Başvurucu, delillerin eksik ve hatalı şekilde değerlendirilerek hakkında mahkûmiyet kararı verildiğini, ayrıca ana dilinde savunma yapmak istemesine rağmen mahkemece bunun reddedildiğini belirterek, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, delillerin eksik ve hatalı şekilde değerlendirilerek hakkında mahkûmiyet kararı verildiğini, ayrıca ana dilinde savunma yapmak istemesine rağmen mahkemece bunun reddedildiğini belirterek, Anayasa'nın maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 28/3/2014 tarihinde yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 22/12/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK'nın maddesi ile görevli) 18/7/2010 tarih ve E.2010/573 sayılı iddianamesi ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. UYAP üzerinden yapılan araştırmada; başvurucu, soruşturma evresinde müdafisi huzurunda Türkçe olarak ifadesini vermiş, yargılamanın ilk celsesinde de savunmasını yine Türkçe olarak yapmıştır. Sanığın sonraki celselerdeki Kürtçe savunma yapma talebi, diğer sanıklar yönünden verilen ara karara yollamada bulunularak reddedilmiştir. Diğer sanıklar yönünden bu hususta verilen ara karar şöyledir: "... 5271 sayılı CMK’nın maddesinde sanık veya mağdurun meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmemesi halinde mahkeme tarafından tercüman vasıtası ile duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktaların tercüme edileceğini düzenlendiği, sanıkların Türkiye'de doğup, öğrenim gördükleri, aşamalarda alınan savunmalarını Türkçe olarak yaptıkları, mahkememiz huzurunda da anlaşılır ve düzgün Türkçe kullandıkları, Türkçe dilini anlamak ve konuşmakta hiçbir sıkıntılarının bulunmadığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin maddesinin 3-e fıkrasında yer alan bir tercüman yardımıyla para ödemeksizin yararlanma hakkının, açıkça, sanığın mahkemenin kullandığı dili anlamadığı veya konuşamadığı durumlarda geçerli olacağından sanıklar … ile bir kısım sanıklar müdafilerinin Kürtçe savunma yapma hususundaki taleplerinin 5271 sayılı CMK’nın 202, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-e maddeleri gereğince REDDİNE oy birliği ile karar verildi..." Van Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK'nın maddesi ile görevli) 2/7/2012 tarih ve E.2010/356, K.2012/204 sayılı kararı ile başvurucunun atılı suçtan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:“…Sanık Cafer Kaçak'ın tamamı dosya içerisinde bulunan ancak çok önemli görülen bir kısmı yukarıya alınan teknik takip kapsamındaki telefon görüşmelerine, sanığın ikametinde ele geçirilen ilimizin dört bölgeye ayrıldığı ve bu bölgelerin sorumlularının isimlerinin yazılı olduğu doküman içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın Van ilini dört bölgeye ayırarak burada örgütsel çalışmalarda bulunduğu, gençleri sokak hareketlerine yönlendirdiği/bu yönde talimat verdiği, çıkan yasadışı olayları organize ettiği, yasadışı olaylar içerisinde bizzat yer aldığı, örgütsel gizliliğe uygun olarak telefonda konuşulmamasını öğütlediği, bilemeyerek kendisi konuştuğunda ise hayıflandığı, fikren terör örgütünün ideolojisini benimsediği böylece PKK/KONGRA-GEL/KCK terör örgütüne organik bağ ile bağlı olduğu sabit olup, sanığın PKK/KONGRA-GEL/KCK terör örgütüne üye olmak suçundan hareketine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi, 3713 sayılı TMK'nın maddesi, TCK'nın 62, 53, 58 inci maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır…” Temyiz istemi üzerine karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 12/12/2013 tarih ve E.2013/4819, K.2013/15435 sayılı ilamı ile onanmıştır. Başvurucu, Yargıtay onama ilamından 5/3/2014 tarihinde haberdar olduğunu belirtmiştir. Bireysel başvuru 28/3/2014 tarihinde yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Tercüman bulundurulacak hâller” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Sanık veya mağdur, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa; mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir.(2) Engelli olan sanığa veya mağdura, duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar, anlayabilecekleri biçimde anlatılır. (3) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da uygulanır. Bu evrede tercüman, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır.(4) (Ek fıkra: 24/01/2013-6411 S.K./ mad) Ayrıca sanık;a) İddianamenin okunması,b) Esas hakkındaki mütalaanın verilmesi,üzerine sözlü savunmasını, kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabilir. Bu durumda tercüme hizmetleri, beşinci fıkra uyarınca oluşturulan listeden, sanığın seçeceği tercüman tarafından yerine getirilir. Bu tercümanın giderleri Devlet Hazinesince karşılanmaz. Bu imkân, yargılamanın sürüncemede bırakılması amacına yönelik olarak kötüye kullanılamaz.(5) (Ek fıkra: 24/01/2013-6411 S.K./ mad) Tercümanlar, il adlî yargı adalet komisyonlarınca her yıl düzenlenen listede yer alan kişiler arasından seçilirler. Cumhuriyet savcıları ve hâkimler yalnız bulundukları il bakımından oluşturulmuş listelerden değil, diğer illerde oluşturulmuş listelerden de tercüman seçebilirler. Bu listelerin düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”