Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/567 E. , 2024/4390 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/567 Karar No : 2024/4390 DAVACI : ..., ... Vakfı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU :05/06/2015 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan 1/100.000 ölçekli Balıkesir-Çanakkale Çevre Düzeni Planının; Plan Açıklama Raporunun 3.1.4.3 ve 3.2.4 sayılı bölümlerinin, "Enerji Üretim Alanları" başlıklı 9.4.2.1 sayılı bölümü ile birli…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/567 E. , 2024/4390 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/567 Karar No : 2024/4390 DAVACI : ..., ... Vakfı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU :05/06/2015 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan 1/100.000 ölçekli Balıkesir-Çanakkale Çevre Düzeni Planının; Plan Açıklama Raporunun 3.1.4.3 ve 3.2.4 sayılı bölümlerinin, "Enerji Üretim Alanları" başlıklı 9.4.2.1 sayılı bölümü ile birlikte Plan Uygulama Hükümlerinin, bu alanlara ilişkin düzenleme yapan 8.36.2. ve 8.36.7.sayılı maddelerinin, Plan Uygulama Hükümlerinin 7.45, 8.7.4 ve 8.37 sayılı maddelerindeki "bu planda değişiklik yapılmaksızın" ibarelerinin, 4.18, 7.8, 7.12, 7.34, 7.35, 8.14.7, 8.20.1.10, 8.21, 8.23.4 sayılı maddelerinin ve 8.20.1.7 sayılı maddesindeki "mutlak tarım arazisi" ibaresinin, ... sayılı paftasında Çanakkale ili, Kocaçeşme ilçesinin batısında belirlenen "tercihli kullanım alanları ile turizm tesis alanı" kullanımlarının, Gelibolu ilçesinin Kavakköy Beldesinin batısında belirlenen "gelişme alanı kullanımının, Kocaçeşme ile Kavakköy arasındaki sulak alan sınırı içerisinde belirlenen "gelişme alanı" kullanımının, Çanakkale ili, Gelibolu ilçesi, Evreşe Beldesinde belirlenen "gelişme alanı ile sanayi ve depolama bölgesi" kullanımlarının ve Çanakkale ili, Gelibolu ilçesi, Koruköy batısında belirlenen "turizm tesis alanı" kullanımının, ... sayılı paftasında Çanakkale Boğazı köprü geçişinin, Çanakkale ili, Çan ilçesi, Karakadılar Köyü ile Durali arasında belirlenen "sanayi alanı" kullanımın, ... sayılı paftasında Çanakkale ili, Biga ilçesi, Karabiga beldesinde belirlenen "sanayi alanı" kullanımının, ... sayılı paftasında Balıkesir ili, Bandırma ilçesi, Şirinçavuş ve Hıdırköy Beldeleri arasında belirlenen "sanayi alanı" kullanımının, ... sayılı paftasında Balıkesir ili, Burhaniye ilçesinde belirlenen"gelişme alanı" kullanımının, ... sayılı paftasında Çanakkale ili, Çan ilçesi, Terzialan Beldesinde belirlenen "gelişme alanı" ile Gönen Barajı Koruma Kuşakları içinde kalan Yenice ilçesi, Pazarköy beldesinde belirlenen "gelişme alanı" kullanımının, ... sayılı paftasında Balıkesir ili, Susurluk Barajı Koruma Kuşağında kalan Kepsut ilçesinde belirlenen "gelişme alanı" kullanımının, ... sayılı paftasında Balıkesir ili, Bigadiç ilçesi batısında belirlenen "sanayi alanı" ile "turizm alanı" kullanımlarının, ... sayılı paftasında doğal sit alanı sınırları içinde kalan Balıkesir ili, Ayvalık ilçesi, Küçükköy Beldesinde belirlenen "gelişme alanı" ile Gömeç ilçesinde belirlenen "gelişme alanı" kullanımının iptali istenilmiştir. DAVACININ İDDİALARI : 7.8 sayılı plan notu yönünden, özel kanunlara tabi alanlarda ileride yapılacak değişiklikleri, ölçeği ve kapsamı göz önünde bulundurulmadan tüm değişikliklere yönelik plan değişikliğini işlevsiz bırakmanın şehircilik ve planlama ilkeleri ile bağdaşmayacağı, özel kanunlara yönelik sınır değişikliklerinin kapsamının bugünden bilinemeyeceği, olası bir sınır değişikliğinin planlama alanındaki diğer arazi kullanımlarını da etkileyebileceği, sınır değişikliği yapıldığı zaman plan değişikliğine gerek olup