1. Hukuk Dairesi 2021/9932 E. , 2023/4571 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/70 E., 2021/269 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine…
**1. Hukuk Dairesi 2021/9932 E. , 2023/4571 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/70 E., 2021/269 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde; ... İlçesi ... Mahallesi 198 ada 6 parsel sayılı taşınmazın güneyinde bulunan yaklaşık 2 dönümlük fındık bahçesinin kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını, taşınmazı 20 yılı aşkın zamandan beri kendisinin malik sıfatıyla kullandığını ileri sürerek adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; TMK'nın 713 üncü maddesinde aranan şartların bulunup bulunmadığının ve dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın tespit dışı bırakıldığı tarihten itibaren makul süre içinde davanın açılması gerektiğini, bu nedenle makul sürenin geçtiğini, taşınmazın öncesinin orman olup olmadığının ve Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde aranan şartların araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.05.2015 tarihli ve 2014/534 Esas, 2015/312 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldığı, davanın ise 2014 yılında açıldığı, bu nedenle 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.11.2018 tarihli ve 2016/3738 Esas, 2018/7041 Karar sayılı kararıyla, davacının kadastro öncesinden beri sürdürdüğü zilyetliğe dayanarak tescil talebinde bulunabileceği, gerek 4721 sayılı Kanun'da gerekse de 3402 sayılı Kanun'da hakkında tutanak düzenlenmeyen ya da tespit harici bırakılan yerler hakkında kadastro öncesi nedenlere dayanılarak dava açılmasını engelleyen ya da hak düşürücü süre belirleyen yasal düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar