü bulunduğunu kabul ve beyan eder. Muhatabın, iş bu temliknamenin tebellüğünü mütcakkip, temlik muvacel Temlik Edene karşı olan tediye vecibesini, Temellük ...'ya tediye etmesi gerekmektedir. Temlik Eden, Temellük Eden ...'nın, temlik konusu olan ve aşağıda dökümü yapılan, hak ve alacakları bu temlik dolayısıyla, doğrudan muhattaptan veya havale edilecek sair makam, mercii, mahal ve vezneden, talep ve tahsil ettiğinde borcuna mahsup etmeğe yetkili bulunduğumu, bu temliğin müstakilen bir tediyeyi kapsamadığını, sadece ...'nın muhattaptan tahsilat yapması halinde borctan bu miktar indirim yapılacağını, bunun dışında borçtan herhangi bir azalmanın söz konusu olmayacağını ve işbu temlikten dolayı ...'nın hiçbir mükellefiyet ve vecibe yüklenmeyeceğini kabul ve beyan eder. Temlik eden, muhattapın temellük edene karşı BK188 uyarınca takas dahi herhangi bir defi ileri sürmesi durumunda temlik konusu borçtan sorumlu olacağını ayrıca temellük edenin muhattapa karşı yapacağı her türlü dava ve takip nedeniyle doğabilecek tüm masrafları ödemeyi kabul beyan ve taahhüt eder. Temellük eden de söz konusu şartlarla yukarıda birinci maddede yazılı alacağın temlik aldığını kabul ve beyan eder. 20/12/2020 tarihinde düzenlenmiş bulunan işbu sözleşmenin uygulanmasından ötürü taraflar arasında doğacak her türlü hesap ve sair hususlardaki ihtilafların hallinde Beyşehir Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin yetkisini kabul ve beyan eder. " şeklinde imza altına alındığı görülmüştür. Temlik sözleşmesine istinaden davalı şirkete ihtarname çekilmesi ve tebliğ tarihinden itibaren 5 iş günü ödemesi için süre verilmiştir. Davalının ödeme iddiaları yönünden ödeme iddiası her zaman ileri sürebileceğinden, davalının ödeme itirazına itibar edilmiştir. Zira çekler; davalı - temlik eden lehtar olarak isme kesilmiştir. Tapu devrinin 3. Kişiye yapılması temlik eden - davalının muvaffakatı ile yapılmıştır. Bilgisine başvurulan ... beyanında temlik eden ...'e bedelini ödediğini beyan etmiştir. "Temlik borçlusu, alacağın temliki borçlusunun durumunu ağırlaştıramaz" Bu nedenle borçlu, alacakla ilgili tüm savunmalarını devir alana karşı ileri sürebilir. (İtiraz ve defilerin tamamını borcun doğmadığı, sona erdiği, zamanaşımına uğradığı)" Tüm bu hususlar, dosya kapsamı, tüm deliller, bilgi - belgeler, bilirkişi raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davalılar aleyhine açtığı alacak davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; 540,29TL'nin temerrüt tarihi olan 09/07/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " gerekçesiyle; Davacının, davalılar aleyhine açtığı alacak davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; 540,29TL'nin temerrüt tarihi olan 09/07/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece ilgili şirketin ...'e davanın kabul edilen kısmı kadar borcu olduğu tespit edilip, her iki davalıya karşı açılan davada yine her iki davalıya karşı kısmen kabul ve kısmen ret vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ...'den olan alacağının varlığı ile alakalı olarak herhangi bir inceleme ve olumsuz tespit yapılmadığını, müvekkilinin davalı ...'den olan alacağının sabit olduğunu, davanın ... açısından da kısmen reddinin hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece ticari defterlerin değerlendirilmesinin hatalı olarak yapıldığını, ticari defterlerin bilirkişi tarafından incelenmesi sonrasında davalı ...'in ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun ancak diğer davalı ...... Hayvancılığa ait defterlerin muhasebe usul ve esaslarına uygun olmadığının, kendi içerisinde birbirini teyit eder nitelikte olmadığının ve lehine