Ceza Genel Kurulu 2013/772 E. , 2014/435 K. "" Mahkemesi : BURSA 13. Asliye Ceza Günü : 13.06.2012 Sayısı : 135-606 Kasten yaralama suçundan sanık T.. G..'in 5237 sayılı TCK’nun 86/1-3-e, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.04.2007 gün ve 41-335 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 25.11.2011 g…
**Ceza Genel Kurulu 2013/772 E. , 2014/435 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : BURSA 13. Asliye Ceza Günü : 13.06.2012 Sayısı : 135-606 Kasten yaralama suçundan sanık T.. G..'in 5237 sayılı TCK’nun 86/1-3-e, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.04.2007 gün ve 41-335 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 25.11.2011 gün ve 12356-13687 sayı ile; “…Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: Sanığın aşamalarda değişmeyen savunması ve tanıklar Yaman, Gökhan ve Mehmet'in anlatımlarına göre olay günü mağdurun, sanığı işyerine çağırdıktan sonra burada sanığa küfür edip tükürdüğü anlaşılmakla, mağdurun bu eyleminin haksız tahrik niteliğinde olduğu ve hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemece ise 13.06.2012 gün ve 135-606 sayı ile; “Sanık Teoman'ın suç tarihinde ruhsatsız tabancasıyla kendisine ait iş yerinde bulunan yakınan F.. C..'ı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralaması eyleminde, her ne kadar sanık ile birlikte tanık Yaman 'ın da yakınana ait işyerine girdiği sabit olmuş ise de; Gerek sanığın gerekse tanık Yaman'ın olay sonrası olay yerinden uzaklaştıkları, tanığın olay sonrası tanıklık yapmadığı, sanığın savunması ile birlikte tanık Yaman'ın anlatımının olaydan üç gün sonra tespit edildiği, üç günlük süre içerisinde sanık ve yakınanın olayın oluş biçimi konusunda anlaşarak benzer şekilde ifade vermelerinin kuvvetle muhtemel olduğu, Bu tanığın işyerine girdikten sonra sanığa küfür edildiğini, yüzüne tükürüldüğünü çok açık bir şekilde duyup görmesi ancak sanığın ne şekilde ateş ederek yakınanı yaraladığı konusunda bir bilgi vermemesinin ve olayın bu kısmını görmemesinin tanıklığı konusunda şüpheler doğurduğu, Bir kimsenin alacaklı dahi olsa müşterisini işyerinin önünden geçerken işyerine çağırıp küfür edip, suratına tükürmesinin olağan yaşam deneyimlerine uygun bulunmadığı, işyeri sahibinin böyle bir davranışta bulunmak istemesi halinde bunu işyeri dışında yapmasının daha akıllıca ve esnaf kültürüne uygun olduğu, Tanıklar Gökhan ve Mehmet 'in yargılamanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkmaları karşısında uydurma tanıklar olduğunun kuvvetle muhtemel olduğu, Tanık İbrahim'in hazırlıktaki ve duruşmadaki anlatımlarındaki çelişki nedeniyle bu tanığın ifadesinde değişiklik yapmak için baskı gördüğü kanısının oluşması,