17. Hukuk Dairesi 2013/13022 E. , 2014/17262 K. "" MAHKEMESİ :Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ :25/03/2013 NUMARASI :2012/606-2013/205 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, müvekkilinin desteği Y. A. işleteni ve sürücüsü olduğu araç ile 01/08/2…
**17. Hukuk Dairesi 2013/13022 E. , 2014/17262 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ :25/03/2013 NUMARASI :2012/606-2013/205 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, müvekkilinin desteği Y. A. işleteni ve sürücüsü olduğu araç ile 01/08/2008 tarihinde yaptığı tek taraflı kazada vefat ettiğini, aracın davalı tarafından trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilinini talep ve dava etmiş, 26/02/2013 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini toplam 111.261,34 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili, sigorta poliçesinden doğan taleplerin iki yıllık zaman aşımı süresine bağlı olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu tek yanlı trafik kazasının suç teşkil eden bir eylem niteliği taşımadığı, davanın olay tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava trafik kazası nedeni ile Borçlar Kanunu'nun 45. maddesi (6098 sayılı BK m. 53) gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Çekişmelerin bir an önce sonuçlandırılmayıp uzun süre askıda bırakılmasının toplumun barış ve huzurunu bozacağı düşünülerek yargı yoluyla hak aramaya konulan zaman sınırı olarak öngörülen zamanaşımı kurumu bir maddi hukuk kurumu değildir. Bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Davacılar ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açmışlardır. Ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusur davacılara yansıtılamaz, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemez. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketi sorumludur. (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı, HGK nun 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 esas,2013/74 karar sayılı ilamları)