10. Hukuk Dairesi 2024/112 E. , 2024/984 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2274 E., 2023/2416 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli İş Mahkemesi SAYISI : 2022/254 E., 2023/241 K. Taraflar arasındaki aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunu
**10. Hukuk Dairesi 2024/112 E. , 2024/984 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2274 E., 2023/2416 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli İş Mahkemesi SAYISI : 2022/254 E., 2023/241 K. Taraflar arasındaki aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin Aydın İli, .... İlçesi, ... Mahallesinde (Köyü’nde) çiftçilik yaptığını ve süt üretimi yaptığını, müvekkilinin toplamış olduğu sütü S.S Ör-Koop Nazilli ve Çevresi Tar.Kalk.Koop.'ne 01.05.1994 yılından bu yana sattığını, sütten %1 oranında kesilen Bağ-Kur çiftçi tevkifat piriminin kayıtlarda mevcut olduğunu, ancak söz konusu Koop. kendi kayıtlarında sehven müvekkilinin adını ... olarak değil ... olarak kaydettiğini ve davalı Kuruma da bu şekilde bildirdiğini, müvekkilinin söz konusu süredeki sigortalılığının isim yanlışlığı nedeni ile görülmediğini, kayıtlarda ... olarak görüldüğünü, beyan ederek müvekkilinin 01.05.1994 tarihinden itibaren ... olarak geçen SGK kaydının düzeltilerek ... olarak sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ön inceleme duruşmasında taleplerini "Talebimiz müvekkil adına 01.05.1994 yılından itibaren dava açtığımız tarihe kadar müvekkil adına olan SS Ör-Koop kayıtlarındaki ismi ... olarak geçmektedir. Ör Koop.'de bu konuda bir bilgi vermiştir. Müvekkilin isminin Mustafa olarak geçtiği belirtilmiştir. Dolayısı ile 01.05.1994 tarihinden dava tarihine kadar yani 30.11.2022 tarihine kadar Ör Koop. kayıtlarında ... olan Bağ-Kur prim kesintilerinin müvekkil adına olduğunun tespitini talep ederiz." şeklinde açıklamıştır. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının sigorta dosyasının incelenmesi neticesinde.... T.C. Kimlik numaralı davacı ... 14.12.2020 tarihinde kurumları Ör-Koop firmasının 1995/07 dönemine ait tevkifat kesintilerinin 7956276050 Bağ-Kur numaralı hesabına yüklenmesini talep ettiğini, Ör-Koop. firmasının 1995/07 dönemine ait bildirim listesinde kimlik bilgisinin ... olarak bildirilmesi sonucu kimlik bilgilerindeki tutarsızlık nedeniyle, Kurum tarafından Karacasu İlçe Nüfus Müdürlüğü ile yazışma yapıldığını, Karacasu İlçe Nüfus Müdürlüğünün 28.01.2021 tarihli yazısında birden fazla ... isimli şahsın bulunduğunun bildirilmesi üzerine, davacı adına 1995/07 dönemi sigortalı hesabına yükleme yapılamadığını, bu haliyle, kesinti listesindeki isim ile davacının kimlik bilgileri arasında tutarsızlık olduğunu, bu kesintinin davacıya ait olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, beyan ederek davanın reddini, Ör-Koop firmasının davayı dahil edilmesini, Kurumları aleyhine hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Nazilli Sosyal Güvenlik Merkezinin 14.12.2022 tarihli yazısı ekinde davacıya ait sigortalı dosyası gönderilmiştir. İncelenmesinde; davacının, 01.12.2003 tarihinde 2926 sayılı Kanun kapsamında tescil işlemi yapıldığı, 1997-2006 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'a tabi çalışması bulunduğu, 1995/07 dönemine ait tevkifat bildirim listelerinde kimlik bilgisi tutarsız olmasından dolayı işlem yapılamadığı belirtildiği ve dosyada bulunan hizmet cetvelinden 01.12.2003 tarihinden itibaren bu yana halen 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu tarım sigortalısı olduğu görülmüştür. Davacı 14.12.2020 tarihli dilekçesiyle; 1995 yılı Temmuz ayına ilişkin tevkifat listesiyle Kuruma müracaat etmiş, Kurum 02.02.2021 tarihli yazı cevabıyla