T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/185 KARAR NO : 2026/115 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 25/11/2025 NUMARASI : 2025/1052 Esas DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/185 KARAR NO : 2026/115 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 25/11/2025 NUMARASI : 2025/1052 Esas DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olup; taraflar arasında ... Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin ... kullandığını, sözleşme gereği faturaları ödemediğini, davalı şirket tahakkuk ettirilen faturaya 8 günlük sürede itiraz da etmediğini, aleyhinde muhtelif takipler başlatıldığını, Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan incelemelerde davalı şirketin şubelerinin sicilden terkin edilmek suretiyle kapandığının görüldüğünü beyanla itirazın iptali ile takibin devamına ve öncelikle teminatsız olarak borçlu karşı tarafın borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından "davacı tarafından dosyaya sunulan belgeler kapsamında alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı, davalı şirketin, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir yeterli delil sunulmadığı, bu hali ile İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği... " gerekçeleriyle talebin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme ve ... tüketim faturalarının, ... (... Piyasaları İşletme A.Ş.) Platformunda yer alan davalı şirketin tüketim verileri ile eşleşmekte olduğunu ve davalı şirketin borcunun sabit olduğunu, ihtiyati haciz ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, dava konusu alacağın muaccel olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, sözleşmeye bağlı tahakkuk eden tüketime dayalı fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile ihtiyati haciz talebine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.İcra dosyasının incelenmesinde davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 2 adet fatura alacağına dayalı olarak 3.107.719,09 TL alacağın tahsili talebiyle takip başlatıldığı, borçlunun itirazında borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmektedir.İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde borçlular ... İle ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 270.138,37 ATL fatura alacağı, 4.440,63 TL işlemiş faiz toplamı 274.579,00 TL alacağın tahsili talebiyle takip başlatıldığı, borçluların borcun vadesi gelmediği ve icra dairesinin yetkili olmadığı, yetkili icra dairesinin Kahramanmaraş icra daireleri olduğu gerekçeleriyle takibe itiraz edildiği, dava dilekçesine ekli sözleşmenin incelenmesinde ise Anadolu İcra Dairelerinin yetkili olduğunun belirlendiği görülmektedir.Somut olayda, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, takibe konu faturaların sözleşme gereği düzenlenen tüketim faturaları olduğu, takibe itirazda sözleşmeye ilişkin itirazın ileri sürülmediğine göre alacağın muaccel olduğu ve rehinle de temin edilmediğinin anlaşılmasına göre mahkemece talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne,HMK 353/1-b-2 md gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak yeniden talep hakkında hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden talep hakkında; 1-İhtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne, İİK’ nun 257/1 inci maddesi gereğince dava konusu alacak miktarı ile sınırlı biçimde 274.579,00 TL karşılığı davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına iş bu dava sonuna dek kayden ihtiyati haciz konulmasına, bu haciz işleminden borçlu şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık olmak üzere HMK’ nın 87 ıncı maddesine göre nakit veya kabul olunacak banka teminatı olarak davacıdan alacağın % 15'i oranına karşılık gelen 41.186,85 TL teminat karşılığında alacağa yeter miktarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, 2-Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, 3-HMK'nın 393. maddesi uyarınca tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içerisinde ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının talep edilmemesi ve aynı süre içerisinde belirlenen teminatın yatırılmaması halinde ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkacağı hususunun talep eden tarafa ihtarına, 4-Karardan bir suretin taraflara İlk Derece Mahkemesince tebliğine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf eden davacıya isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/01/2026