8. Hukuk Dairesi 2016/20648 E. , 2019/11841 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, 12.03.2015 tarihli haciz esnasında mülkiyeti müvekkili şirkete ait malların haczedildiğini öne sürerek, …
**8. Hukuk Dairesi 2016/20648 E. , 2019/11841 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, 12.03.2015 tarihli haciz esnasında mülkiyeti müvekkili şirkete ait malların haczedildiğini öne sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, haciz adresinin borçlu şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan adresi olduğunu, üçüncü kişinin ibraz ettiği vergi levhasının haciz adresine ilişkin olmadığını, iki şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiklerini, istihkak iddiasını destekleyici nitelikte aidiyet belgesi veya fatura sunulmadığını, sunulan dökümanların muvazaalı olduğunu, haciz mahallinde borçlu şirkete ait belge bulunmasının ve haciz adresindeki çalışanın borçlu şirketin eski çalışanı olmasının muvaazalı işlemler yapıldığını gösterdiğini açıklayarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu haczin borçlu şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan adresinde gerçekleştirildiği, haciz adresine ait vergi levhası üçüncü kişi adına ise de borçlunun haciz adresinde daha önce faaliyet gösterdiği, bu durumda, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karinenin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilmesinin gerektiği, haciz sırasında adreste borçluya ait evrak bulunması, haciz yapılan adresin borçlunun ticaret sicil adresi olması, borçlunun çalışanının hali hazırda üçüncü şahsın da yanında çalışması, borçlu ile üçüncü kişinin aynı iş kolunda ve aynı yerde ticari faaliyet gösteren işletmeler olması, mahcuzların üçüncü kişinin ticari defter ve kayıtlarında usulünce yer almadığının bilirkişi raporu ile sabit olması karşısında, davacının beyanlarının inandırıcı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu fatura, vergi levhası, adi nitelikli kira sözleşmesi, devir sözleşmesinin de karinenin aksini ispata yeterli olmadığı,borçlu ile üçüncü kişi arasında alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı işlemler bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava üçüncü kişi İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.