Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7847 E. , 2024/1955 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7847 Karar No : 2024/1955 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: TCDD .... Bölge Müdürlüğünde memur olarak görev ya
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7847 E. , 2024/1955 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7847 Karar No : 2024/1955 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: TCDD .... Bölge Müdürlüğünde memur olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacı hakkında açılan kamu davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğundan, 5 ay hapis cezasına hükmolunduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek kararın kesinleştiğinin görüldüğü; her ne kadar davacı hakkında görülen kamu (ceza) davasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, bakılan davaya konu disiplin cezasının gerekçesi olan hırsızlık suçunun işlendiği yargı kararı ile sabit olup, davalı idareye ait yaklaşık 50 ton tren rayı demirinin, herhangi bir kurumsal resmi satış işlemi olmadan, kimliği belirsiz kişilere kendi özel aracı ile refakat ederek getirilen kamyonlara ve yine beraberinde getirdikleri vinç yardımı ile yükleterek yine kendi özel aracı refakatinde davalı idare sahası dışına çıkartılmak suretiyle teslim ettiğinin tüm dosya kapsamından anlaşıldığı; bu haliyle davacının davalı idareye ait taşınır malları hakkında yaptığı bu fiilin nitelik ve ağırlığı ve toplum nezdindeki karşılığı itibarıyla "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerden" olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı; davacıya isnat edilen fiilin gerek yargı kararı ile gerekse usulüne uygun olarak yürütülen disiplin soruşturması neticesinde sübut bulduğu, davacının söz konusu fiilinin, devlet memurluğu sıfatını sona erdirecek derece ve ağırlıkta bir suç teşkil etmekte olduğu ve memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerden olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı dikkate alındığında, devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ekonomik ömrünü tamamlamış 50 ton rayın satın alma ve stok müdürünün sonradan tutanağa bağlanan sözlü talimatıyla geçici olarak ilgili firmaya teslim edildiği, isnat edilen suçun sübuta ermediği, ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu yönüyle kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ve Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : TCDD .... Bölge Müdürlüğü Yenice 633 Yol Bakım Şefliğinde (...) memur olarak görev yapan davacının, davalı idarenin ... lojistik merkez sahasında atılda bekletilen yaklaşık 50 ton ray demirini, 26/07/2019 tarihinde kendi özel aracı refakatinde getirdiği vinç ile yine getirmiş olduğu kamyonlara yükleterek ve ... lojistik merkez sahasının dışına çıkartarak, kimliği belirsiz kişilere verdiği tespit edilmiş; hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen soruşturma raporunda, davacının atılı eyleminin "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" niteliğinde olduğu ve sübuta erdiğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "devlet memurluğundan çıkarma cezası" verilmesi gerektiği şeklinde kanaat bildirilmiş; Yüksek Disiplin Kurulu tarafından davacının fiili sabit görülerek ... tarih ve ... sayılı karar ile devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiili, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; 131. maddesinde ise, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün Açıklanması ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması" başlıklı 231. maddesinin beşinci fıkrasında, "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder." hükmüne; yedinci fıkrasında, "Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez." hükmüne; sekizinci fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." düzenlemesi yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Kanun hükümleri kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan; idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır. Ancak, kesinleşen ceza yargılaması sonucunda suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle ya da delil yetersizliğinden dolayı hakkında beraat kararı verilen memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden disiplin cezası ile cezalandırılmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır. Davacının üzerine atılı bulunan ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "hırsızlık" suçundan neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı yaptığı itirazın reddine karar verilmesi üzerine, anılan kararın 15/01/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Yukarıda da belirtiltiği üzere, disiplin cezasına konu olan eylemin aynı zamanda Türk Ceza Kanununa göre de suç olması halinde ceza davasında verilecek kararın disiplin cezasını etkileyeceği açık olup, ceza yargılaması sonucunda "hırsızlık" suçu ile ilgili olarak verilen; “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı, davacı hakkında hukuki bir sonuç doğurmadığı gibi, masumiyet karinesi kapsamında "hırsızlık" fiilinin sabit olduğu sonucuna ulaşıldığından bahisle disiplin cezası ile cezalandırılmasının, masumiyet karinesinin ihlali sonucunu doğurduğu da açıktır. Ancak, disiplin cezasına esas olan soruşturma raporunun incelenmesinden; fiilin işleniş şekli ve niteliği, ortaya konulan deliller ve tanık ifadeleriyle kanıtlanan ve 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde ifadesini bulan; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcıve utanç verici hareketlere bulunmak" fiilinin karşılığı olarak davacı hakkında tesis edilen işlemde sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığından; İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, temyize konu karar sonucu itibarıyla yerinde görüldüğünden, bu husus anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 18/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.