T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/630 Esas KARAR NO: 2025/1552 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2023 NUMARASI : 2021/410 Esas, 2023/131 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. M…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/630 Esas KARAR NO: 2025/1552 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2023 NUMARASI : 2021/410 Esas, 2023/131 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2016 yılında kurulan müvekkilinin, “...” ibareli markanın gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin yoğun olarak kullanmakta olduğu, “...” marka başvurusunun,davalı itirazı üzerine reddedildiğini, davalının “...” şeklinde herhangi bir kullanımı bulunmadığını, davalının 02/05/2017 tarihinde başvurusunu yaptığı markayı bu zamana kadar hiç kullanmadığını, benzer alanda ve benzer marka sınıfı alanında faaliyet gösteren davalının ayırt ediciliği güçlü iş bu markayı, müvekkili alanında tanıttıktan sonra, bire bir aynı sınıfları kapsayacak şekilde tescil konusu yapması iyi niyetli bir eylem olmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2017/40111 sayılı davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ... İnstitute adı altında Kanada, Kuzey Amerika, Avrupa, Türkiye ve Orta Doğu’da faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkilinin 2013 yılından bu yana ... markasını ticari faaliyetlerinde kullanmakta olduğunu, müvekkili tarafından ... markası kullanılmak suretiyle 2013-2014-2015-2016-2017 yıllarında düzenlenen fatura örneklerinin dosyaya sunulduğunu, yine 2013 yılından bu yana uluslararası sertifikalara da sahip olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, hükümsüzlüğü talep edilen ve TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan 2017/40111 tescil numaralı "..." markası ile davalının tescilsiz markasal kullanımlarının benzer nitelikte olduğu, davalının dava konusu edilen marka dışında 2014/52861 ve 2015/62015 tescil numaralı markalarının bulunduğu, tescil edilen bu markaların kullanımının ise ... şeklinde kullanıldığı, davalının markasal kullanımlarının daha eskiye dayandığı, bu haliyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, raporun yeterli ve denetime elverişli olduğu, yetkisizlikle gelen mahkemede alınan raporda, yetkili mahkemede alınan raporun tam tersi niteliğinde görüş bildirilmiş ise de, hükme esas alınan sonraki raporun dosya kapsamına uygun olduğu ve tarafların markaları ile markasal kullanımlarının ayrıntılı olarak irdelendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarını tekrar ederek; “...” ibareli markanın gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tescilinin kötü niyetli olduğunu, ilk derece mahkemesince davalının kötü niyetli tescil başvurusunu hakkında inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, önceye dayalı üstün hak sahipliği, kötü niyetli tescil iddiasına dayalı marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince davacının tescil başvurusu reddedilen ...+ŞEKİL markasına ilişkin marka/logo görseli ile, davacının 2014/52861 no'lu ... ... ...+ŞEKİL ve 2015/62015 no'lu 2015/62015 “... ...+ŞEKİL” marka/logo görsellerinin gerekçeli kararın içerisine konulduğu görülmüştür. Mahkeme kararlarında gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilir ise de; HMK.297.maddesi düzenlemesine uygun düşmeyecek biçimde hükmün gerekçe kısmında şekillere yer verilmesi doğru görülmemiştir. Renk, boyut ve diğer özelliklerden yoksun bir şekilde markaların gerekçeli karara eksik yansıtılmaları yanıltıcı sonuçlara neden olabilecektir. (Emsal YHGK 2017/11-75 E-2017/637 K.sayılı kararı) Kararın gerekçesinde taraflara ait marka/logo görseline yer verilmesi HMK 297.maddesine aykırı görülmüş, bu nedenle kararının re'sen kaldırılması gerekmiştir. Dava konusu 2017/40111 no'lu markanın esas unsuru olan “...” ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanıma dayalı üstün hak sahipliğine iddiasına dayalı olarak, yetkisizlik kararı öncesi Ankara 1.FSHHM tarafından alınan 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporu ile, yetkisizlik kararı sonra alınan 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu, söz konusu çelişkinin giderilmesi için 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, 2- İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 07/12/2023 gün ve 2021/410 Esas, 2023/131 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 220,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.389,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.01/12/2025