olmadığına mevzuat ve şehircilik ve planlama ilkeleri doğrultusunda karar verilebileceği, 8.36.7, 8.37 sayılı plan notu yönünden, yenilenebilir enerji üretim alanlarında, çevre düzeni planı değişikliği yapılmaksızın imar planları ile uygulamaya geçilebildiği, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği, 4, maddede çevre düzeni planlarının tanımlandığı üzere, söz konusu maddenin şehircilik ve planlama ilkelerine aykırı olduğu, mevzuat ile de bağdaşmadığı, yenilenebilir enerji üretim alanı olan hidroelektrik santrallerin (HES) özellikle Karadeniz Bölgesinde, havza ölçeğinde, planlama yapılmadan proje bazlı değerlendirmeler sonucunda hayata geçirilmesinin neden olduğu çevresel tahribatlar göz önünde bulundurulduğunda, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında bu tip arazi kullanım kararlarının değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla, anılan maddedeki "Bu planda değişikliğe gerek kalmaksızın" bölümünün iptal edilmesi gerektiği, 8.20.1.7 sayılı plan notu yönünden, 1/100.000 ölçekli Kırşehir-Nevşehir-Niğde-Aksaray Çevre Düzeni Planına karşı açılan ve Danıştay Altıncı Dairesinin E:2011/7413 sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda söz konusu maddenin mutlak tarım arazilerinde yapılaşmış alanların yayılmasını teşvik edici nitelikte olduğu ve ülkenin nitelikli tarım topraklarının kaybına yol açacağının belirtildiği, dolayısıyla dava konusu maddenin "mutlak tarım arazisi" bölümünün iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI :7.8 sayılı plan notu yönünden, dava konusu çevre düzeni planının 7.2. sayılı maddesinde hüküm altına alındığı üzere çevre düzeni planları ölçeğinin gereği şematik olduğu üzerinden ölçü alınarak uygulama yapılabilen planlar olmadığı, bu plan kararları doğrultusunda uygulamaların alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda doğal, yapay ve yasal eşikler çerçevesinde netleştirilebileceği, 7.1 sayılı plan hükmünde ise planın, plan paftaları, plan hükümleri ve plan açıklama raporuyla bir bütün olduğu alt ölçekli planlarda ve uygulamalarda bu belgelerin bütününün göz önünde bulundurulması gerektiğinin belirtildiği, bu kapsamda, plan üzerinde yer alan özel kanunlara tabi alan sınırlarının da ölçeğin gerektirdiği biçimde şematik olarak plana aktarıldığı, konunun bu sınırlardan ölçü alınarak uygulama yapılacakmış gibi değerlendirilerek özel kanunlara tabi alan sınırlarında değişiklik olması halinde, arazi kullanım kararlarının etkileneceği gerekçe gösterilerek planda da değişiklik yapılması gerektiğinin ileri sürülmesinin doğru olmadığı, planda gösterilmiş olsun ya da olmasın alt ölçekli uygulamalarda ilgili kurumu tarafından belirtilen sınırlar dahilinde uygulamaların netleştirilmesinin söz konusu olduğu, planlarda bu sınırlar dahilinde ilgili kurumunca izin verilmeyen kullanım kararlarının uygulama kararlarına da dönüşmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, zaten bu sınırlarda bir değişiklik olması halinde veri tabanına işlenmek üzere Bakanlığa iletilmesi gerektiği, 7.8 sayılı maddede hüküm altına alınmış olmakla Bakanlığa iletilen bu sınır değişikliklerinin ilk düzenleme kapsamında ele alındığı, ayrıca her ne kadar 7.8 sayılı plan hükmü kapsamında, belirlenecek yeni sınırların çevre düzeni planında bir düzenlemeye gerek olmaksızın geçerli olacağı belirtilse de özel kanunlara tabi alan sınırlarındaki değişimin bölgedeki plan kararlarının uygulanmasını çok ciddi boyutta engelleyen bir durum ortaya çıkarak söz konusu yerleşim biriminin ihtiyaçlarının karşılanamaması halinde çevre düzeni planında yeniden düzenlemeye gidilebileceği, 8.36.7, 8.37 sayılı plan notu yönünden, bu