6. Hukuk Dairesi 2010/6616 E. , 2010/14034 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı-davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.... geldi. Davacı vekili gelmedi. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dos…
**6. Hukuk Dairesi 2010/6616 E. , 2010/14034 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı-davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.... geldi. Davacı vekili gelmedi. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, itirazın asıl alacak bedeli üzerinden iptaline, takibin devamına, kiralananın tahliyesine, işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin de takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı vekilinin işlemiş faiz ve icra inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Borçlar Kanunu’nun 101 / 2 maddesi hükmü gereği borcun ifa olunacağı gün sözleşme ile belli edilmiş ise ihtar şartı aranmadan bu günün bitmesi ile borçlu mütemerrit olur. Davalı, davacı ile düzenlediği 1.1.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralananda kiracı olup sözleşmede 5.000 TL olan aylık kira parasının her ayın birinde peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu şekilde kira parasının ödeme zamanı taraflarca belirlenmiştir. Kararlaştırılan bu esasa göre belli zaman geldiğinde kiracı, yükümlendiği kira borcunu ödememesi halinde Borçlar Kanunu’nun 101/2 ve aynı Yasanın 107 / 3.maddesi hükmüne göre temerrüde düşer. Davacı, davalı hakkında Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü’nün 2004 / 11204 sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibinde Ocak-Ekim 2004 arası aylar kirası 50.000 TL ve işlemiş faizi 6.875 TL’nin tahsilini talep etmiş olması karşısında vade tarihlerinden itibaren belirlenecek işlemiş yasal faize de hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu konudaki istemin reddine karar verilmesi doğru değildir. Diğer yandan İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2 maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemektir. Eğer alacaklı itirazın iptali davasında haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse bu kez alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Ne var ki icra inkar tazminatı, niteliği gereği ancak itirazın iptali davası sonucunda davanın tamamen veya kısmen kabulüne karar verilmesi koşuluna bağlı olarak hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminattır. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir. Somut olayda, davacı taraflar arasında düzenlenen 1.1.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak sözleşmede kararlaştırılan aylık kira bedeli üzerinden ödenmeyen aylar kirasının tahsili için davalı hakkında icra takibi yapmıştır. Her ne kadar davalı kendisinin kiralananda kiracı olmadığını, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek icra takibine itiraz etmiş ise de yargılama sonucunda sözleşmedeki imzanın davalının olduğu Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenmiş, davalı ise takip konusu edilen aylar kirasını ödediğini kanıtlayamamıştır. Davalının takibe itirazı kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğundan mahkemece davanın kabulüne karar verilirken davacı yararına talebi doğrultusunda icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu konudaki istemin de reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 21.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.