1. Hukuk Dairesi 2020/1596 E. , 2021/2540 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın…
**1. Hukuk Dairesi 2020/1596 E. , 2021/2540 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan babaları ...’ın 5378 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu ...’a satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, yapılan işlemin gizli bağış niteliğinde olduğunu, mirasbırakanın davalıyı daha çok sevdiğini, dava konusu taşınmazı satması için bir nedeni bulunmadığını, ölünceye kadar da bu taşınmazı kullandığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde tenkisini istemiştir. Davalı, temlikin bedel karşılığı gerçek bir işlem olduğunu, muvazaalı olmadığını, mirasbırakanın evin yapımı sırasında çevreden ve kendisinden borç aldığını, ve daha sonra borçlarını ödeyebilmek için taşınmazı satmak istediğini, bunun üzerine taşınmazı satın aldığını, satış bedelini ödeme gücünün bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 1931 doğumlu mirasbırakan ...'ın 22/04/2011 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı oğlu ... ve davalı oğlu ... kaldıkları, mirasbırakan ...un, adına kayıtlı 5378 parsel sayılı çekişme konusu taşınmazın tamamını 29.12.2009 tarihli satış işlemi ile davalı oğluna devrettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.