faaliyet alanlarının genel itibarıyla, ölçek gereği üst ölçekli planda gösterilemeyecek büyüklükte olması nedeniyle planda fiziki/alansal olarak ifade edilmesinin mümkün olmadığı ve ülkemizde bu alanlara yönelik olarak ilgili Bakanlık tarafından yer seçimi bölgeleme politikasının bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, konu özelinde sayısız plan değişikliğini gündeme getirmesinin kaçınılmaz olduğu, söz konusu tesislerin yer seçiminin, ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda, alt ölçekli plan çalışmalarında, bu planda değişikliğe gerek olmaksızın yapılabileceğinin planda hüküm altına alındığı, 8.20.1.7 sayılı plan notu yönünden, anılan hüküm uyarınca Başbakanlık, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, ilgili bakanlıklar ve bunların bağlı kuruluşları tarafından desteklenen projelerin, tarım ve hayvancılık potansiyelinin bulunduğu alanlarda desteklenmesi amacıyla geliştirildiği, belirlenen alanın ilgili projelerdeki koşulları sağlaması ve ancak ilgili Bakanlıktan uygun görüş alınması halinde tarımsal amaçlı yapılaşmaya açılabileceği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : 05/06/2015 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Balıkesir-Çanakkale Çevre Düzeni Planının; Plan Uygulama Hükümlerinin 7.8 sayılı maddesi yönünden davanın reddine, 8.36.7 ve 8.37 sayılı maddelerinin iptaline, 8.20.1.7 sayılı madde yönünden ise konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : 05/06/2015 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Balıkesir-Çanakkale Çevre Düzeni Planının; Plan Açıklama Raporu 3.1.4.3., 3.2.4. ve 9.4.2.1. (Enerji Üretim Alanları Bölümünün) sayılı bölümlerinin; Plan Uygulama Hükümlerinin 4.18., 8.21., 7.8, 7.12, 7.34, 7.35, 8.20.1.7. (Mutlak Tarım Arazisi Bölümünün), 8.20.1.10, 8.23.4., 8.36.2., 8.36.7., 7.45. (bu planda değişiklik yapılmaksızın ifadesinin), 8.14.7., 8.7.4. (bu planda değişikliğe gerek olmaksızın ifadesinin), 8.37. (bu planda değişikliğe gerek kalmaksızın ifadesinin) sayılı bölümleri ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı paftalarında yer alan bazı bölümlerin iptali istemiyle açılan davada, Plan Uygulama Hükümlerinin 7.12.,7.35.,8.3., 8.23.4., 7.34., 8.14.7., 8.7.4. maddeleri ile Plan Açıklama Raporunun 9.4.2.1. maddesinin ve ... paftası Çanakkale İlinde; Kocaçeşme'nin batısındaki tercihli kullanım alanları ile turizm tesis alanı, Kocaçeşme ve Kavakköy arası sulak alan sınırı içindeki gelişme alanı, Evreşe Gelişme Alanı ve Sanayi ve Depolama Bölgesi, ... Paftası; Karakadılar–Durali arası sanayi alanı, İ18 Paftası; Gönen Barajı Koruma Kuşakları içinde Pazarköy gelişme alanı, ... Paftası; Balıkesir İli, Susurluk Barajı Kuşaklarında Kepsut gelişme alanının Mutlak Koruma Alanı içinde kalan kısım yönlerinden iptaline, davanın diğer bölümlerinin reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2020 günlü, E;:2015/8583, K:2020/14077 sayılı kararının taraflarca temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/06/2023 günlü, E:2022/45, K:2023/1492 sayılı kararıyla, anılan kararın Plan Uygulama Hükümlerinin 8.36.7, 8.37, 7.8 ve 8.20.1.7 sayılı bölümlerinin bozulmasına, kararın diğer bölümlerinin ise onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, bozma kararı üzerine dosya incelendi: Plan Uygulama Hükümlerinin 7.8. sayılı maddesi yönünden: Hükümle özel kanunlara tabi alanlarla ilgili olarak planda gösterilen sınırlarda farklılık olsa dahi yetkili kurumlarca belirlenmiş sınırların geçerli olduğu, bu sınırlarda değişiklik olması durumunda plan değişikliğine gerek olmaksızın sınırın geçerli olduğu yolunda düzenleme getirilmiştir. Özel kanunlara tabi alanlarda farklı kurumların yetki ve sorumluluklarının bulunması nedeniyle, uygulamada sınır değişikliklerinin de söz konusu olabileceği, diğer taraftan, çevre düzeni planları üzerinden ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı, sınır değişikliğinin plan değişikliğini gerektirmesi durumunda plan değişikliği yoluna da gidilmesi gerektiği anlaşılmakla, düzenlemede mevzuata ve hukuka aykırılık görülmemiştir. 