9. Ceza Dairesi 2024/3556 E. , 2024/11043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/224 E., 2013/324 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 18.06.2014 tarihli ve 2014/3204 Esas, 2014/8309 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2024 tar
**9. Ceza Dairesi 2024/3556 E. , 2024/11043 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/224 E., 2013/324 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 18.06.2014 tarihli ve 2014/3204 Esas, 2014/8309 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2024 tarihli ve KD-2024/28973 sayılı itirazı üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2024 tarihli, KD-2024/28973 sayılı karar düzeltme istemli itirazının; "1-İtirazımızın konusu sanık hakkında uygulanması gereken kanunun belirlenmesi bakımından suç tarihi şüpheye mahal bırakmaksızın tespit edilmediğinden eksik inceleme ve araştırma ile karar verilip verilmediğine ilişkindir. 2- İtiraz konusu ile ilgili olarak suç tarihine göre; Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Çocukların cinsel istismarı Madde 103- (1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismar deyiminden; a) Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar anlaşılır. (2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (6) Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde, onbeş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Reşit olmayanla cinsel ilişki Madde 104- (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma Madde 109- (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Bu suçun; f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır. (5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması Madde 234- (3) (Ek: 6/12/2006 – 5560/10 md.) Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişi, şikâyet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır hükümlerine yer verilmiştir. 3-Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34 ve 230. maddeleri ile Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak, mahkemenin ulaştığı sonucun sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici nitelikte olmalı, suçun temel ögesi olan suç tarihinin, neye göre ve nasıl belirlendiği açıklanıp tartışılmalı, eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. ve 232/6. maddelerine aykırı davranılmaması gerekmektedir. 4-Mağdure Hasret Savaş'ın 08.05.2012 tarihli kolluk beyanında özetle; eylemin bir yıl kadar önce olduğunu belirtmesini müteakiben sanık ... hakkında başlatılan soruşturmada, mağdurenin 09.05.2012 tarihli Cumhuriyet savcılığında alınan ifadesinde; 8. sınıfta okurken ilk dönem sanıkla tanıştığını, kendisini 15 yaşını doldurmadan önce evine götürüp burada zorla ilişkiye girdiğini belirtmesi, 18.06.2013 tarihli yine ikinci kez Cumhuriyet savcılığında alınan ifadesinde de; ilkokul 8. sınıftayken kendisiyle ilk kez zorla cinsel ilişkiye girenin İlhan olduğunu belirttiği, kovuşturma aşamasında 26.11.2013 tarihli duruşmada alınan beyanında; ilköğretim 8. sınıftayken 2. dönemde arkadaşı ... vasıtasıyla sanık ile tanıştığını, kendisini ilk başlarda abi olarak gördüğünü, sonradan kendisine bir şey göstereceğim diyerek evine götürdüğünde, zorla yatak odasına götürüp silah gösterdiğini, zorla sahip olduğunu, ilişkiye girerken ki görüntüleri kameraya çektiğinden tehditle yaklaşık 1 yıl boyunca hemen hemen her gün buluşup kendisine sahip olduğunu, orta son sınıftayken ikinci dönemde Şubat ayında sanık ile tanıştığını beyan etmiştir. Tanık ...'in alınan beyanında ise; 8. sınıfta okurken Hasret'in 2011 yılında 2. somestir tatilinden önce ... ile tanıştığını, nasıl tanıştıklarını kim vasıtası ile tanıştıklarını bilmediğini ancak Hasret ile konuştuğunda ilk zamanlar ...'ün ilişkiye girmek istediğini söylediğini, daha sonra İlhan ile ilişkiye girdiklerini anlattığını, okullar kapanıncaya kadar İlhan ile sevgili olarak görüşmeye devam ettiğini, bu dönem içersinde cinsel ilişkiye girdiklerini bildiğini, tanıştıktan kısa bir süre sonra ikinci dönem içerisinde yanlış hatırlamıyorsa 1 ay içerisinde cinsel ilişkiye girdiklerini, tam olarak tarihini hatırlamadığını, okullar kapanıncaya kadar görüşmeye devam ettiklerini belirtmiştir. Tanığın ve mağdurun alınan beyanlarında suç tarihine ilişkin açık bir tarih yer almamakta mahkemenin hüküm fıkrasında yer alan kabulününde gerekçesi bulunmamaktadır. Mağdurun 8. sınıfı 2010-2011 eğitim yılında okuduğu ve ikinci dönemin 14 Şubat 2011 tarihinde başladığı, mağdur 16.03.1996 doğumlu olup 2. dönemin başladığı bu tarihte dâhi 14 yıl 10 ay 28 günlüktür. 16.03.2011 tarihinden sonra 15 yaşını tamamladığı 2. dönem eğitim yılının 17.06.2011 yılına kadar devam etmiştir. İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında ve hüküm fıkrasında belirlenen tarihin dayandığının açıklanıp tartışılmamıştır. Yaklaşık bir yıl üç ay sonra evden izinsiz ayrılıp tekrar eve dönmesi üzerine yaşadığı bir başka olayı ailesine anlatmasıyla bu olayın intikali sırasında ve alınan ifadesi ile soruşturmaya başlandığı nazara alındığında suç tarihi konusunda şüphe oluştuğu, mağdurenin 16.03.1996 tarihinde doğduğu da gözetilerek oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirmesi gerekmektedir. Buna göre suç tarihinde mağdurenin onbeş yaşını tamamladığı kabul edilerek, olayın intikal şekli ve zamanı ile mahkemenin kabulüne göre, sanığın eylemlerini cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen bir nedenle gerçekleştirdiğine dair mağdurenin soyut beyanı dışında, yeterli delil bulunmadığı gözetilip, çocuğun nitelikli cinsel istismarı eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve şikayet süresi de nazara alınarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 ve 5237 sayılı TCK'nın 73. maddeleri gereğince ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise açıklanan nedenlerle ve değişen suç vasfına göre, velayet hakkına sahip anne ve babasının fail ve fiili öğrendikten sonraki şikayeti de gözetilerek bu suçtan da sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı olarak değerlendirilmiştir. Bu itibarla, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 14/03/2019 gün ve 2018/6940 Esas - 2019/8242 Karar sayılı kararı ve benzer bir çok kararlarında da vurgulandığı üzere suç tarihinin sanık lehine değerlendirilip değişen suç vasfına göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmemesi usul ve kanuna aykırıdır. Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca sanık ... lehine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Tüm dosya içeriği nazara alındığında, Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 18.06.2014 tarihli ve 2014/3204 Esas, 2014/8309 Karar sayılı kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, kararın kaldırılması istemine dayanan ihbarnamede yer alan itiraz nedeni yerinde görülmemiştir. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 18.06.2014 tarihli ve 2014/3204 Esas, 2014/8309 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Karuluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.