kimlik bilgisinin eksikliğinden dolayı Nüfus Müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucu birden fazla ... bulunması sebebiyle Bağ-Kur hesabına yükleme işlemi yapılamadığı bildirildiği görülmüştür. Davalı Kurum cevap dilekçesinde sigortalı kimlik bilgilerinde uyumsuzluk olduğundan kesintinin davacı adına olduğunu kabul etmek mevcut haliyle mümkün olmadığından işlem yapılamadığını beyan etmiştir. S.S Örkoop Nazilli ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin 13.04.2023 tarihli müzekkere cevabında, davacı adına 01.05.1994 tarihinden itibaren sattığı sütten %1 oranında Bağ-Kur çiftçi tevkifat primi kesintisi yapıldığı belirtilerek ekinde 1995 Ağustos ayına ait tevkifat listesi ve belgedir başlıklı yazı içeriğinde ... adlı üreticinin ismi kayıtlarda ... olarak geçtiği belirtilerek Kooperatifte bulunan kesinti listelerinin ekte olduğunu ve müstahsil makbuzları kooperatifte zamanaşımından dolayı olmadığını belirterek geri kalan yıllara ilişkin listeler hazırlanarak ekte olduğu belirtilerek 2007-2011 tarihleri aralığına ilişkin Bağ-Kur raporunun sunulduğu görülmüştür. S.S Örkoop Nazilli ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin 25.05.2023 tarihli "belgedir" başlıklı müzekkere cevabında, davacının "Karacasu İlçesinde ... mahallesinde ikamet eden 01.03.1968 doğumlu .... T.C. nolu ... adlı üreticimizin ismi kayıtlarımızda yanlışlık yapılmış 1995 yılı Ağustos ayın Bağ-Kur kesinti listesinde üreticimizin ismi ... olarak geçmektedir. Üreticimizin kooperatifimizde bulunan kesintileri ektedir. Bütün yıllara ait Bağ-Kur kesinti listeleri ve müstahsil makbuzları kooperatifimizde zamanaşımından dolayı ve eski yıllarda T.C. kayıt sistemi bu döneme göre daha aktif olmadığı için, süt toplayan sütçülerimizin isimleri yanlış yazmasından dolayı kayıtlarımıza bu şekilde geçmektedir. Geriye kalan yıllara da bakılmış olup bütün elimizde olan listeler hazırlanmıştır. Ayrıca 2022/254 esaslı yazınızda üreticimizin kayıtlarımızda T.C. Numarasından da anlaşıldığı gibi 2007-2008-2009-2010 ve 2011 yıllarında üreticimizin ismi ... olarak geçmektedir. " şeklinde olduğu görülmüştür. Nazilli İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen 09.03.2023 tarihli yazı cevabında ... isimli kişilere ilişkin nufus kayıtları Mahkememize gönderilmiş ve İlçe nüfusuna kayıtlı ... isimli kişinin olmadığı bildirildiği görülmüştür. Nazilli İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne tekrar müzekkere yazılarak ilçe kayıtları dışında ... isimli bir kimsenin olup olmadığı sorulmuş 04.05.2023 tarihli yazı cevabında Türkiye çapında araştırma yapılabilmesi için anne-baba adı, doğum tarihi ve varsa TC kimlik numarası olması gerektiği bildirilmişse de 1995/Temmuz ve Ağustos tevkifat listesinde "..." "..." yazdığı ancak anne baba adı doğum tarihi bilgisinin yer almaması nedeniyle Nüfus müdürlüğüne tekrar müzekkere yazılamamıştır. Karacasu Kaymakam'lığının 04.05.2023 tarihli yazı cevabında; 1994-2019 tarihleri aralığında ... Mahalle muhtar ve azalarının Mahkememize bildirildiği görülmüştür. Davacı tarafından bildirilen tanık ...'in 1999-2014 tarihleri aralığında muhtar, ...'ın 2019 tarihinden itibaren Muhtar olduğu anlaşılmıştır. Davacının talebinin 01.05.1994-30.11.2022 tarihleri aralığına ilişkin olduğu, Nazilli Sosyal Güvenlik Merkezinin 14.12.2022 tarihli yazısı ekinde bulunan hizmet cetvelinden 01.12.2003 tarihinden itibaren bu yana halen 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu tarım sigortalısı olduğu belirtildiğinden davacının 01.12.2003-30.11.2022 tarihleri aralığındaki talebinde hukuki yarar olmadığı anlaşılmakla; 01.05.1994-30.11.2003 tarihleri aralığı içi yapılan değerlendirmede ise S.S Örkoop