8.36.7 sayılı ve 8.37 sayılı maddeleri: ""enerji üretim alanları" başlığı altında yer alan 8.36.7 maddesi ile kömüre dayalı termik santral, 8.37 sayılı madde ile de yenilenebilir enerji üretim alanları yönünden bu planda değişikliğe gerek kalmaksızın ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda alt ölçekli planlar ile uygulamaya geçilmesi öngörülmüştür. Ölçeği gereği leke plan niteliğinde bulunan dava konusu Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, koruma-kullanma dengesinin sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan, genel arazi kullanım kararlarının üretildiği bir plan olup, bilirkişi raporundaki tespitler de göz önünde bulundurulduğunda, bölgesel ya da bazı durumlarda ülke düzeyinde etkileri olan enerji üretim alanlarının üst ölçekli çevre düzeni planı kapsamında değerlendirilmesi ve planda bu hususlara yönelik alt ölçekli planları yönlendirecek temel ilke ve politikaları içeren hükümlerin bulunması gerektiği açıktır. Bu durumda, bölgesel, hatta ülkesel düzeyde etkileri olan enerji üretim alanlarına ilişkin kararların, koruma-kullanma dengesinin sağlanması amacıyla korunması gereken alanlara ilişkin politika ve stratejileri belirleyen üst ölçekli plan niteliğindeki çevre düzeni planı kapsamında değerlendirilmeksizin, alt ölçekli planlara bırakılmasını öngören dava konusu plan hükümlerinde, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uyarlık bulunmamaktadır. 8.20.1.7 sayılı madde: Davacı tarafından,düzenlemenin "mutlak tarım arazisi" bölümünün iptali istenilmektedir. Bakılan dava açıldıktan sonra, maddede 2016 yılında yapılan değişiklik ile "mutlak tarım arazi" ile "yapılaşma emsallerinin %50 oranında arttırılabileceği" yönündeki ibarelerin metinden çıkarıldığı görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusu kalmamıştır. Açıklanan nedenlerle, 05/06/2015 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Balıkesir-Çanakkale Çevre Düzeni Planının; Plan Uygulama Hükümlerinin 7.8 sayılı maddesi yönünden davanın reddine, 8.36.7 ve 8.37 sayılı maddelerinin iptaline, 8.20.1.7 sayılı madde yönünden ise konusu kalmayan davanın bu bölümü hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2020 tarih ve E:2015/8583, K:2020/14077 sayılı kararının; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/06/2023 tarih ve E:2022/45, K:2023/1492 sayılı kararı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 05/06/2015 tarihinde onaylanan Balıkesir–Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının 8.36.7, 8.37 ve 8.20.1.7 sayılı plan notlarına ilişkin davanın reddine ilişkin kısmının ve 7.8 sayılı plan notu yönünden hüküm kurulmamasına ilişkin kısmının bozulmasına, dava konusu planın belirtilen plan notları dışında kalan kısmına yönelik verilen kararın onanmasına karar verildiğinden Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/06/2023 tarih ve E:2022/45, K:2023/1492 sayılı bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Çevre ve Şehircilik" ibaresinin "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesi uyarınca 05/06/2015 tarihinde onaylanan Balıkesir–Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 10/7/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18. maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Anılan 