12. Ceza Dairesi 2020/4847 E. , 2023/1785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fık
**12. Ceza Dairesi 2020/4847 E. , 2023/1785 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2014/357 Esas, 2016/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, yedinci ve sekizinci maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay süre ile denetim altında tutularak ertelenmesine ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay süreyle sürücü belgesine geçici olarak el konulmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.09.2020 tarihli ve 2016/123129 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kurulan mahkumiyet kararının yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü; 1. Mahkemece, ''Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Olay tarihinde, saat 23:10 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki . . plaka sayılı minübüsü ile . Sokak üzerinden. Sokak istikametine dönüş yaptığı esnada karşıdan karşıya geçmeye çalışan maktul yaya ...'e çarpması sonucu maktulün yaralandığı, tedavisi devam ederken 24/02/2014 tarihinde vefat ettiği, Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 15/04/2015 tarih ve 1578 karar nolu raporda belirtildiği üzere; ...'in 17/10/2013 tarihinde maruz kaldığı ... dışı trafik kazasına bağlı meydana gelen yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, Mahkememizce hükmü esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 24/11/2015 tarih ve 11453 sayılı raporda belirtildiği üzere; sanığın sevk ve idaresindeki münibüsü ile mahal şartlarını dikkate alıp kontrollü ve tedbirli bir şekilde seyretmeyip görüş alanını yeterince kontrol altında bulundurmaksızın sola dönüş yaptığı, yola gereken dikkatini vermediği, olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile gerçekleşen kazada eş değer kusurlu olduğu, maktül yaya Hamza'nı gerekli ve yeterli kontrollerini yapıp tedbirli bir şekilde geçişini gerkçekleştirmesi gerekirken bu husulara riayet etmeyip kontrolsüz bir şekilde geçiş yaptığı, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde geçiş yaparak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile gerçekleşen kazada eş değer kusurlu olduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı taksirle ölüme neden olmak suçunu işlediği anlaşıldığından, eylemine uyan TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, sanık ile maktulün eş değer kusurlu oldukları da göz önüne alınarak, takdiren alt sınırdan uzaklaşılmaksızın cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak, sanığa verilen hapis cezası TCK'nın 50. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmemiştir. Sanığın 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum olmadığı, ileride yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaaat getirilmiş olması sebebiyle sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiş, katılanların uğradığı zarar giderilmediğinden, dosyaya, zararın giderildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Adli Tıp Kurumu ... 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 15.04.2015 tarih ve 2015/33204-1710 sayılı raporunda; ''..., 1-Tıbbi belgelerde intoksikasyon bulguları tarif edilmediği dikkate alındığında kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, 2-Adli dosyada ve kayıtlı tıbbi belgelerde; 17.10.2013 tarihinde ... dışı trafik kazası sonucu bayin kanaması, pelvik kemik, kalça kemiği kırıkları geliştiği, .Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığı, burada yoğun bakım ünitesinde beyin ödemi, kot, kalça ve pelvik kemik kırıkları ile takip ve tedavisi sürerken 07.01.2014 tarihinde .Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım ünitesine sevk edildiği, 13.01.2014 tarihinde gelişen hidrosefali tablosuna nöroşirurji ekibi tarafından şant takıldığı, takiplerinde genel durum kötü olduğu, idrar çıkımında azalma, kreatin yüksekliği ile tekrar 21.02.2014 tarihinde . Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, burada tedavisi devam ederlen 24.02.2014 tarihinde hipotansiyon ve bradikardi sonucu arrest geliştiği, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadığı, verilen defin ruhsatı ile . ilçesine defnedildiği, her ne kadar zamanında otopsi yapılarak dokularda ayrıntılı makroskobik, mikroskobik, histopatolojik ve toksikolojik inceleme yapılmamış olmakla birlikte; adli ve tıbbi belgeler, ifadeler, mernis ölüm tutanağı bir bütün olarak değerlendirildiğinde kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kot kırığı, kalça kemik kırığı, pelvik kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve uzun süreli yatışa bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, 3-17.10.2013 tarihinde maruz kaldığı ... dışı trafik kazasına bağlı meydana gelen yaralanması sonucu yatalak kaldığı ve iyileşemeden 24.02.2014 tarihinde öldüğü dikkate alındığında kişinin maruz kaldığı yaralanma ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur.'' Görüşü bildirilmiştir. 3. Sanık kolluk huzurunda, saat 23:30 sıralarında, Güzide hanım sokak üzerinden virajı döndüğünde aniden yolun ortasına adamın birinin fırladığını, frene bastı ise de kazayı önleyemediğini, yolun karanlık olduğunu, kazadan sonra hemen inerek yaralıyı kontrol ettiğini ve ambulansı çağırdığını beyan ederken, mahkeme huzurunda alınan savunmasında, sola dönerken ölenin yolun ortasında olduğunu fark etmediğini, yolun karanlık olduğunu ileri sürmüştür. 4. Kolluk görevlilerince tutulan olay tarihli, olay yeri görgü tutanağında, olay yerinde kazaya ilişkin herhangi bir emarenin bulunmadığı hususuna yer verilmiştir. 5. Yargılama aşamasında keşif üzerine trafik kusur uzmanı bilirkişisi tarafından tanzim edilen 19.10.2015 tarihli raporda, sanığın aracın hızını gerekli şartlara uygun olarak ayarlamak ve öngörülebilir, önlenebilir tehlikeye karşı dikkatli bir sürücünün göstermesi gereken uyanıklık ve özeni göstermek kurallarına aykırı davranışlarıyla tali kusuruyla neticeye sebep olduğuna değinilmiştir. 6. Yargılama aşamasında, Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesi 24.11.2015 tarihli raporunda, sanığın idaresindeki minibüsü ile mahal şartlarını dikkate alıp kontrollü ve tedbirli bir şekilde seyretmeyip, görüş alanını yeterince kontrol etmeksizin sola dönüş yaptığı olayda ölenle eş değer kusurlu olarak sonuca neden olduğu saptanmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanığın idaresindeki minibüsle, meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, tek yönlü parke kaplı sokakta ilerlerken, dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, kontrolsüzce sola dönüş yaptığı sırada, gidiş yönüne göre sağdan sola doğru 4,90 metrelik yolun 2 metresini geçmiş 1950 doğumlu yayaya çarpmasıyla, sanığın ölenle eş değer kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olaya ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2014/357 Esas, 2016/4 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.