Nazilli ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin 1995-Temmuz ve Ağustos ayları dışında tevkifat listesi olmadığından diğer dönemlere ilişkin davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında faaliyeti olduğu ispatlanmadığından reddine; 1995 Temmuz ve Agustos dönemleri tevkifat listesinde ise davacının iddiası isminin Mustafa olarak geçtiği iddiasıyla ilgili Nüfüs Müdürlüğü cevabında ... isimli ilçe kayıtlarında kimsenin bulunmadığı bildirildiği, tevkifat listelerinde isim soy isim adres dışında başka bir bilgi de yer almadığından ilçi dışında ... olup olmadığın sorgulaması yaptırılamamıştır. Nüfus Müdürlüğü ... isimli davacı dışındaki kişileri Mahkememize bildirmişse de tevkifat listelerinde geçen isim ... olması nedeniyle davacı dışındaki ... isimli kişiler davayı dahil edilmemiştir. Tüm bu araştırmalar neticesinde Karacasu İlçesi ... Mahallesinde ... isimli kimse bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple 1995 yılı Temmuz ve Ağustos ve ayı tevkifat listelerininde adı geçen ...'in davacıya ait olduğu tespit edilmiştir. Kurum kayıtlarına intikal eden ancak aidiyeti hususunda ihtilaf bulunan 1995 yılı Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin tevkifatın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş olması, tanık beyanları ve kolluk araştırmasından davacının 1990 yılında beri tarım ve hayvancılık ile uğraştığının anlaşıldığı ve Yargıtay kararları uyarınca, adına kesinti yapılanların, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen ay başından itibaren sigortalı olarak kabulü gerekeceğinden, 1995 Temmuz ayını takip eden ay başı olan 01.08.1995 tarihi itibari ile davacının zorunlu tarım sigortalısı sayılması gerektiği" gerekçesiyle; "1-Davanın kısmen kabulü ile Davacının 01.08.1995-31.12.1995 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, Davacının 01.05.1994- 31.07.1995 ve 01.01.1996-30.11.2003 arihleri arasına ilişkin talebinin ispatlanmadığından reddine, Davacının 01.12.2003-30.11.2022 tarihleri arasına ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, kayıtlardaki yanlışlığın davalı Kurumun hatasından kaynaklanmadığını, bu nedenle davalı Kurumun yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, dava dışı kooperatifin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, kabul edilen dönem için tevkifat ödemesi yapıldığının belirlenemediğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının eldeki davaya konu talep ile ilgili olarak 29.08.2022 tarihinde davalı Kuruma başvurduğu, davalı Kurum tarafından 09.09.2022 tarihli yazı ile tevkifat listelerindeki kimlik bilgileri ile davacının kimlik bilgilerinin uyuşmadığı belirtilerek talebin reddedildiği, davacının davalı Kurum tarafından 11.11.2003 tarihli bildirge gereğince 01.12.2003 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği, davaya konu kesinti belgesinde sadece; "... – ..." yazmakta olduğu, Karacasu Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından; ilçe nüfusuna kayıtlı ... olmadığının bildirildiği, davacının 14.02.2005 tarihinden itibaren devam eden ziraat odası kaydı bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince 12.12.2022 tarihli müzekkere ile davalı Kurumdan; "davacının kesintilerinin Kuruma intikal edip etmediğinin" sorulduğu, davalı Kurum tarafından gönderilen cevapta anılan hususta uyuşmazlık çıkarıldığına dair beyan yer almadığı, tanık olarak dinlenilen muhtar tarafından; köyde ... adında biri olmadığını beyan edildiği, zabıta tarafından düzenlenen tutanakta da; davacının 1994 – 2002 tarihleri arasında tarımla uğraştığının tespit edildiği, dinlenilen tanıklarca; köyde ... adında birinin olmadığının beyan edildiği