19. maddenin 2. fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu "8.36.7" ve "8.37" sayılı plan notları yönünden; Ölçeği gereği leke plan niteliğinde bulunan dava konusu Balıkesir - Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, koruma-kullanma dengesinin sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan, genel arazi kullanım kararlarının üretildiği bir plan olmakla beraber, bölgesel ya da ülke düzeyinde etkileri olan enerji üretim alanlarının üst ölçekli çevre düzeni planı kapsamında değerlendirilmesi ve planda bu hususlara yönelik alt ölçekli planları yönlendirecek temel ilke ve politikaları içeren hükümlerin bulunması gerektiği açıktır. Plan Açıklama Raporunun "9.4.2.1" sayılı "Enerji Üretim Alanları" başlıklı maddesinde, "Planlama bölgesinde enerji üretim alanları yenilenebilir enerji üretim kaynakları ve diğer enerji üretim kaynaklarına dayalı olmaları üzerinden değerlendirilmiştir. Bu kapsamda yenilenebilir enerji tesislerine ilişkin olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan alınan işletmede, inşa halinde ve proje halinde olan Enerji Alanlarına yönelik bilgiler veri tabanına eklenmiş ve yenilenebilir enerji kaynaklı enerji üretim tesislerinin alınacak izinler ve ilgili kurum-kuruluş görüşleri kapsamında alt ölçekli planlarda değerlendirilmesine yönelik plan kararları oluşturulmuştur. Diğer taraftan yürürlükteki planlar ile belirlenen ve tamamına yakını yapılaşmasını tamamlamış Enerji Üretim Alanları plan üzerine aktarılmıştır. Bununla birlikte planlama dönemi içerisinde bölgenin sunduğu olanak, potansiyeller ve koruma alanları gibi sınırlandırıcı nitelikler, yerelde alınmış Mahalli Çevre Kurulu Kararları göz önünde bulundurularak, ithal kömüre dayalı termik santrallerin planlama bölgesi bütününde 03.12.2013 tarihli ve 03 sayılı Mahalli Çevre Kurulu Kararı ile belirlenmiş olan Şevketiye Yerleşimi ile Çanakkale İl Sınırı arasındaki alanlarda ilgili kurum-kuruluş görüşleri, gerekli izinler alınarak yer seçiminin yapılabileceği ancak hiçbir suretle ÇED sürecine tabi tutulmadan uygulamaya geçilemeyeceği öngörülmüştür. Planlama bölgesinde, yerli kömüre dayalı termik santrallerin ise yerli kömür rezervinin bulunmasına ve bu rezervin 40 milyon ton olmasına bağlı olarak ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ve gerekli izinler alınmak kaydı ile yer seçiminin yapılabileceği öngörülmüştür." şeklinde açıklamalara yer verildiği, dolayısıyla planda, enerji üretim alanlarının ikiye ayrılarak, yenilenebilir enerji üretim kaynakları ve diğer enerji üretim kaynaklarına dayalı olmaları üzerinden değerlendirildiği, yenilenebilir enerji tesislerine ilişkin olarak alınacak izinler ve ilgili kurum-kuruluş görüşleri kapsamında alt ölçekli planlarda değerlendirilmesine yönelik plan kararı getirildiği, termik santraller açısından ise, yerli ve ithal kömüre dayalı olmasına yönelik yer seçimleri açısından iki farklı değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Anılan plan açıklama raporu doğrultusunda, Plan Uygulama Hükümlerinde, enerji üretim tesislerine bağlı yan tesisler, kıyı yapıları ve depolama alanları ile bunların üretiminden kaynaklanan atıkların hammadde olarak kullanıldığı entegre sanayi faaliyetlerinin yer alabileceği "Enerji Üretim Alanları" başlığı altında düzenlenen uyuşmazlık konusu "8.36.7" sayılı maddede de, "Bu alanlara ilişkin alt ölçekli planlar bu planda değişikliğe gerek kalmaksızın ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda yürütülecektir. Bu alanlarda yer alacak kullanımların büyüklük ve yapılaşma koşulları alt ölçekli planlarda belirlenir. Ancak bu