delil olarak kullanılamayacağının belirtildiğini, bilirkişice yapılan inceleme sonucunda da görüleceği üzere ...... ile ... arasındaki alacak miktarının belirlenmesinde kullanılması gereken defterlerin ...'e ait defterler olduğunu, kanunda usule uygun tutulmayan ticari defterlerin lehe delil olamayacağının belirtildiğini, aleyhe olarak kullanılamayacağına ilişkin herhangi bir kuralın mevcut olmadığını, bu nedenle davalı ...... tarafından dava konusu faturaların ticari defterlere işlenmiş olması nedeniyle davalı şirketin borçlu olduğunun sabit olduğunu, bilirkişi raporunda ...... Hayvancılığın ticari defterlerinde ...'e ait kaynağı belli olmayan 464.500,00 TL ödeme yaptığının belirtildiğini, konuya ilişkin davalı şirket tarafından davalı şahsa borç karşılığı taşınmaz devri yapılacağına ilişkin sözleşmelerin sunulduğunu, sunulan sözleşmelerin delil sunma süresi içerisinde sunulmamış olduğundan ilgili belgeleri kabul etmediklerinin Yerel Mahkemeye bildirildiğini, kabul edilse dahi yapılan 190.000,00 TL bedellli taşınmaza ilişkin sözleşmenin 26/11/2015 tarihinde, 132.000,00 TL bedelli taşınmaza ilişkin sözleşmenin 30/01/2016 tarihinde, bu dairenin devrinin yapılmasına ilişkin sözleşmenin 25/08/2016 tarihinde yapıldığını, ancak davalı şirketin ticari defterlerinde iş bu taşınmazlara ilişkin olduğu iddia edilen kaynağı belli olmayan kayıtların 2019 yılına ait olduğunu, bu nedenle öncelikle sözleşme tarihlerinde iddia edilen ödemelerin daha önceki bir tarihte defterlere kayıt edilip edilmediğinin tespitinin gerektiğini, konu ile alakalı olarak davalı tarafların geçmişe dönük ticari defterlerinin incelenmesinin talep edildiğini, ancak Yerel Mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, bilirkişi raporunda sunulan sözleşmelerin ödeme belgesi niteliğinde olduğuna ilişkin hukuki değerlendirme yapıldığını, yapılan bu değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, sunulan belgelerin her zaman düzenlenebilecek belgeler olduğunu, bu sebeple delil niteliği taşımadığını, sunulan ödeme belgelerinin geçerli olduğu hususunun sunan tarafça ispatının gerektiğini, belgelerin doğruluğu hususunda davalı ...'in dinlenilmesi hususunda kendisine şerhli davetiye çıkarıldığını, şahsın mahkemeye gelmediğini, ardından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, ispat külfetinin davalı şirket üzerinde olduğunu, şahsın duruşmaya katılımını sağlanması, sağlanmadığı taktirde iddianın ispat edilemeyeceği hususunun da davalı şirket üzerinde bırakılması gerektiğini, ancak yerel mahkemece bu hususun ispat külfetinin müvekkilinin üzerinde şeklinde değerlendirdiğini ve şahsın duruşmaya katılmamasının borcun ödendiğine dair delil kabul edildiğini, davalı tarafça sunulan belgelerin ispatı hususunda tarafların talebi olmadığı halde yerel mahkemece tanık dinlendiğini, dinlenen tanığın usule aykırı olarak dinlendiğini, iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı hususunun mahkeme eli ile delindiğini, beyanlarının gerekçeye esas teşkil etmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davanın kısmen reddine karar verilecekse dahi vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasının gerektiğini, dava sonrası davalı şirket tarafından verilmiş olan cevap dilekçesinde şirket tarafından diğer davalı şahsın borcu bulunan icra dosyalarına ödeme yapıldığı hususunun belirtildiğini ve bu hususta deliller sunulduğunu, davalı taraf elinde bulunan ve yerel mahkemece delil kabul edilen belgelerin mahkemeye sunulmadığını, davalı tarafça kötü niyetli şekilde sunulmamış olan belgelerin davanın ıslahı sonrasında sunulduğunu, kötü niyet ve dürüstlük kuralı dikkate alındığında davalı