10. Hukuk Dairesi 2014/27831 E. , 2016/4635 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahibine yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararlarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporl…
**10. Hukuk Dairesi 2014/27831 E. , 2016/4635 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahibine yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararlarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava; 02.07.2002 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen Bağ-Kur sigortalısı ..........z'ın hak sahiplerine Kurumca bağlanan ölüm aylığının ilk peşin değeri ile ödenen cenaze yardımının tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece, sigortalının kullandığı araç ile hatalı şerit değiştirme nedeni ile karşı taraftan gelen dava dışı kamyon sürücüsünün şeridine geçtiği ve kamyonla çarpıştığı bu sırada sigortalının arkasında aynı şeritte seyir hâlindeki davalının kaza sırasında sağa kaçması sırasında davalının sigortalıya sağ arka kısmında çarpması şeklinde olayın gerçekleşmesi hâlinde sigortalının tam kusurlu olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalının sigortalının aracına arkadan çarpması nedeniyle araç kontrolünü kaybeden sigortalının dava dışı kamyonun geldiği karşı şeride geçmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesi hâlinde ise davalının tam kusurlu olduğu kanaati bildirilen kusur raporundan, davalının kusursuz sigortalının tam kusurlu olduğu kanaat esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 39. maddesinde; “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurum zarara sebep olan üçüncü kişilere rücû edilir” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücûan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi ile 2918 sayılı Kanunun 98. maddesidir. 1479 sayılı Kanunun 63. maddesinde; üçüncü bir kimsenin suç sayılır davranışı ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren bir durumun doğmasında, Kurum tarafından, sigortalı veya hak sahiplerine gerekli tüm yardımların yapılacağı, ancak, bu yardımların ilk peşin değeri için üçüncü kişilere, istihdam edenlere ve diğer sorumlulara Kurumca rücu edileceği yönünde düzenleme yapılmıştır.