anlaşılmaktadır. ... İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355 inci maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede ve özellikle; Karacasu Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü, köy muhtarı ve tanıklar tarafından ilçe nüfusuna kayıtlı ... olmadığının beyan edilmiş olması, zabıta tarafından davacının 1994 - 2002 yılları arasında tarımla uğraştığının tespit edilmiş olması, 12.12.2022 tarihli müzekkereye davalı Kurum tarafından verilen cevap gereğince kesintilerin Kuruma intikal edip etmediği hususunda davalı Kurum tarafından uyuşmazlık çıkarıldığına dair beyan yer almaması, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde davaya konu kesintinin aidiyetine ilişkin tespit bulunmamakta ise de kararın gerekçesinde prim kesintisinin davacıya ait olduğunun açıklanmış olması, dosyada mevcut prim kesintisine ait belge ile davacının davalı Kurum tarafından kabul edilen sigortalılık sürelerine göre İlk Derece Mahkemesince tespitine karar verilen ve reddedilen dönemlerin isabetli olması hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirgin olup ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aidiyet tespiti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3 üncü maddenin (b) bendinde, bu Kanunda geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği açıklanmıştır. Ayrıca 5 inci maddede, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddede, bu Kanun'a göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7 nci maddede, kişilerin bu Kanun'a göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kurum'a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9 uncu maddede, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanağı niteliğindeki 5510 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanun'un 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7 nci maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin Kanun'la kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür. 02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi ve 4956 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi ile değişikliğe uğrayan 1479 sayılı Kanun'un 5 üncü maddesi hükümlerinde Kanun koyucu, Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebilmesine imkan tanımıştır. Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanun'larda 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır. 2. Dava, aidiyet tespiti istemine ilişkin olup bu tür davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 3. Değerlendirme Eldeki dava, aidiyet tespitine ilişkin olup Mahkemece, davacının 01.08.1995-31.12.1995 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de verilen kararın eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının Bekir oğlu 1968 doğumlu olarak davalı Kurum'a tescil edildiği, tevkifatlarının da bu kimlik bilgileri üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, "..., Adres: ... Köyü" şeklinde Kurum'a intikal eden tevkifatların kendisine ait olduğunu iddia etmiş Mahkemece de ... Köyü'nde ... adlı kimsenin tespit edilememesi nedeniyle 1995 yılı 7 nci aya ait tevkifat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de hatalı değerlendirmeye dayalı olarak tespit yapıldığı anlaşılmaktadır. ... Köyü'nde ... adlı birinin bulunmaması, tevkifatların davacıya ait olduğunu göstermeyip aynı köyde doğum yeri Karacasu olan davacıdan başka, baba adı ..., doğum tarihi 18.09.1972 olan ve yine baba adı Mehmet, doğum tarihi 01.01.1969 olan iki ... isimli şahsın daha bulunduğu görülmekle bu kişiler dinlenilmeden ve Mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden kabule konu dönem yönünden verilen karar hatalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.