alanlarda uygulamaya geçilebilmesi için çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı aranır." hükmüne yer verilmiştir. Diğer yandan, yine Plan Uygulama Hükümlerinin "Yenilenebilir Enerji Üretim Alanları" başlıklı "8.37" sayılı maddesinde, "Yenilebilir enerji üretim alanlarında, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan izinler ve Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme kurulunca verilecek lisans kapsamında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın uygun görüşü alınması koşuluyla, bu planda değişikliğe gerek kalmaksızın, ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda hazırlanan imar planlarının ilgili idaresince onaylanmasını müteakip uygulamaya geçilir. Sayısal ortamda bilgi için bakanlığa gönderilir. Kurulmuş/kurulacak tesislerde, ilgili mevzuat çerçevesinde çevresel tüm önlemlerin alınması zorunludur." hükmüne yer verilmiştir. Ölçeği gereği leke plan niteliğinde bulunan dava konusu Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, koruma-kullanma dengesinin sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan, genel arazi kullanım kararlarının üretildiği bir plan olup, bilirkişi raporundaki tespitler de göz önünde bulundurulduğunda, bölgesel ya da bazı durumlarda ülke düzeyinde etkileri olan enerji üretim alanlarının üst ölçekli çevre düzeni planı kapsamında değerlendirilmesi ve planda bu hususlara yönelik alt ölçekli planları yönlendirecek temel ilke ve politikaları içeren hükümlerin bulunması gerektiği açıktır. Uyuşmazlık konusu plan hükümlerinde ise, yenilenebilir enerji üretim alanlarının dava konusu çevre düzeni planı kapsamı dışında bırakılarak, bu kullanımların, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan izinler ve/veya Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca verilecek lisans kapsamında, Bakanlığın uygun görüşünün alınması kaydı ile alt ölçekli planlar ile belirlenmesi ve bu doğrultuda uygulamaya geçilmesi öngörülmüştür. Bu durumda, bölgesel, hatta ülkesel düzeyde etkileri olan enerji üretim alanlarına ilişkin kararların, koruma-kullanma dengesinin sağlanması amacıyla korunması gereken alanlara ilişkin politika ve stratejileri belirleyen üst ölçekli plan niteliğindeki çevre düzeni planı kapsamında değerlendirilmeksizin, alt ölçekli planlara bırakılmasını öngören dava konusu plan hükümlerinde, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uyarlık bulunmamaktadır. Kaldı ki, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 10/03/2021 tarih ve E:2020/2062, K:2021/449 sayılı kararı da bu yöndedir. Dava konusu "8.20.1.7" sayılı plan notu yönünden; Uyuşmazlık konusu maddenin dava konusu edilen halinde, "5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca mutlak tarım arazisi ve marjinal tarım arazisi olarak belirlenen tarım arazilerinde; T.C. Başbakanlık, T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, ilgili bakanlıklar ve bunların bağlı kuruluşları tarafından desteklenen projeye (tarımsal kalkınma kooperatiflerince uygulanan projeler, üretici birlikleri/kooperatifleri tarafından uygulanan projeler, avrupa birliği kaynaklı projeler, dünya bankası destekli projeler, sosyal riski azaltma projesi kapsamında uygulanacak projeler gibi) dayalı tarımsal faaliyetler kapsamında her tür gerçek ve tüzel kişiliklerin yapacağı entegre olmayan tarımsal amaçlı yatırımlar ve destekleme projeleri ile en az 100 büyükbaş, 200 küçükbaş ve üzeri hayvancılık kapasiteli veya 50.000 adet kanatlı hayvancılık ve üzeri kapasiteli yatırımlarda bu planda tanımlanan yapılaşma emsalleri %50 oranında arttırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu madde ile aynı nitelikte