Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5876 E. , 2024/4342 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5876 Karar No : 2024/4342 DAVACI : ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, çocuğu S. U. C.'nin, devam ettiği okuldaki ders saatlerinin fazla olduğu ileri sürülerek Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılı haftalık ders çizelgesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : D
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5876 E. , 2024/4342 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5876 Karar No : 2024/4342 DAVACI : ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, çocuğu S. U. C.'nin, devam ettiği okuldaki ders saatlerinin fazla olduğu ileri sürülerek Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılı haftalık ders çizelgesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Talim Terbiye Kurulu’nun liselere zorunlu kıldığı haftalık en az 40 ve 43 saatlik ders yükünün okula giriş-çıkış ve yol süresi ile birlikte 50 saate ulaştığı, bunun da çocuklarda yorgunluk, uykusuzluk ve strese neden olduğu, öğrenmenin ise stresle ters orantılı olduğu, ağır ders programı olan öğrencilerin buna dayanamayıp cehalete sürüklendiği, büyük şehirlerdeki ulaşım problemlerinin de eklenmesi sonucu okul dışı zamanları kalmayan öğrencilerin sosyo-kültürel faaliyetlere katılamadıkları, bu durumdan oğlu S. U. C.'nin de mağdur olduğu ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Milli Eğitim Bakanlığı ilgili Genel Müdürlüklerinin, söz konusu haftalık ders çizelgeleri ve öğretim programlarına yönelik çalışmalarını, dünyadaki güncel gelişmeler ekseninde, ülkemize özgü temel değerlerle ve niteliklerle bütünleştirdiği, izleme ve değerlendirme çalışmalarından hareketle, ihtiyaç analizleri, uzman görüşleri, istatistik ve anket çalışmaları, paydaş görüşlerinden sağlanan veriler kapsamında yürüttüğü, haftalık ders çizelgeleri ve çizelgelerde yer alan derslere ait öğretim programlarının toplumun ve ferdin ihtiyaç duyduğu beceri ve yetkinlikler, ilgili disiplinde edinilmesi gerekli temel bilgi ve beceriler, sosyokültürel hayat, bilim ve teknolojideki hızlı değişim ve gelişmeler ile öğrencilerin akademik beceri edinmelerinin yanında yetenekleri doğrultusunda da yetiştirilmelerinin sağlanması, ilgi ve ihtiyaç duydukları alanlarda gelişimlerine zemin hazırlanması amaçlarıyla katılımcı bir anlayış doğrultusunda çağdaş ve bilimsel esaslara göre hazırlandığı, haftalık ders çizelgelerinde yer alan meslek derslerinin haftalık ders saatlerinin mezun olacak kişilerin yeter düzeyde istihdam yeterlilikleri elde edebilmeleri için belirlenen asgari süre olduğu, ayrıca haftalık ders çizelgesinde ortak dersler bloğunda bulunan akademik dersler için belirlenen haftalık ders saatlerinin bir üst öğrenime devam edebilmeleri için yine asgari seviyede belirlendiği, sonuç olarak mesleki ve teknik ortaöğretim okullarında hem mesleğe hem de üst öğrenime hazırlayıcı bir eğitim verildiğinden dolayı ders saatlerinin bu çerçevede belirlendiği ve Talim Terbiye Kurulu’nun inceleme süreçlerini bilimsel bir tutum ve titizlikle yürüttüğü savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacının dava açma ehliyeti bulunduğundan işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde iptal davaları; idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan idari dava türleri arasında sayılmış; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından; (a) Görev ve yetki, (b) İdari merci tecavüzü, (c) Ehliyet, (d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, (e) Süre aşımı, (f) Husumet, (g) 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği düzenleme altına alınmış olup, "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yapılan ilk inceleme sonucunda dava açma ehliyetinin bulunmadığının tespiti halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesinin 1. fıkrasında, "Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz." hükmü, 336. maddesinde "Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir. Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir." hükmüne yer verilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Davacı tarafından, ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Motorlu Araçlar Teknolojisi Alanı/Otomotiv Elektromekanik bölümü 10. sınıf öğrencisi olan çocuğu S. U. C.'nin, okuldaki ders saatlerinin fazla olduğu ileri sürülerek Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılı haftalık ders çizelgesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335. ve 336. maddeleri uyarınca, evlilik birlikteliği devam etmekte ise; davanın, velayet altında bulunan çocuk adına anne ve babası tarafından velayet ilişkisi belirtilmek şartıyla, birlikte imzalanmak üzere açılması ya da açılan davaya muvafakat verilmesi, evlilik birlikteliği sona ermiş ise; davanın, çocuğun velayeti kendisine verilen kişi tarafından çocuğu adına imzalanmak üzere açılması ve dava dilekçesine velayet ilişkisinin ispatına yönelik bilgi ve belgenin (velayete ilişkin mahkeme kararı gibi) eklenmesi gerekmektedir. Dosyadan; yalnızca babası ... tarafından, çocuğu S. U. C.'nin devam ettiği okuldaki ders saatlerinin fazla olduğu ileri sürülerek Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2023-2024 Eğitim-Öğretim Yılı haftalık ders çizelgesinin iptali istemiyle dava açıldığından, Dairemizin 06/10/2023, 14/02/2024 ve 30/05/2024 tarihli ara kararları ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335 ve 336. maddelerinin amir hükmü gereği, "evlilik birlikteliği devam etmekte ise S. U. C.'nin babası tarafından açılan davaya annenin muvafakat verdiğini gösteren dilekçenin, ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse S. U. C.'nin velayetinin babasına ait olduğunu gösteren mahkeme kararının istenilmesine" karar verildiği ve usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davacı tarafından ara kararların gereğinin yerine getirilmediği görülmektedir. Bu durumda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335 ve 336. maddelerine aykırı olarak usulüne uygun olarak açılmayan, yalnızca S. U. C'nin babası Yusuf Caner tarafından açılan ve (UYAP sorgulamasında evlililiğin devam ettiği görüldüğünden) davaya annenin muvafakat verdiğine dair herhangi bir bilgi belge sunulmayan davanın ehliyet yönünden reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 10/09/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a fıkrasında, idarî davaların idarî işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3/c bendinde dava dilekçesinin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", içtihatlarda, dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlandığı, menfaatin kişisel olmasının idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olması sonucunu doğurmadığı, sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırlarının davacının gerçek kişi, tüzel kişi, belde sakini olması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle ve her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliği de gözönünde tutularak belirlenmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Talim Terbiye Kurulu’nun liselere zorunlu kıldığı haftalık en az 40 ve 43 saatlik ders yükünün okula giriş-çıkış ve yol süresi ile birlikte 50 saate ulaştığı, bunun da çocuklarda yorgunluk, uykusuzluk ve strese neden olduğu, öğrenmenin ise stresle ters orantılı olduğu, ağır ders programına dayanamayan öğrencilerin buna dayanamayıp cehalete sürüklendiği, büyük şehirlerdeki ulaşım problemlerinin de eklenmesi sonucu okul dışı zamanları kalmayan öğrencilerin sosyo-kültürel faaliyetlere katılamadıkları, Meslek Lisesinde okuyan oğlu S. U. C.'nin mağdur olduğu gerekçesi ile davanın açıldığı görülmektedir. Bu durumda, davanın, davacının velayeti altındaki çocuğu adına değil bizzat kendi adına açıldığı ve menfaatin kişisel olmasının idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olması sonucunu doğurmadığı göz önüne alındığında; Meslek Lisesinde okuyan oğlu olan davacı babanın çocuğunun öğrenimiyle ilgili problemlerinden etkilenmeyeceği ve dava açmakta menfaati olmadığı söylenemeyeceğinden ehliyetli olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek inceleme yapılması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.