Başvuru, yurt dışındaki üniversitenin denkliğinin kaldırılmasına ilişkin işleme karşı açılan davada hukuka aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yurt dışındaki üniversitenin denkliğinin kaldırılmasına ilişkin işleme karşı açılan davada hukuka aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 23/8/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu; Bosna Hersek’te kurulmuş, Travnik şehrinde faaliyet gösteren ve özel hukuk tüzel kişiliği olan bir üniversitedir. Dışişleri Bakanlığının 23/10/2014 tarihli yazısında; başvurucu Üniversitede verilen eğitimin dili ve barınma konusunda taahhüt edilenlerin yerine getirilmediği, öğrencilerin mağdur edildiği yönünde gelen şikâyetler üzerine Saraybosna Büyükelçiliği vasıtasıyla yerinde incelemeler yapıldığı belirtilmiştir. Yazıda; bu inceleme sonucunda yapılan değerlendirmede Üniversitedeki eğitimin yetersiz olduğu, Üniversitede para karşılığı diploma verildiği, Türkiye'den herhangi bir eğitim görevlisinin bulunduğuna dair ikna edici bir göstergenin mevcut olmadığı ifade edilmiş ve eğitim dili Boşnakça olan bir üniversitede Türk öğrencilere ayrı sınıf açılmasının şüphe uyandırıcı nitelik taşıdığı vurgulanmıştır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) Genel Kurulunun 12/2/2015 tarihli toplantısında, Travnik Üniversitesi hakkındaki şikâyetler neticesinde söz konusu Üniversitenin tanınmamasına ve Başkanlıkça oluşturulacak heyet tarafından Bosna Hersek'te inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Anılan karar uyarınca 27/3/2015 tarihinde Travnik Üniversitesine bir ziyaret gerçekleştirilmiştir. Ziyaret sonucunda hazırlanan değerlendirme raporunda;- Üniversitenin herhangi bir sınav sonuç belgesi aramaksızın ücret karşılığında öğrenci kabul ettiği ve söz konusu durumun Türkiye'de mevcut sınav sistemini dolanma amacı taşıdığı ifade edilmiştir. - Diş hekimliği ve hukuk fakültelerinde Türk öğrenciler için ayrı sınıf açılmış olmasının Türkiye'den gelecek öğrenciler hesaba katılarak yatırım yapıldığı görüntüsü verdiğine işaret edilmiştir.- Üniversitenin Türkiye'den ders vermek üzere gelen öğretim görevlilerinin isim listesini vermek istemediği vurgulanmıştır. - Üniversiteye kaydolmak üzere gelen 20 öğrencinin sınır dışı edildiği ancak bunun sebebinin açıklanmadığı dile getirilmiştir.- Üniversitenin 550 Türk öğrencisi olmasına rağmen Türkçe eğitim konusunda pilot uygulamaya geçtiği söylenerek Türk öğrencilerin pilot uygulama konusunda denek olarak kullandığı belirtilmiş ve sonuç olarak tanıma kararının kaldırılmasının yerinde olduğu rapor edilmiştir. Başvurucu tarafından, Üniversitenin denkliğinin tanınmasının kaldırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle 20/4/2015 tarihinde dava açılmıştır. Dava dilekçesinde YÖK tarafından tanınma için gerekli tüm şartları taşımasına rağmen denkliğin kaldırılmasının hukuk kurallarına açıkça aykırı olduğu, Türkiye'den gelecek öğrencilerin alacağı eğitim koşullarına ilişkin olarak büyük yatırımlar yapıldığı belirtilmiş ve tesis edilen işlem nedeniyle maddi açıdan büyük bir zararla karşılaşılacağı ileri sürülmüştür. İdarenin cevap dilekçesinde, başvurucu ile ilgili olarak yapılan şikâyetler neticesinde dava konusu kararın alındığı ve oluşturulan heyetçe yapılan ziyaret sonrasında düzenlenen değerlendirme raporunda yer alan tespitlerin tesis edilen işlemin yasal ve yerinde olduğunu ispatladığı belirtilmiştir. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 2/1/2017 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararda, yukarıda belirtilen değerlendirme raporunda yer alan hususlar açıklandıktan sonra davacı Üniversite hakkında gelen şikâyetler neticesinde mevzuatın verdiği yetki kapsamında dava konusu işlemin tesis edildiği belirtilerek değerlendirme raporuna dayanak olan heyet ziyaretinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra yapılmış olduğu ifade edilse de başvurucu tarafından bunların aksini gösteren bilgi ya da belge sunulmadığı vurgulanmıştır. Başvurucu 27/4/2017 tarihinde istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde, tesis edilen işlemden sonra işleme dayanak olarak inceleme yapılmasının işlemin hukuka aykırılığını açıkça gösterdiğini belirtmiştir. Ayrıca herhangi bir şikâyet olmamasına rağmen dava konusu işlemin tesis edildiğini, işleme dayanak olarak alınan raporun objektif olmadığını ve derece mahkemesi tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini ifade etmiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi 14/6/2017 tarihinde istinaf talebini reddederek mahkeme kararını kesin olarak onamıştır. Nihai karar başvurucuya 24/7/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 23/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. İlgili Sözleşme Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Herkes davasının medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar[ın] ... esası konusunda karar verecek olan ... bir mahkeme tarafından ... görülmesini isteme hakkına sahiptir..."B. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre Sözleşme'nin maddesinin medeni hukuk alanına giren konularda uygulanabilirliği ilk olarak bir uyuşmazlığın varlığına bağlıdır. İkinci olarak uyuşmazlık en azından savunulabilir bir şekilde iç hukukta tanınmış olduğu söylenebilecek hak ve yükümlülükler ile ilgili olmalıdır. Son olarak ise bu hak ve yükümlülükler -her ne kadar bizzat madde bu hak ve yükümlülüklere Sözleşmeci devletlerin hukuk sistemi içinde belirli bir anlam atfetmese de- Sözleşme anlamında medeni nitelikte olmalıdır (James ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 8793/79, 21/2/1986, § 81).