4. Hukuk Dairesi 2021/24851 E. , 2023/2024 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/796 Değişik İş - 2021/796 Karar SAYISI : 2021/İHK-30064 HÜKÜM/KARAR : Kabul/Davalı vekilinin itirazının kabulü ile başvurunun kısmen kabulü SAYISI : K-2021/91948 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne, ... ka
**4. Hukuk Dairesi 2021/24851 E. , 2023/2024 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/796 Değişik İş - 2021/796 Karar SAYISI : 2021/İHK-30064 HÜKÜM/KARAR : Kabul/Davalı vekilinin itirazının kabulü ile başvurunun kısmen kabulü SAYISI : K-2021/91948 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne, ... kararının kaldırılması ile başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın 06.10.2019 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 5.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 146.383,61 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının kaza nedeniyle malul olduğunun usulünce alınan sağlık raporu ile tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, rapor ücretinin teminat dışı olduğunu, sigortalının kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması mevcut olduğundan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya yapılan ödemenin tenzilinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...meydana gelen kazada sigortalı araç sürücünün %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda davacının %9 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak belirlendiği" gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 146.383,61 TL'nin 08.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru sırasında sunulması zorunlu olan belgeler sunulmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından alınan medikal görüşte davacının kaza nedeniyle maluliyeti olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle sunulan raporun kabulünün mümkün olmadığını, davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin komisyona başvuru tarihi olması gerektiğini, sigortalı araç sürücünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, rapor ücretinin teminat dışı olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun Sağlık Bakanlığınca belirlenen yetkili hastane tarafından davacının muayenesi yapılarak ve olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlendiği, davalıya genel şartlara göre tazminatın ödenmesi için gerekli olan evraklarla başvurulduğu, tazminat hesaplamasının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esas alınarak belirlenmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanmadığından SGK ödemesinin araştırılmasına gerek görülmediği, meydana gelen kazanın tek taraflı olması ve davacının da yolcu olması nedeniyle kusur raporu alınmamasında usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya uygun olduğu, bu yönlere ilişkin davalının itirazının reddine karar verilmesi gerektiği, davacının kollukta alınan beyanında kaza sırasında aracın camından fırladığını ve aracın ayaklarının üzerinden geçtiğini beyan ettiği, bu beyandan davacının emniyet kemeri takmadığının anlaşıldığı, bu nedenle %20 oranında müterafik kusur indirimine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 117.106,89 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru sırasında sunulması zorunlu olan belgeler sunulmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline 2918 sayılı Kanun'un 97 maddesi kapsamında geçerli bir başvuru yapılmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğunu, müvekkili tarafından alınan medikal görüşte davacının kaza nedeniyle maluliyeti olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle sunulan raporun kabulünün mümkün olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücünün kusuru olmadığını, rapor ücretinin teminat dışı olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davalıya başvuru sırasında sunulan evrakların zararın belirlenmesi için yeterli olmasına, faiz başlangıç tarihinin kanuna uygun olarak belirlenmesine, davacı tarafından sunulan raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararı gereğince davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, meydana gelen olay iş kazası olmadığından SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasına gerek olmamasına, kazanın tek taraflı olması ve oluş şekline göre sigortalı araç sürücünün tam kusurlu olduğuna dair kabulde isabetsizlik olmamasına, davacının rapor ücreti talebi olmadığından bu hususta hüküm kurulmamış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının hüküm fıkrasının (6.4) numaralı bendinde yer alan “15.075,15 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.