adına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken haksız ve hukuka aykırı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, temlik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalı şirket davanın reddini istemiştir. Davacı ile davalı ... arasında 23 Haziran 2021 tarihli yazılı şekilde alacağın temliği sözleşmesi yapıldığı, temlik edilen alacağın ise, davalı ...'in diğer davalı şirketten olan alacağı olduğu ve temlik edilen alacağın faturalarının da temlik sözleşmesinde belirtildiği anlaşılmıştır. Temlik konusu alacak faturalar olup tarihleri ise 15/7/2018, 15/7/2017, 1/11/2018, 2/10/2018, 1/10/2018, 1/9/2018, 1/11/2017 ve 15/11/2017 olduğu görülmüştür. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 183. maddesinde “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir” hükmünü öngörmektedir. Alacağın temliki, mevcut bir alacağın alacaklısının değişmesi işlemidir. Kanunun 183. maddesindeki unsurlara göre, alacaklının bir borç ilişkisinden doğan alacağını borçlunun rızasına gerek olmadan bir sözleşmeye dayanarak üçüncü bir kişiye devretmesine alacağın temliki adı verilir. Aynı kanunun 188.maddesine göre, borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir. Kanunun 184.maddesine göre, alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. TBK'nın İyiniyetle yapılan ifa başlıklı 186.maddesinde de; "Borçlu, alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse, önceki alacaklıya; alacak birkaç kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda ise, davacı ile davalılar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirketin, temliğe konu borcu diğer davalı tarafa ödeyip ödemediği noktasındadır. Bilirkişi raporundan davalılar arasında temliğe konu fatura haricinde de ticari ilişkinin olduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirket ödeme olarak, toplam değeri 464.500,00 TL olan 3 adet dairenin diğer davalı tarafa sözleşme ile verildiğini, toplam değeri 190.000,00 TL olan çekler ile ödeme yapıldığını ve diğer davalının alacaklısı olduğu takip dosyasından İİK 89 maddesi uyarınca kendisine gönderilen ihbarname nedeni ile takip dosyasına yaptığı 60.000 TL ödeme olduğunu beyan etmiştir. Bu itibarla mahkemece, öncelikle davalının ödeme iddiasına esas olmak üzere, ödeme iddiasına konu taşınmazların tüm devir ve temliklerini gösterir tedavüllü tapu kayıtlarının celp edilmesi, ödeme iddiasına konu çeklerin ilgili bankadan ön ve arka yüzlerinin örneğinin celbi ile ödemenin yapılıp yapılmadığının, yapıldı ise ödeme miktarlarının araştırılması, davalı şirket tarafından haciz ihbarnamesi uyarınca icra dosyasına yapılan ödemeye ilişkin belgelerin dosya arasına alınması, akabinde: davalıların defter ve kayıtlarının tekrar incelenerek, davalılar arasındaki ticari ilişkinin hangi tarihte başladığının tespiti, davalı tarafça ödeme iddiasının hangi alacaklar için yapıldığının tespiti, davalı ödemelerinin hangi alacak için yapıldığının tespit edilememesi halinde ise, yapılan ödemelerin önceki tarihten sonraki tarihlere doğru mahsup edilerek davalı şirketin davalı gerçek kişiye temliğe konu alacak yönünden borcunun olup oladığının tespitine yönelik ek rapor alınarak sonuca ulaşılması gerekmektedir. Ayrıca davacı ile davalı / temlik eden arasında yapılan sözleşmenin 3.maddesinde de yer alan; temlik edilen alacağın temlik borçlusu ödenmemesi halinde, temlik edene başvurabileceği hükmü ile muhatap borçlu yönünden de TBK 186.maddesindeki iyi niyetli ifa hükmü nazara alınmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/06/2024 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.28/11/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