Ceza Genel Kurulu 2017/232 E. , 2017/499 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 18.06.2014 Sayısı : 249-488 Kasten yaralama suçundan sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine ilişkin İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.11.2011 gün ve 969-857 sayılı hükümlerin, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 06.03.2014 gün ve 16185-9390 sayı ile; "...Müştekini…
**Ceza Genel Kurulu 2017/232 E. , 2017/499 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 18.06.2014 Sayısı : 249-488 Kasten yaralama suçundan sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine ilişkin İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.11.2011 gün ve 969-857 sayılı hükümlerin, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 06.03.2014 gün ve 16185-9390 sayı ile; "...Müştekinin kollukta ve yargılama aşamasında kendisini yaralayan kişilerin sanıklar olduğunu ifade etmesi ve sanıklarla müşteki arasında suç atfına neden olacak önceye dayalı husumet bulunmaması ile müştekiye ait 27.06.2011 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporuna göre müştekide meydana gelen kırığın yumruk ve tekme ile oluşmasınının daha mümkün olduğu yönündeki rapor göz önüne alınarak sanıkların mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesi ise 18.06.2014 gün ve 249-488 sayı ile; "...Katılanın Alsancak Devlet Hastanesi'nin 07.11.2009 tarihli olayın hemen sonrasında alınan raporunda, burnunun üzerinde 0,5 cm uzunluğunda bir kesiyle, burun kemiğinde kırık tespit edildiği, yüzünün başka bir yerinde darp izinin olmadığı, ortada hiçbir sebep yokken kendisine kafa vurduğu iddia edilen sanık ...'ın bu eyleminden sonra mahkememizce gözlenen haliyle iri yarı bir kişi olan diğer sanık ...'ın katılana iki yumruk daha vurması ile katılanın yüzünde sadece burunda gözlenen kırık şeklindeki yaralanmanın dışında çok daha ağır yara izlerinin olması gerektiği, katılanın soruşturma sırasındaki çelişkili beyanları, sanık ...'ın diğer güvenlik görevlilerinin yanında kendisine yumrukla vurduğu şeklinde iddiasının yeminli olarak dinlenen güvenlik görevlisi tanıklar Hüseyin Aktar ve ...'ın beyanlarıyla doğrulanmaması, katılanın olay günü alkollü vaziyette elinde bira şişeleri olduğu halde tren vagonları arasında gezerken görülmesi ve savunmaya göre de vagonlar arasındayken bir anda gözden kaybolması, bilahare kendisinin sanık ... tarafından raylar üzerinde düşmüş vaziyette görünmüş olduğu hususları nazara alındığında, katılanın yaralanmasının vagonların arasından raylara düşerek gerçekleşmiş olma ihtimalinin bulunduğu, nitekim Adli Tıp Kurumu raporunda da katılanda tespit edilen kırığın oluşum mekanizmasının tıbben kesin olarak belirlenemediği, sert-küt bir cismin, yumruk veya tekmenin doğrudan havalesiyle oluşmasının tıbben daha mümkün olduğunu şüpheli olarak bırakması ve mahkememizin açıklanan deliller ışığında bu şüphenin sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiği kanaatinin değişmediği..." şeklindeki gerekçe ile ilk hükmünde direnerek sanıkların beraatlerine karar vermiştir.