5. Hukuk Dairesi 2025/11919 E. , 2026/4589 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/742 Esas, 2025/1090 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/11 Esas, 2025/95 Karar Taraflar arasındaki müdahelenin men'i ve kal istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı... Anonim Şirketi ve TOKİ Başkanlığı…
5. Hukuk Dairesi 2025/11919 E. , 2026/4589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/742 Esas, 2025/1090 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/11 Esas, 2025/95 Karar Taraflar arasındaki müdahelenin men'i ve kal istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı... Anonim Şirketi ve TOKİ Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TOKİ Başkanlığı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Malatya ili, ... ilçesi, ... köyü 980 parsel sayılı taşınmaza davalıların haksız müdahalede bulunduğunu, müvekkilinin taşınmazını kullanmasına inşaat yaparak engel olan davalılar hakkında haksız el atmasının önlenmesine, izinsiz, onaysız ve kamulaştırmasız yapılan inşaatın yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, TOKİ Başkanlığı ile yapmış olduğu anlaşma kapsamında, Devlet tarafından kendisine gösterilen yer ve arazilerde, almış olduğu talimatlar doğrultusunda inşaat işlerini tamamladığını, dolayısıyla müvekkili şirketin resen hareket etme yetkisi olmadığı gibi, Devlet tarafından kendisine tahsis edilen ve inşaat yapımı talep edilen arsalar hakkında da söz konusu arsaların kime ait olduğunu yahut usulüne uygun bir kamulaştırma yapılıp yapılmadığını, tespit etme gibi bir sorumluluğunun da bulunmadığını, iddia edilen haksız tecavüzün men'i ve inşaatların yıkılmasına ilişkin talepleri içeren işbu davanın tarafının müvekkili şirket olmayıp TOKİ Başkanlığı olduğunu ileri sürerek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı TOKİ Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını, idarelerince dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atma yapılmadığını, kamulaştırmasız el atmanın; kamulaştırma yetkisi olan kamu kurum ve kuruluşlarının kamulaştırma işleminde bulunmadan, başka şahısların taşınmaz mallarına hiçbir bedel de ödemeden el koymaları hali olarak tarif edildiğini, kamulaştırmasız el koymanın, özel kişilerin mülkiyetinde bulunan bir taşınmazın, hukuka uygun yöntemler kullanılmaksızın, idareye geçmesi sonucunu doğuran bir durum olduğunu, somut olayda bahsedilen taşınmaza ilişkin idarelerinin kayıtlarında bilgi ve belge bulunmadığını, ayrıca dava dilekçesinden anladıkları kadarıyla davacının müdahalenin men'i için yetkililerle konuştuğunu ve bir kısım tecavüzün engellendiğini, dolayısıyla taşınmaza müdahale eden tarafın muhatap alınan firmalar olduğunu ve müvekkili TOKİ Başkanlığından söz konusu durumla ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı cevap dilekçesinde özetle; öncelikle Malatya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü aleyhine açılmış olan iş bu davada müvekkili kurumun taraf sıfatının bulunmadığını, husumetin TOKİ Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yapmış olduğu herhangi bir işlem bulunmadığını, bu nedenle dava konusu iddialardan Malatya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili yönünden davanın öncelikle husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise işin esasına gelince açılan davayı kabul etmediklerini, dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... Sanayii Ticaret A.Ş ve TOKİ Başkanlığı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı .... İnş. San. Tic. A. Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; haksız işgalde taraf olmadığı, diğer davalı TOKİ Başkanlığıve başka kamu kurumlarca verilen talimatlar doğrultusunda hareket ettiğini, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, trafo binası kazı malzemeleri ve harfiyatların müvekkil firma ile bir ilişkisi bulunmadığı, davalı TOKİ Başkanlığı gerekse de diğer kamu kurumlarınca davacıya ait taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin devam ettiğini; bu nedenle de kamulaştırma işlemleri sonuçlanıncaya kadar hüküm kurulmayıp, bekletici sorun yapılması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. 2.Davalı TOKİ Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı vatandaşa ait olan parsellere hiçbir şekilde vaziyet planı olarak (konut, yol, altyapı, direk vs.) müdahalenin söz konusu olmadığını, diğer kamu kurumlarınca (... Dağıtım A.Ş) davacıya ait taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin devam ettiğini, kamulaştırma işlemleri sonuçlanıncaya kadar hüküm kurulmayıp, bekletici sorun yapılması gerekirken kal kararı verilmesi telafisi güç zararlar doğuracağını, idarece dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atılmadığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesine göre davacı mevcut eylemli duruma rıza göstermeyip, el atmanın önlenmesini ve kâl'ini talep ettiği, kamu yararı bulunduğu durumlarda dahi idare, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) uyarınca kamulaştırma işlemlerini yerine getirip bedelini ödemeksizin taşınmaza el atma hakkına sahip olmadığı, davacının Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii 115 ada, 39 (eski 980) parsel ve 1 15... (eski 984) parselin maliki olduğu, davalı TOKİ Başkanlığının talimatı doğrultusunda ve diğer davalı inşaat şirketi tarafından davacıya ait parsellerin bulunduğu bölgede köy evleri inşa edildiği, bu evlerin yapımı sırasında Mahkemece yapılan keşif sırasında keşif tutanağına aktarılan gözlemde ve alınan fen bilirkişi raporunda açıkça belirtildiği üzere davaya konu taşınmazların bulunduğu bölgede, TOKİ Başkanlığının ihalesi ile diğer davalı şirket tarafından tek katlı prefabrik yapılar inşa edilirken, davacıya ait taşınmazlar üzerine büyük taş kütleleri bırakıldığı ve bir adet trafo ile kaldırım yapıldığı, TOKİ Başkanlığının Köy Evleri Projesi kapsamında yapılan kaldırım ve kazı alanlarının bir kısmının davacıya ait 1 15... nolu parsel üzerinde, yine TOKİ Başkanlığının Köy Evleri Projesi kapsamında yapılan trafo binasının ve kazı alanlarının bir kısmının da davacıya ait 1 15... nolu parsel üzerinde bulunduğu, bu haliyle davacıya ait iki parsele, davalı şirket ve davalı TOKİ Başkanlığı tarafından TOKİ Başkanlığının Köy Evleri Projesi kapsamında kaldırım ve trafo yapılarak, kazı malzemeleri ile harfiyat dökülerek haksız müdahalede bulunulduğu, davaya konu taşınmazlar bakımından davanın el atan idareler yönünden kabulüne karar verilmesi, diğer davalı yönünden ise davanın reddine karar verilmesinin uygun bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TOKİ Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı TOKİ Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; davalı şirketin davalı TOKİ Başkanlığı adına hareket ettiği anlaşıldığından asıl sorumlunun kamulaştırma yetkisine haiz TOKİ Başkanlığı olduğunun kabulü ile alınan rapor uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı TOKİ Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı TOKİ Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.