düzenlenen bir plan notunun iptali istemiyle, 1/100.000 ölçekli Kırşehir-Nevşehir-Niğde-Aksaray Çevre Düzeni Planına karşı açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2011/7413 sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda, mutlak tarım arazilerinde, yapılaşmış alanların yayılmasını teşvik edici nitelikte olan ve ülkenin nitelikli tarım topraklarının kaybına yol açacak nitelikte olan plan notunun hukuka uygun olmadığı yönünde görüş bildirildiği, dolayısıyla dava konusu maddenin "mutlak tarım arazisi" bölümünün iptal edilmesi gerektiği iddiası ile dava açılmış ise de; görülmekte olan dava açıldıktan sonra, maddede 2016 yılında yapılan değişiklik ile "mutlak tarım arazi" ile "yapılaşma emsallerinin %50 oranında arttırılabileceği" yönündeki ibarelerin metinden çıkarıldığı görüldüğünden, bu kısım yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. Özel kanunlara tabi alanlara 7.8. sayılı plan notu yönünden, Davaya konu 7.8 sayılı plan notunda, "Özel kanunlara tabi alanlarla ilgili olarak, bu planda gösterilen sınırlarda farklılıklar olsa dahi, yetkili kurumlarınca belirlenmiş olan sınırlar geçerlidir. Bu sınırlarda değişiklik olması durumunda, kabul edilen yeni sınırlar bu planda değişikliğe gerek olmaksızın geçerli olacaktır. Sınır değişiklikleri sayısal ortamda koordinatlı, bu planın veri tabanına işlenmek üzere bakanlığa gönderilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Plan notunda yer alan düzenlemede özel kanunlara tabi alanlarda farklı kurumların yetki ve sorumluluklarının olabileceği, bu nedenle bu yasal yetkiler nedeniyle sınırların değişebileceği, davalı idarenin dosyadaki savunmasından sınır değişikliğinin plan değişikliğini gerektirmesi ve böyle bir zorunluluk bulunması halinde plan değişikliği yapabileceği görüldüğünden plan notunda hukuka aykırılık bulunmadığı, bu kısım yönünden davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/06/2023 tarih ve E:2022/45, K:2023/1492 sayılı kararında, bozulan kısım yönünden yeniden verilecek kararda, davacı tarafça yatırılan keşif ve bilirkişi avansı yönünden değerlendirme yapılacağı belirtilmişse de dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davacı tarafından keşif ve bilirkişi avansının yatırılmadığı, Maliye Bakanlığı tarafından yatırıldığı anlaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 05/06/2015 tarihinde onaylanan Balıkesir–Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının "8.36.7" ve "8.37" sayılı plan notlarına ilişkin kısmının İPTALİNE, 2. Anılan planın 7.8 sayılı plan notu yönünden DAVANIN REDDİNE, 3. 8.20.1.7" sayılı plan notu yönünden konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4.Tahsilde ve ödemede tekerrüre esas olmamak üzere sonuç itibariyle karar kısmen dava konusu işlemin iptali, kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen davanın reddi ile sonuçlandığından davadaki haklılık oranına göre ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin ...-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, ...-TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, ...-TL'nin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 5. Davanın kısmen iptal, kısmen retle sonuçlanan ve kesinleşen kısmı için ilk kararda davalı idare ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edildiğinden bu kararda davalı idare ve davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6. Davacı ve davalı idare tarafından ödenen posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra gösterecekleri hesap numarasına iadesine, 7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/07/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.